Deprem Ahlak İlişkisi ve Düşündürdükleri (1)

Deprem Ahlak İlişkisi ve Düşündürdükleri (1)

 

Öncelikle İzmir depremi başta olmak üzere önceki depremlerde canlarını yitiren tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabırlar dilerim. Yaralanmış olanlara da rabbimiz acil şifalar versin.

***

Deprem ve ahlak ilişkisine dair onlarca konudan bahis açılabilir. Ancak özellikle bir konu var ki dile getirmeden geçemeyiz. Ne zaman deprem olsa medya organlarından bin bir türlü yazının ve görüntünün paylaşıldığına şahitlik ediyoruz. Nitekim bu depremde de aynı senaryolarla karşılaştık. 

Tabi bu paylaşımların faydalı olanları olduğu gibi faydasız hatta zararlı olanlarını da ayırt edip bir kenara not etmek gerek! Hiçbir kutsalı tanımayan, milletinin öz değerlerine düşmanca yapılan paylaşımlar ve bu paylaşımları yapanların durumları, acaba şakaklarımızı iki elimizin arasına alıp düşünmemizi gerektirmiyor mu?

Aman Ya Rabbi! Nelere tahammül ediyor bu gözlerimiz, kulaklarımız ve zihinlerimiz!.

Yitip giden canların ailelerinin acısını düşünmeden yapılan yaralayıcı ve tahkir edici paylaşımlar…

Kıblesi çıkar ve menfaat olanların her konuda olduğu gibi acıları da siyasete malzeme yapacak kadar bayağılaşan paylaşımları…

En temel insani meselelerde bile Din’e, Diyanet’e hakareti marifet bilenlerin aşağılık paylaşımları…

Provokasyon ve fitne çıkarma amaçlı savrulan yalanlar…

Tam da birlik ve beraberliğimizin vurgulanması gereken zamanlarda, ayrıştıran, ötekileştiren ve zıtlaştıran paylaşımlar…

Artık bazılarının şirazesi büsbütün kaydı maalesef… Mi’yarı bozuldu. Acı ama gerçek şu ki, sevgi dili bile kâr etmeyecek kadar katılaşan kalplerle karşı karşıyayız. Satılmış kalemşörler, merhametten nasiplenmemiş zombiler, üç kuruşluk menfaat içim tüm kutsallarını çiğneyen mahlûklar… 

İnsan gerçekten ne diyeceğini bilemiyor. Gördükçe, duydukça ve izledikçe içimizi yakan insan halleri… Cehalet, dalâlet, hıyanet…

Doğrusu çok şey söylenebilir. Ancak kalbimiz kırılsa da, içimizde öfke belirse de…

Öyle inanıyorum ki, salim akılla düşünüldüğünde eğitim konusunda ciddi sıkıntılarımızın olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Eğer araştırılırsa…

Yanlışa düşen, hakikat yolundan sapan ve ülkesine düşmanlaşacak kadar yabancılaşanların, ahlak, karakter ve değerler eğitimi almadıkları ortaya çıkacaktır.

Bir başka deyişle…

Kalbinin, dilinin ayarı olmayan ve kendi değerlerine düşman hiçbir kimse ahlak eğitimi almamıştır. Başkasının mahremine küfreden, iftira atan, yalan söyleyen, kutsala hakaret eden, insanı hakir gören ve canlıya merhameti olmayanlara ahlaklı denebilir mi?

O halde…

Ahlak eğitimine, din eğitimine ve değerler eğitimine karşı olanlar, neye karşı olduklarının bilincinde mi acaba!.

Kaldı ki, toplumu erdemli kılacak başka önerileri var da biz mi duymadık?!.

 

Günün Sözü: Unutma! Uğruna mücadele ettiğin şey, ya aziz kılar ya zillete düşürür.

Önceki ve Sonraki Yazılar