İrfan KAŞIKÇIOĞLU

İrfan KAŞIKÇIOĞLU

Dernek Başkanları İmamların Amiri Değildir

Dernek Başkanları İmamların Amiri Değildir

Cami ve Kur’an Kursu dernek yöneticileri kendilerini din görevlilerinin amiri olarak görmekteler. Görevlileri zorla lojmanlardan çıkarmaya çalışmakta veya kira talep etmekteler. Adeta Kendilerini Camilerin sahibi İmamların işvereni gibi gören dernek yöneticileri var. Aslında; Cami yeri tespiti, arsanın satın alınması, projesi, inşaatı, ibadet edilir pozisyona getirilmesi ve sonraları ise bilumum ihtiyacının karşılanması adına kurulmuş olan “Cami Yaptırma ve Yaşatma Dernek yöneticilerinin son zamanlarda din görevlilerine karşı olan tutum ve davranışları (istisnalar hariç ), bu konuya müdahaleyi zorunlu hale getirmiştir. Ecdadımızın yapmış / yaptırmış oldukları camilerin ayakta durabilmesi adına hayata geçirilen vakfiyeler sonraki zamanlarda şahıs malı haline getirilmiş ve ne yazık ki bahse konu olan camilerdeki görevlilerimiz de sorunlar yaşamaya başlamışlardır. 

 Elbette cami derneklerinin din hizmetlerine yaptıkları katkıları takdir etmeliyiz. Bu kurumlara karşı peşinen olumsuz tavır takınmak haksızlık olur; bu menfi tavrı toplum da hoş karşılamaz. Hepimizin bildiği gibi, camiler ve Kur’an Kursları etrafında oluşan vakıf ve dernekler, maddî kaynaklarını dinî kurumların isimlerini kullanarak elde ederler. Ancak, çok düzgün hizmet verenlerin yanında kimi vakıf ve dernekler, sahip oldukları imkânlarla, dinî kurumları ve görevlileri yönetmeye kalkarlar. Cami bünyesindeki dernek odalarında Diyanet’i, müftüyü, imamı, müezzini yargılarlar. Yerli yersiz para toplayıp, keyfi harcamalar yapanlar dahi var, hesap soranları şiddetle sustururlar. Tüm bunları camilere olan sınırlı katkılarına güvenerek yaparlar, Oysaki 2009’da yapılan bilimsel bir araştırmaya göre Cumhuriyet döneminde camilerin yüzde 67’si yöre halkı, yüzde 13’ü dernekler, yüzde 11’i şahıslar, yüzde 1’i de vakıflar tarafından yaptırılmıştır. Üstelik Cami giderlerinin yaklaşık yüzde 80’ini yöre halkı, yüzde 15’ini dernekler karşılamaktadır. İbadethanelerin elektrik ve su giderlerini kısmen de devlet karşılıyor. Bu açıdan bakılınca dernek yöneticilerinin kendilerini bir kez daha ölçüp tartmaları gerekir.

Türkiye genelinde birçok din görevlisinin haksız yere iftiraya uğrayıp ceza aldığı, yerinin değiştiği, itibar kaybına uğradığı sıkça görülmektedir. Bazı Camilerde Dernek başkanı yüzünden aynı yıl içinde iki-üç tane görevlinin değiştiği görülmektedir, dernek başkanının ise aynı yerinde kalıp aynı zulümleri yapmaya devam etmesi de kurum yöneticilerinin bir kısmının görevlisine sahip çıkmayıp, bu tür dernek başkanlarına itibar etmesinden kaynaklanmaktadır. Günümüzdeki olan, bu olumsuz hadiseleri gördükçe sanki “Camiyi yaşat imamı yaşatma” gibi bir tablo ortaya çıkmaktadır. Allah rızası için çalışan niyeti halis olan dernek başkanlarına asla sözümüz yoktur. Bunun çözüm noktasına gelecek olursak yetkililerin bu olumsuzlukları görerek dernekler kanunda ivedilikle bir değişiklik yapıp, isminin Camii yaptırma derneği şeklinde düzenlenmesi, “yaşatmasının” ise Camii ve kuran kursu bittikten sonra Diyanet işleri Başkanlığına veyahut Diyanet Vakfına, derneğin devredilmesi, İl Müftülerimizin kontrolünde Camii imamlarımızın sorumluluğunda, çeşitli giderlerinin bakım ve onarımının yapılması Camilerdeki ve kuran kurslarındaki çift başlılığı kesinlikle ortadan kaldıracaktır. Yetkililerin bu konuya kulak vermelerini bekliyoruz

                                                                                                      

                            Diyanet-Sen Kayseri Şubesi

                             İrfan KAŞIKÇIOĞLU.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum