Veysel EKİNCİ

Veysel EKİNCİ

EZBER İŞKENCESİ!

EZBER İŞKENCESİ!
Eğitimci üstadların içerisinde yazarlık denemesi benim için oldukça zor olacak gibi.
   Biraz denedikten sonra, beceremezsem  pılıyı pırtıyı toplar giderim.
 Öyle ya, her bir  üstadımız alanlarında otoriter kimselerdir. İmla hatası kaygısı, konunun bütünselliği, vurguda seçicilik, konuya hakimiyette teoride kalış,  kısa ve özden yakalayabilmek gibi  çabalar hayli yorucu olsa gerek.
  Eğitimde ezbercilik, buna bağlı olarak zaman kaybı, iticilik, isteksizlik, amacı ve hedefi tespit etmedeki zihin kaosu acı bir gerçek olarak devam etmektedir.
 1988 de bitirdiğim mühendislik bölümündeki ezber yükünün ağırlığını, 2016' da mezun olduğum ilahiyatta da gördüm. Ara  sıra gittiğimiz bağımsız hadis, tefsir derslerinde düşündürmeden anlatım devam ediyor .
 Tarihsel açıdan baktığımızda, teknik eğitim, pratik uygulama yapılması gereken mühendisliklerde bile ezbere dayalı müfredat uygulanırdı.
  Elinizde beş- on sayfadan oluşmuş çizelgeler ve sayısız rakamsal değerler vardır. Günlerce bunları ezberlemeye çalışırsınız. Sınav bittikten iki gün sonra unutacaksınız. Akılda kalması imkansız bir şey. 0,08 mikron- o,12 mikron aralığı, o,12 mikron-....yüzlerce sıralanır gider. Oysa, bir mühendis, masasına oturur, bu çizelgeler ve rakamsal aralıklar önündedir. Bulduğu değer bu çizelgede hangi aralıklara tekabül ederse hemen bakar.
  Aslında, daha 80'li yılların sonunda bazı hocalar gerçeği yakalamışlar ve uygulamaya koymuşlardı. Mekanik, statik, dinamik gibi derslerin sınavında, kitap, defter, hesap makinesi gibi her türlü alet, edevat, doküman serbestti.
   Burada öğrencinin konuyu anlaması, kavraması, konular arası korelasyon yapabilmesi, pratiğe aktarabilme yeteneği test ediliyor, sonuca gidebilme başarısı gözlemleniyordu.
  F= mc gibi bir formülde m ve c kare verilir, F istenir. Formülü ezberlemek yeterli. Değerler yerine konur ve başarı (!) ile sonuca gidilir. Halbuki, eşitliğin diğer tarafındaki değerlerden  biri istense,  ezberciliğin bir sonucu olarak şaşırıp kalma söz konusudur. Hele hele, deftere örnek olarak çözülmüş bir problemin, sınavda sorulması da ayrı bir garabettir.
  Yine, bir öğretmen sınav kağıdına baktığında öğrencinin kapasitesini anlar. Eğer yüz yüze eğitim varsa, öğrencinin bilgi seviyesine gözleme dayalı olarak hâkimdir. Sınav heyecanı ile yapılan bir hata, öğretmen tarafından tolera edilebilir.
  İlahiyat eğitiminde de aynı yolun hala izlenir olması hayret edici bir durumdur.
  Hocalar, konuları yetiştirebilmek adına son gaz yol alırlar, bu yüzden öğrencilere soru sorma hakkı bile tanımazlar. Ne yazık ki, bu dar zaman aralığına sığdırmadıkları bilgi kalmaz (!).
  Kısa bir anekdot anlatarak   yazımıza örneklik teşkil etmesine katkı sağlayalım.
  Hoca anlatıyor: Aristo göbekli, alnı açık, saçları uzun ve kıvırcıktı, yalın ayaktı... Bin bir zahmetle söz alıp sordum. Tabi ki son derece titiz ve edepli soracaksınız kızdırmadan, kırmadan.
 Hem zaman dar diyorsunuz, hem de ayrıntılı bir şekilde görsellik üzerinde duruyorsunuz. Acaba dış görünümdeki fiziksellik, içe, düşünceye, fikre, muhakemeye etki ediyor mu? Mesela, çirkin bir fiziğe sahip olan daha mı karamsar, saldırgan oluyor? Memnun kalınmayan bir yüz ifadesiyle  soru geçiştirilmiştir.
   Serbest hadis, tefsir derslerinden bahsetmiştim. Düz ve bol ezber, muhakeme yok, sonuca gidici  pratik uygulamadan uzak. Hala,  nasara, yensuru, mimli mastar...
  Etkin, pratik sonuca giden, muhakemeye önem veren, az zamanda, kıt imkanlarla maksimum fayda elde edilebilen bir eğitim olması arzu edilendir.
   Elbette ki, bahsedilen bu konuları çoktan halletmiş sizin gibi değerli hocalarımız  vardır. Bunlara saygımız sonsuz  ve hürmetimiz içtendir.
  Belki de geride kalmış bir konuda, kalem oynatmaya çalışıyoruz. En azından, bilinen konuların tekrarı da olsa, kişiye ifade imkanı vermek de eğitimin bir parçasıdır diye düşünüyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.