Doç. Dr. Mehmet DEMİRTAŞ

Doç. Dr. Mehmet DEMİRTAŞ

Eleştiri Mi Yoksa İtaat Et, Rahat Et, Anlayışına Mı Sahibiz?

Son zamanlarda etrafımda sıkça duyduğum bir cümle var: "Hocam eleştirip de ne elde ettik, en iyisi itaat et, rahat et anlayışı" Açıkçası bu cümlenin yaygınlaşması beni çok tedirgin ediyor. Bunu eğitim camiasında ve akademik çevrede de sıkça duymaya başladım. Bu sözün artık neredeyse atasözü haline gelmesi, özellikle genç kesimin kendine olan güvenini ve gelecege olan hayallerini zedeleyecegi kanaatindeyim.

Herşeyden önce eleştiri kötü bir şey değildir. Bazıları eleştiri ile tenkidi bir birine karıştırıyor. Kuşkusuz eleştiride hem olumlu hem de olumsuz yönler birlikte ele alınır. Ancak tenkitte ise sadece olumsuz (negatif) yönler dile getirilir. Maalesef bizde eleştiri adı altında çoğunlukla tenkit yapılmakta. Artık buradan çıkmamız gerekir. Hiç bir insan ya da düşünce mutlak anlamda mükemmel değildir. Her insanın ya düşüncenin artı ve eksi yönleri vardır. Önemli olan sizi eleştirenlerin size karşı her iki yönünüzü söyleyebilmesidir. Eğer söyleyemiyorsa bilin ki o kişi size karşı ön yargılıdır.

Eleştirel düşüncenin önemini büyük medeniyetlerin çoğunun temelinde (bizim medeniyetimiz de dahil) olduğunu görürüz. Bu medeniyetler ne zaman eleştirel düşünceden uzaklaşmışlar, işte o zaman gerilemişlerdir. Zira körü körüne itaatin olduğu yerde ne bir medeniyet, ne bir bilim, ne büyük bir icat, ne de bir ilerleme olur. Oralarda ideolojik bağnazlık herkesi yer, bitirir. Islam medeniyetinin de öncü medeniyet olduğu zamanlarda her konuda eleştiri zirve yapmıştı. En somut örneği ise Gazali-Ibn Rüşd arasındaki "tehafüt" tartışmasıdır. Zira bu tehafut geleneği bu büyük âlimlerden sonra da devam etmiş ve bu anlayış Islam düşünce geleneğine müthiş bir dinamiz katmıştı. Biz bugün dini konuları tartışma noktasında bin yıl önce bu tartışmaları yapma cesareti gösteren bu alimlerin gerisindeyiz. Onların tehafütte tartıştığı bazı  konuları bugün tartışma ortamı zor görünüyor.

Aslında itaat de kötü bir şey değildir. Burada sıkıntı hiç sorgulamadan, analiz-sentez sürecine tabi tutmadan, doğrusu ve yanlışıyla değerlendirilmeden yapılan itaat, yani körü körüne itaat etmek çok kötü bir şeydir. Dinin emrettiği de körü körüne itaat değildir. Sahabe bile Hz. Peygambere bazı konularda bu senin sözün mü, yoksa vahiy mi? diyerek kendince sorgulama yapmıştı. Lakin günümüzde bu anlayış terk edilmeye başlandı ve bunun en kötü örneğini de FETÖ'de gördük. İnşallah buradan ders çıkarılır.

Diğer taraftan itaat et, rahat et. Anlayışının çalışma hayatında da yaygınlaşmaya başlamasını ben çok doğru bulmuyorum. İnsanların kendi kanaatlerini uygun bir dille ifade etmesine imkan vermek gerekir. İnsanlara eğer koltuk ya da gelecek kaygısı yaşatırsanız onları özgür iradesi olmayan robotlar ya da kuklalar yaparsınız. Nihayetinde tüm paydaşların görüşü alınır ve bir karar verilirse ona itaat edilir. Ancak bir kişinin aklı mutlak akıl kabul edilip, istişare mekanizması devre dışı bırakılır ve eleştiriye yer verilmezse yapılacak her iş sıkıntı doğurur. Bana göre itaat et, rahat et, diyen kişilere önemli görevler verilmemeli. O tür kişiler karar mekanizmasında değil, daha geri planda olmalıdırlar. Size samimi olarak doğrularınızı ve yanlışlarınızı söyleyen kişileri kucaklayın. Onlar sizin gerçek dostlarınızdır. Sürekli size "tamam efendim" diyenlerin ise size sağlayacağı hiç bir fayda yoktur. O türler dalkavukluktan başka bir işe yaramaz. Onlarla aranıza mesafe koymalısınız. Ancak dalkavukluktan hoşlanıyorsanız o zaman sizde sorun var demektir. 

Netice itibariyle eleştiri, tenkit olarak değil de eleştiri gibi yapılırsa her alanda gelişim kat ederiz. Ancak biz öyle bir eğitim sistemi ile eğitilmedik, bilâkis çoğunlukla itaat kültürü ile yetiştirildik, haliyle de en ufak bir eleştiriye bile tahammül edemeyen insanlarımız var. İnşallah geleceğimizi daha iyi bir temelde kuran, körü körüne itaat etmeyen, kendisini ve fikirlerini üslubuna da dikkat ederek yapıcı bir dille ifade eden gençler yetiştirmeye adarız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.