1. YAZARLAR

  2. Hacı Sarı

  3. Bedenin Dilinden Oruç
Hacı Sarı

Hacı Sarı

Hacı Sarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bedenin Dilinden Oruç

A+A-

Çok yoruldu beden, hem de ne yoruluş. 11 ay boyunca tonlarca yiyecek ve içecek bu bedende yok olup gitti. Yok olmadı belki bedene can oldu, kan oldu, enerji oldu. Yoruldu düşünceler. Ne hayaller ne hayaller… Bir an olsun geriye dönüp bakmadı fikirler. Hep ileriye en ileriye ve sadece ben ileriye…

Kalp yoruldu aşkı için belki, normalinden daha hızlı attı. Belki tonlarca kan pompaladı aşkının devam etmesi için. Bazen düştü nabız, heyecanı azaldı yaşamın ve bazen ölüm sessizliğine ev sahipliği yaptı yürek.

Karaciğer isyan etti, şeker ve yağ depolamaktan bıktı. “Yeter artık” haykırışını duyuramadı sahibine. Davetler, abur cuburlar, restoranlar, kahvaltının en zengini, iskenderin en tereyağlısı ve soslusu ve daha neler neler…

Gözler her şeye baktı sınırsızca ve hoyratça. Gözler ah bu gözler seni gözler. Gözler gözler de her zaman güzel şeyler görmez bu gözler. Kişinin güzelliği yüzdür, yüzün güzelliği göz. Aklın güzelliği dil, dilin güzelliği söz. Sahi söz nasıl çıktı 11 ay boyunca?

oruc-tutmak.jpg

Dilin kemiği yok, her şekle girer derler fakat sözün Kemiği var. “Sözün doğru olsun odun gibi olsun tek” diyordu Merhum Akif. “Ya doğruyu söyle ya sus” emri dilin kocaman bir kemiği olamaz mıydı? Söz var keser savaşı söz var kestire başı, söz var zehirli aşı yağ ile bal eder bir söz. İşte 11 ay boyunca bu dil hangi sözlerle eğildi büküldü saydınız mı acaba?

Ayaklar sürekli dünyalık için taşıdı bu bedeni. Her geçen gün artmasına rağmen yükü isyan etmedi, belki de biz öyle sanıyoruz. Yarın ruzi mahşerde ya dile gelirse “ben istemedim ama bu nefis beni götürdü oralara ya da bu can götürmedi beni oralara” diye. Elbette kulaklar da hesabın bir parçası sazlar, cazlar, eğlenceler ya da boş şeyler. Aldığı emri uyguladı onun bir sorumluluğu yok elbette ama o da dile gelirse ne ola nefsin hali?

İşte tüm bunların hesabını verme adına bir fırsat. 11 Ay zulmet, bir ayda temizlen. En önce mide nefes aldı doymayan ve doysa bile doymamış gibi yapan mide. On sekiz saat boyunca kendini dinlenmeye aldı uzun bir çalışma sezonundan sonra. Acıktığını fakat sevgilinin hatırına ve ona yaklaşma vesilesi olarak acıktığını dile getirmedi. Dinlendi ve kurtuldu marazlardan.

Dil belki de ilk defa bu ayda gerçek kitabı okudu ve uzak durdu yalandan, gıybetten. Dilin güzelleştiği anlar yaşanmakta bu demler. Salavatlar hiç bu kadar içten söylenmedi ve ezanlar hiç bu kadar keyifli okunmadı. Hele akşam ezanları. Milyonlar âşıktır akşam ezanına ve akşam ezanı tüm müminlerin en çok sevdiği ezanlar.

Kalp belki de felaha erdi, vücut temizlendi, kalp temizlendi ve tüm beden hazırlandı sevgiliye. Kulaklar daha az dünyalık işitti ve bir yıllık gıdasını aldı nerdeyse bu ayda. Ayaklar belki hiç gitmediği kadar sevgiliye koştu, onun evine ve onun huzuruna. Ve çocuklar hiç bu kadar zevk almadı tuttukları tekne oruçlarıyla ve elbette açlıklarıyla. Onlar sattılar açlıklarını büyüklere ve aslında satın aldılar Hasan ve Hüseyin’in yanından bir parsel.

İşte böyle bir andır yaşanan. Göz güzele bakar, dil güzeli söyler, kulak Itri’yi dinler ve kalp tekbirle çarpar. Temizlenir tüm bedenler ve tüm yürekler. Okur diller, açar güller, Sofralar ve ikram edilen sofralar. İsrafın değil ikramın sunulduğu yerler olur sofralar. Sadece zenginler ağırlanmaz dost meclislerinde, zengin fakir bir sofrada oturabilirse iftar sofrası olur sofralar, yoksa ziyafet verilir ziyafetler.

İftar sofrasının israf sofrasına dönüşmemesi ve şeytanların bile bağlı olduğu günlerde kötülük düşünen, iyiliği engelleyen ve iyiliğe koşmayan gönüller. Fırsat kaçmadan siz de nasibinizi alın yoksa son pişmanlık fayda etmez. Vesselam.

izmir escort

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.