Doç. Dr. Mehmet DEMİRTAŞ

Doç. Dr. Mehmet DEMİRTAŞ

Darbe Zihniyeti Patolojik Bir Durumdur!

Yakın tarihimize şöyle bir baktığımızda neredeyse her 10 yılda bir illegal yollarla meşru iktidarları devirme yoluna giren bir darbe ve darbeci zihniyetle hep karşılaşmışızdır. Kuşkusuz bu darbecilere cesaret verenler de genelde onlarla aynı zihniyete mensup olan sözde "sivil, aydın, demokrasi savunucuları" olmuştur. Bu durum aslında kronik bir hal almış ve hala da devam etmektedir. 

Türk demokrasi tarihi Allah'a şükür 70 yılı aşkın bir süredir seçimler vesilesiyle iyi-kötü oturmuş durumdadır. Milletten meşruiyetini alamayan darbeci zihniyet ise kendilerince başka yerlerden meşruiyet arama sevdasına girmektedir. Şunu iyi bilmek gerekir ki hem demokrasi, hem de darbe yanlısı olamazsınız. Birinden birini seçmeniz gerekir. Demokrasi bir anlamda sabır rejimidir. Seçilen kişi istemediğiniz, nefret ettiğiniz kişi de olsa seçimle geldiği için ona süresi için de hoşgörü göstermeniz gerekir. Demokrasiyi ağzından düşürmeyen darbeci zihniyete mensup kişiler maalesef yetiştirilirken herhalde millet iradesini hiçe sayarak yetiştiriliyor. Demek ki verdiğimiz eğitimin de eksik kalan tarafı var. Kötü bir zihniyetle savaşmak için eğitimi mutlaka devreye sokmak gerekir. Bu insanlar neden bu derece acımasız, saldırgan ve bencil bir şekilde milletine karşı canavarlaşıyorlar? Anlamak mümkün değil.. Kendi menfaatleri, heva ve hevesleri için ülkesini feda edebiliyorlar. Bu da yetmezmiş gibi masum insanları öldürmeyi, idam etmeyi bile kendilerine ödev görebiliyorlar. Maalesef, düşünce ve tefekkür gücü olmayanlar kendilerini silahlarıyla ortaya koyuyorlar. Kendi gibi düşünmeyen insanları da aşağılayıp, devletin tek gerçek sahibi biziz edasıyla ortaya çıkıyorlar. 

Bu patolojik durumla mücadelede kişilerden daha çok onların zihniyetiyle mücadele etmek gerekir kanısındayım. Demokrasilerde elbette ki görüşünüzü dile getirirsiniz. Ancak bu görüşünüzü muhtıra verircesine hep bir ağızdan parmak sallayarak veremezsiniz. O zaman yapmanız gereken bir PARTİ ya da STK kurup o şekilde tepkinizi verebilirsiniz. Ayrıca tüm askerler hep sizin gibi mi düşünüyorlar?  Sizin gibi düşünmeyen askerler yok mu? 

Ülkemizin artık darbe ve darbeci zihniyetten bir an önce kurtulması gerekir. Burada en büyük görev tabiatıyla STK'lara ve siyasi partilere düşüyor. Eğer onlar, aklından darbe ve cuntayı geçirenlere ve buna tevessül edenlere karşı ortak bir duruş sergilerlerse kesinlikle biz darbenin "D" bile konuşmayız artık. Lakin onlar, ama, fakat, lakin, eeee, falan diye cümleye başlarlarsa ve darbeci zihniyete kapı aralarlarsa, onlar da bu tür kurumların kendilerini desteklediği kanısına kapılır ve biraz daha  cesaretlenirler. 

O nedenle hepimizin sevdiği de sevmediği de insanlar olabilir. Bize düşen millet olarak seçilenleri sevsek de sevmesek de sandıktan halk desteği ile geldiği için sabretmek ve saygı duymaktır.  Ülkemizin itibarını darbeci ve cuntacı bir avuç azınlığın kaderine bırakmamalıyız. 21. yüzyılın ilk çeyreği sona ererken, dünyanın gelişmiş ülkeleri zihinlerini daha başka şeylere yönlendirirken biz hala kalkıp 3. dünya ülkelerinin yaşadığı kaderi yaşamayı konuşmamalıyız. İnşallah darbeci ve cuntacı zihniyet 15 Temmuz hain darbe girişiminden bir ders almıştır. Almamışsa da kendileri bilir. Bu millet bu vatanı ve değerlerini asla bir avuç işbirlikçi hain darbecilere bırakacak değildir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.