İbrahim Hakkı CELİS

İbrahim Hakkı CELİS

Bu Sabır Değil Tahammül Ama Nereye Kadar…

“İzzetimiz kötüleri caydırmıyor, oturup biraz da bunu düşünelim.”

Bir büyük miras üzerinde yaşıyoruz. Tarihin en büyük medeniyetlerinden birini inşa etmiş ve daima bu potansiyeli içinde barındıran kadim toprakların mülkündeyiz. İslamın 1055’ten beri kılıcıyız. Müslüman denince akla milletimiz geliyor. Yeryüzünde daima zalimin hasmı ve mağdurun sığınayız. Tüm mazlumların yüzünü döndüğü güneş biziz. Bu insanlık tarihinin milletimize biçtiği eskimeyen bir rol. Bu rolün daima milletimize biçilmiş olmasından kıvanç duyarız.

Kadim Anadolu toprağında Allah’ın ismi gökkubbeyi doldursun, Hz. Muhammed’in nidası yerküreyi dolansın, izzet ve onur bizden yana olsun diyen milyonlarız. Bu kadim topraklar sinesi Allah’ın dini ile lebaleb, bu uğurda her türlü fedakarlığı yapacak çoşkunlukta babayiğitlerle doludur. Gözünü kırpmayacak cesarette yiğitler var. Örgütlenmelerimiz var. MEMURSEN, KAMUSEN gibi mukaddesatı baştacı eden milyonların üyesi olduğu sivil toplum örgütlerimiz var. Geceyi gündüze katıp Allah’ın ismi yücelsin, izzet bizde olsun diyen cemiyetlerimiz, derneklerimiz, vakıflarımız var. Allah denildiğinde sinesi yarılacak raddede çoşkunluğumuz, aşkımız var. Cuma günleri camileri dolduran, sokaklara taşan  kalabalıklarımız, milyonlarımız var.Mukaddesatımıza el uzatacak olana neye mal olursa olsun diyeceğimiz volkan misal öfkemiz var.

Fikre saygı duymak mevzu değil “sahibi olduğun fikri savunmak, onu tahkir edecek densizliği gösterenlere göstereceğin öfke mühim. Fikre saygı kişi kendi fikri ile meşgulse olur. Boğaziçi’nde birkaç rezilin Kabe fotoğrafı üzerinde tepinmesi fikir özgürlüğü olmaz.  Bu apaçık bir tahrik, mukaddesatımıza aleni bir saldırıdır. Bu bir sınırları yoklama girişimidir. Verilecek tepkiyi ölçe gayretidir. Rahmetli Yazıcıoğlu’nun dediği gibi “mesele şehit haberleri değil, şehit haberlerine alışmamız” Mesele bizim bu tepkisizliğimiz. Mesele sayıları bir avuç bile olmayanların Müslüman mahallesinde salyangoz satma hadsizlikleri. Öz vatanımızda garibiz. Öz vatanımızda tahkir ediliyor, mukaddesatımızla alay edilmesine fırsat veriyoruz.  Veyle olsun bana veyl olsun bize.

Sabrediyor kuşlar ebabil olmamak için”

Merhum Erbakan Hocamızın dediği gibi : Ebabiller gelse bizi taşlayacak. Bu kadar milyonlar bu cesametleri, Allah’ın bu kadar lutfu ile bu densizlere korku vermiyorsa, birkaç on birkaç on milyondan daha fazla ses getiriyor ve bunun bedelinden korkmuyorsa bu bizim izzetimizi ortaya koyamayışımızdan. Biz Kabe’nin ayaklar altında kalmasından kalp krizi geçirmiyor, ruhumuzu burgaçlarda burkmuyor, hüzünlenmiyor, birkaç liramızın zayi olmasından daha fazla kederlenmiyorsak bu bize müstahak. Daha ne olsun gün oluyor sokakta Kuran yakılıyor gün oluyor birkaç densiz Müslüman meleketimin meydanında göstere göstere, meydan okurcasına Kabe’yi tepeliyor ve biz sadece sayılar ve kalabalıklar ile meşgul oluyoruz. Bu artık sabır değil, tahammül hiç değil. Bu artık duyarsızlık. Alışmayacağız, fikir hakkı zırvalayanlara  hadi oradan diyeceğiz, mukaddesatımıza hakaretin normalleşmesine asla fırsat vermeyeceğiz, mukaddesatımıza saldıranlara fikri yoldan mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz çokuz, inanıyoruz;  onlar ise sadece salyalı müfteriler 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.