Zeyno Akgümüş

Zeyno Akgümüş

Gücünüzün Farkında Olun! Gücümüzün Farkında Olun!

8 Mart 1857…

Bir Pazar sabahı ABD’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında içinde kadınların da bulunduğu 40 bin işçi, çalışma şartlarını düzeltmeyen patronlarına karşı grev kararı alır.

Polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, sonrasında çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi bu yangında can verir.

Önce onlara ithaf edilen gün, daha sonra tüm emekçi kadınlara ithaf edilir.

Dünya Kadınlar Günü, Birleşmiş Milletler tarafından bu şekilde tanımlanmış ve her yıl 8 Martta kutlanan uluslararası bir gün olmuştur

Günümüzde Dünya Kadınlar Günü bazı ülkelerde resmi tatildir. Bazı ülkelerde ise büyük ölçüde görmezden gelinir.

Bazı ülkelerde protesto günüdür, bazılarında ise kadınlığı kutlayan bir gündür.

Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü!...

Yaşam ve doğa, kadının emeği ile hayat buluyor.

“Kadın; dünü, bugünü ve yarını var eden tek değerdir.“

Kadın; yaşamın güzelliği, insanlığın savunucusu, kötülüklerin belası, geleceğin umudur!...

Güçlü kadın aynı zamanda güçlü aile demektir. Kadınlarımız ne kadar özgüvenli, ne kadar güçlü olursa; o derece de ailelerimiz çocuklarımız ve ülkemiz de güçlü olacaktır.

Türk Tarihinde kadının büyük önemi vardır, Kadın kutsaldır.

Atatürk “Dünya üzerinde gördüğümüz her güzel şey kadının eseridir” der ve şu sözleri ekler “Kadınları geri bırakılan toplum, geride kalmaya mahkumdur!”

Güzel dinimiz İslam dini kadını en yüksek dereceye çıkarmıştır. İslamiyet’in kadına verdiği kıymeti hiçbir din vermemiştir.

İslamiyet, kadını toplumdan ayırıp dört duvar arasına kapatmamış, Peygamberimiz devrinde Müslüman kadın, hemen bütün toplumsal faaliyetlere katılmıştır.

Kur’an-ı Ker’imde “El-Nisa (Kadınlar)” diye bir surenin varlığı, o surede ve diğer bir çok surede kadının nikâh, mehir, miras, talak ve nafaka gibi medeni haklarının teminat altına alınmış olması İslam’ın bu husustaki tavrını göstermeye yeter.

Unutma! kadınlarımız annelerimizdir, eşlerimizdir ,çocuklarımızdır, sevdiklerimizdir ,evine ekmek götüren emekçilerimizdir.

Zordur kadın olmak.

Anlamaya çalışmak, anlamanın yarısından ilerisidir.

Siz bu yazıyı okuyup bitirinceye kadar geçecek sürede dünyanın çeşitli yerlerinde 1 milyon kadın kocasından, abisinden, babasından dayak yiyecek. Bunlardan 100 bini yediği dayağın izlerini en az bir hafta bedenlerinde taşıyacak.10 bini o izlerden hayat boyu kurtulamayacak ve 120'si hayatını kaybedecek.

İyi haber; bu rakamlar gerçek değil, ben uydurdum.

Kötü haber; bu rakamlar çok daha yüksek olabilir.

Çünkü, aile içi şiddette çoğu kez kol değil kafa bile kırılsa yen içinde kalıyor.

Çünkü bu öylesine büyük bir ayıp, öylesine ağır bir insanlık suçu ki kadınlar utanıyor.

Bazen kendileri için, bazen kendilerini dövenler için…

Oysa utanmamalıyız, saklanmamalıyız.

Deşifre etmeliyiz, teşhir etmeliyiz.

Şiddetin ve tacizin sadece fiziksel olmadığı, psikolojik ve sözel de olabildiği, birine “sen kadınsın beceremezsin” denmesi bile şiddetin bir örneği oysa.

Kadın ve erkek eşittir.

Kadınlar erkeklerden aşağı değildir.

Kadın isterse anne, eş, kariyer sahibi, girişimci, müzisyen, bilim insanı, doktor, sanatçı… hepsini olabilir. Hepsini bir arada da yürütebilir.

Yeter ki istesin. Yeter ki gücünün farkında olsun.

Gücünüzün farkında olun!

Gücümüzün farkında olun!

Her sabah yeniden başla!

Sakin ol, derin nefes al ve yola devam et!

Pes etme, vazgeçme, yorulma, yoluna engeller çıkacaktır, aş geç!

Çalış, çalış, çalış…

8 Mart Dünya Kadınlar Günü saygıdeğer Türk ve dünya kadınlarına sağlık ve mutluluk getirsin.

Kadınlar günümüz kutlu olsun.

Kalın sağlıcakla :)

Önceki ve Sonraki Yazılar