1. YAZARLAR

  2. Hacı Sarı

  3. Evdeki tartışmalar
Hacı Sarı

Hacı Sarı

Hacı Sarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Evdeki tartışmalar

A+A-

Her günden farksız bir güne uyanmıştım. Fakat bu farksızlık aslında akşamdan kendini yine göstermişti. Ben ve kardeşim odalarımıza geçmiş uyumaya çalışıyorduk. Hafta sonunu geride bırakmış, okula hazırlıklarımızı yapmıştık. Erken uyumamız ve erken uyanmamız gerektiğini biliyorduk.  Biz yatmaya çalışıyorduk fakat diğer odada tartışma yaşandığını hissettim. Babam yüksek sesle anneme bağırıyor, annem ise babama, çocuklar duyacak, sessiz ol, serzenişleri içerisinde adeta yalvarıyordu. Bu ortamda yatakta uzun bir bekleyişin ardından uyumuşum ve bu psikoloji ile uyandım.

Annem kahvaltımızı hazırlamıştı. Sabah sabah kahvaltının da hiç tadı yoktu. Vakit çok erkendi, bu saatte insanın canı hiçbir şey yemek istemiyordu. Fakat annem bizi bir gün dahi kahvaltısız okula göndermemişti. Her gün aynı saatte kalkar, sabah namazını kılar, çayı demler, kahvaltıyı hazırlar ve beni ve kardeşim Elif’i anne şefkatinin tüm güzelliği ile uyandırırdı. Kardeşim Elif yedinci sınıfa gidiyor ben lise üçüncü sınıfa gidiyordum.

Bizim okulda arkadaşlarımın çoğu ilk dersin bitiminde hemen kantine koşar, kahvaltısını on dakikalık teneffüs arasında yapmaya çalışırlardı. Alelacele, ayaküstü kahvaltılarını yapan arkadaşlarım ikinci derse de zar zor yetişir, ikinci dersin hocasına göre bazen de ikinci derse geç girerlerdi. Sınıf arkadaşım Beyza’ya sordum bir gün. Beyza, sen kahvaltını evde yapmıyor musun, her gün kahvaltını okulda yapıyorsun, neden evde kahvaltı yapmıyorsun?

Beyza, bu sorum karşısında derin bir ah çekti ve okul açılalı beş ay oldu daha bir gün evde kahvaltı yapmadım. Babam erkenden işe gider, annem de bizi uyandırır geriye yatar, kahvaltı için bize günlük para verir ben de sürekli kantinde kahvaltı yaparım, diye cevap verdi. Bu sorum karşısında Beyza’nın üzüldüğünü ve verdiği cevaptan ve konuşma şeklinden biraz da annesine kızgın olduğunu anladım. Neyse biz alıştık bu hayat dercesine konuyu değiştirdi ve sınıfa girdik. Ders başlamak üzereydi.

Benim için sabah kahvaltı yapmak sıradan bir eylemdi fakat bu eylemden mahrum olan arkadaşlarımın olması ve bu durumdan rahatsız olduklarını hissetmem beni düşünmeye sevk etti. Okuldan dönüşte anneme teşekkür ettim. Okuldaki yaşadıklarımı anlattım.

Annem evladım, ben de annemden böyle gördüm. Babamı kahvaltısını yapmadan işe göndermezdi, babamın acele çıkması gerektiği günlerde bile erkenden kalkar, evin önüne kurduğu ocakta bazlama pişirir, sıcak bazlamanın arasına peynir koyar, sıkma yapar bir kağıda sarar ve giderken bunu ye aç karnına iş yapamazsın, diyerek babamı uğurlardı.

Kardeşim de okuldan gelmişti, biraz dinlendik, ben üniversiteye hazırlık çalışmalarına başlamıştım. Her gün akşam yemeğinden önce mutlaka çalışma planında hangi ders varsa o derse çalışırdım. Kardeşim ise komşumuzun kızı Ayşe ile biraz dışarıda vakit geçirir, biraz gecikecek olursa annem beni yanına çağırır ve kızım git kardeşini al gel, derdi.

Akşam babam işten gelmişti fakat çok sinirli olduğu her halinden belliydi. Annemin yaptığı yemeği iştahsızca yedi ve sofradan çekildi. Bir, eline sağlık hanım, sözünü bile çok görmüştü anneme. Annem çok uyumlu bir kadındı. Babamın bu haline bile hiçbir şey yokmuş gibi karşılık verdi. Ben ve kardeşim Elif odamıza çekildik ders çalışıyorduk Fakat diğer odadan yine tartışma sesleri geliyordu. Babam anneme kızarak bir şeyler söylüyor annem yine bizim bu tartışmayı duymamamız için çaba gösteriyordu.

Bu kavgalar artık gizlenemez olmuştu. Babam bu günlerde biraz maddi sıkıntılar yaşamaktaydı. Bunun biz de farkındaydık. Onun için harçlığımızın azlığına çokluğuna bakmadan idare ediyorduk zaten. Fakat kardeşim bu kavgalardan çok etkileniyordu. Bazı günler annemle babamın tartışmalarını duyunca bana göstermeden ağlıyor ve ders çalışmak istemediğini her haliyle belli ediyordu.

Babam belki farkında değildi fakat bu aile içi tartışmalar bizleri çok üzüyor, ders başarımıza olumsuz yansıyordu. Arkadaşlarım espriler yapıyor, şakalaşıyor, akşam evde yaptıklarını neşeyle anlatıyordu. Fakat ben zoraki gülümsemelerle durumu idare ediyordum. Gülsem de derse katılsam da aklım sürekli evde yaşanan tartışmalardaydı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.