İrfan KAŞIKÇIOĞLU

İrfan KAŞIKÇIOĞLU

Doğal Afetlere Karşı Anormal Tavırlar

Kıymetli okuyucular, bu haftaki yazımızda ülkemizde yaşanan afetlere ve bu afetler karşısında millet ve devlet olarak verdiğimiz mücadeleye değinmek istiyorum.

Kardeşlerim, cennet vatanımızda son dönemlerde onulmaz imtihanlarla sınanıyoruz. Bir yandan yangınlar diğer yandan seller, öte yandan heyelan ve depremler. Elbette ki biz inançlı insanlar olarak hepsinin bir imtihan olduğunun bilincindeyiz. Rabbimiz bizleri çeşitli vesilelerle deneyeceğini ayette zaten açıklamış.  Önemli olan bu bireysel ve toplumsal imtihan sahasında kimin hangi refleksi gösterdiğidir. Kimin hangi refkleksi dedim evet... Çünkü 90'lı yıllarda yaşadığımız depremlerde o dönemin yetkilileri "ne yapacağımızı bilemez vaziyetteyiz" diye televizyon kanallarına demeç verirken; elhamdülillah bugün devletimiz olayın başından sonuna kadar yapması gerekeni yapıyor. Yangın çıkıyor, bakıyoruz ilgili bakanlarımız olay yerinde canhıraş yapılan müdahaleleri takip ediyor veya yönlendiriyor. Diğer bakanımız yangından etkilenen halkı ziyaret ediyor, onların ihtiyaçları için seferber olunduğunu söylüyor, Cumhurbaşkanımız yanıp yok olan ne varsa en kısa sürede afetzedelere tekrar teslim edileceğini ifade ediyorlar. Sivil toplum kuruluşlarımız bırakın insanların ihtiyacını, koşa koşa aç kalmış hayvanlar için saman bile gönderiyor. O derece devlet millet elele çaba sarf ederken yıllarca bu memlekete yabancı olmuş zihniyetin mensupları sahada tüm gücüyle çalışan hükümetimizi, sivil toplum kuruluşlarımızı, silahlı kuvvetlerimizi eleştirmekten hatta hadlerini aşıp yangın zamanı yerden yere vurmaktan geri durmuyorlar. "Türk hava kurumunun uçakları..." diye yaygara koparıyorlar. Neyse ki anamuhalefet lideri de gidip bakıyor ki THK envanterinde bulunan uçakların hiçbirisinin kullanılabilir vaziyette olmadığını söyleyince ilgili şahıslar geri adım atıyorlar. Hükümetler tabiki eleştirilir, onlara karşı muhalefet yapılır ama ortada Cumhuriyet tarihinin en büyük afetlerinden birisi varken üstelik asılsız ithamlarla eleştirmek muhalefet değil, düpedüz yangına benzinle varmaktır, afetten rant elde etmektir.

Aynı şekilde geçtiğimiz hafta Karadeniz'de aşırı yağıştan sonraki sel anında da provokatif söylem ve eylemden uzak durmadılar bu kimseler. Efendim neymiş, "Karadeniz bölgesinde yapılan HES'ler patlamış da yapılmaması gereken şeyler yapılmış da bu sel ondan olmuş". Bu tür söylemlerin ardından yetkililer patladı denilen hidroelektrik santrallerinin görüntüsünü paylaşıyorlar. İlgili yapılar sapasağlam duruyor. Ama bu söylemleri kasıtlı olarak piyasaya süren insanlar bakıyorsunuz ki deve kuşunun kafasını kuma gömdüğü gibi gömmüşler kafalarını. Bu tür tutumlara karşı acilen bir yasa çıkartılıp bu husus suç sayılmalı ve sorumlular cezalandırılmalı. Aksi takdirde yanlış düşünceler sel olup sosyal medyadaki insanlarımızı yanlış bir şekilde sürükleyip gidiyor.

Kardeşlerim son olarak bu tutum içerisinde bulunan kimselerin yanlış tavırlarından birisini daha ifade etmek istiyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımız yangın bölgelerinde yağmur yağması için sünnette de sabit olan "istiska" yani yağmur duasına çıkıyor, bu kör tutumun sahipleri Ağustos ayında manavgat'a yağmur yağdığı görülmemiş, asla yağmur yağmaz diyorlar. Bu sözleri karşılık bulmayınca "yağmur yağacağı bilgisini meteorolojiden aldılar, zaten yağmur yağacaktı." demekten de geri durmuyorlar. O kadar hızlı dönüşleri var ki bu insanların...Akıl alır gibi değil. Her şeyin sahibi Allah'tır. Biz müslümanlar böyle düşünür böyle inanırız. Meteoroloji yağmur tahmininde bulunur ama bu tahmin kesinlik ifade etmez. Yani meteoroloji yağmur yağacak dedi diye yağmur yağmaz, Allah bir şeyin olmasını isterse ona ol der ve hemen oluverir. Bizler de müslümanlar olarak Allah'a aciz bir durumda olduğumuzu itiraf ettik, kim bilir belki bize acıdı da yağmur gönderdi...

Esasen bu zihniyetin derdi devletle veya yağmur duası yapanlarla değil...Bu zihniyetin derdi devletin de müslümanların da sahibi olan Allah ile ama korkularından biz Allah'a düşmanız diyemedikleri için bir müslümanlara bir devlete bir millete vurmaktan da geri durmuyorlar. Ne diyelim Allah hidayet versin...

Bu vesileyle Akdeniz bölgesindeki yangında hayatını kaybeden kardeşlerimize hem de sele kapılarak şehit olmuş kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyor, yaralı olarak şifa bekleyen kardeşlerimize de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.