Eğitim Nasıl Toparlanır?

Ülkemiz, bütün zorluklara rağmen, birçok alanda büyük bir atılım içinde 2023, 2071 hedeflerine doğru yol alıyor. Özellikle savunma sanayindeki yerli üretim silahlarla, savaşların seyrini değiştiriyor, büyük devletlerin bölgemizdeki planlarını bozuyor ve küresel güç olma yolunda mesafe alıyor.

Eğitim sistemimizin bu büyük mücadeleye omuz vermesi, ivme kazandırması ve önderlik yapması gerekiyor. Eğitimde, nerdeyse 2010 yılında başlayan FETÖ mücadelesi ile yakalanan hamle döneminin kesintiye uğraması, en büyük şansızlığımız oldu. Maalesef son üç yılımız kayıp yıllar oldu, birçok alanda geri gittik.

Sağlanan motivasyon dağıldı, yönetici kadrosu özellikle yıpratıldı, sahipsiz bırakıldı. Neye ihtiyacımız varsa tam tersi yapıldı. Sınavlar sadece öğrencileri değil bütün toplumu gerdi. Lise sistemi çöktü, dershaneler merdiven altına indi. Okullar, öğretmenler, idareciler değersizleştirildi. Zengin okul zincirlerine, ödenek çıkaran çetelere, statükocu eskilere, fetöcü sitelere ve akraba şirketlerine gün doğdu ve sonunda masal dönemi bitti.

Şimdi toparlanma zamanıdır. Yeniden deneme yanılma yöntemlerine bel bağlanmadan, eğitimi bilen kadrolara yetki verilmelidir. Kaybedecek bir günümüz bile yok. Yaz tatilinin ortasındayız ve yeni öğretim yılına hazırlık için gece gündüz çalışmak gerekiyor. Toplumun karşısına net cümlelerle çıkmak gerekiyor. 
Belirsizlik, salgından daha büyük zarar veriyor, önce bu problem aşılmalıdır.

Yeni dönemin yol haritası şu şekilde olmalıdır:

Bir zihniyet değişikliğine gidilmeli şirin görünme çabasına son verilmelidir. Öğretmenlik mesleğinin saygınlığı ve öğrenci masumiyeti istismar edilmemelidir. Okul dışında yürütülen projelerin tamamı durdurulmalı, kurumsal sosyal medya kullanımı disipline edilmelidir.  

Bakanlık birimleri arasında koordinasyon sağlanmalı, gerekirse tek bakan yardımcısı atanmalıdır. Salgınla ilgili karar alma süreci netleştirilmelidir. Bakanlık merkez teşkilatının illere, ilçelere ziyaretleri bir plan dâhilinde olmalı, öncelik merkezde yapılacak işlere verilmelidir.

Kademeler arasında geçiş ve sınavlar, liselerde yaşanan kargaşa, okulların ekonomik zorlukları gibi temel problemlere, sistem üzerinde çalışarak çözüm üretmeden; okul ziyaretleri, öğretmen buluşmaları, masal atölyeleri vs. gibi ayrıntılara bel bağlanmamalıdır.  

MEB hiyerarşisi, olması gerektiği gibi çalıştırılmalı, yukarıdakiler aşağıdakilerin işlerini yapmamalıdır. Ufuksuz, vizyonsuz, yetersiz olanlar acilen yapabileceği alt görevlere alınmalıdır. Veriye dayalı yönetim diyerek okulları gereksiz işlere boğmaktan vazgeçilmelidir.

Yönetici atama yönetmeliği değiştirilerek, idarecilerin enerjilerini belge toplamaya, sertifika kovalamaya, şampiyon öğrenci transfer etmeye değil okullarına, eğitime harcamalarına imkân tanıyacak hale getirilmelidir. Mülakat sistemi, öğretmen alımında kaldırılmalı, idareci seçiminde kuralları belirli ve sınırlı da olsa ısrarla uygulanmalıdır. (Mülakata itiraz edenlerin ellerine fırsat geçtiğinde neler yaptıklarını zaten biliyorduk, son bir hafta içinde yanılmadığımızı bir kere daha görmüş olduk.)

Kaynaklar düzgün kullanılmalı, öncelikler belirlenmelidir. Kıt kaynaklar kişisel kariyer çalışmalarına kurban edilmemelidir. Okul türleri arasında adalet sağlanmalı, yürütülen projelerde kirlenenler, kirliliğe engel olamayanlar acilen ayıklanmalıdır.

Yeni döneme dair daha çok katkımız olacaktır, yeter ki zamanında kulak kabartılsın. Keşke bugün başarısızlığı, dağınıklığı değil de başarıları konuşsaydık. Buna en çok ihtiyacımız olan dönemdi. 

Eğitimi şimdi toparlamak, üç yıl önceki aşamaya getirmek, yeniden motivasyon sağlamak zor ancak imkansız değildir. Özlü söz söyleyerek değil, az konuşup çok çalışarak başarabiliriz, yeni dönem hayırlı olsun, hepimize kolay gelsin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.