'Kürt ve alevi' olduğu için şiddet gören öğrenci hakkında üniversiteden açıklama: Soruşturma başlatıldı

Koç Üniversitesi'nde okuyan başarılı öğrenci F.B., 'Kürt ve Alevi' olduğu öne sürülerek oda arkadaşları tarafından şiddet gördü. Kemerle dövülen, yüzüne ütü basılan ve kesici aletle yaralanan TÜBİTAK birincisi F.B., Hasan Ege K. ve Arda D.'nin işkencesine maruz kaldı.

Mağdur F.B.'nin avukatı Alper Sarıca; ırkçı saldırgan K.'nın ses kayıtlarında, Kürtlere soykırım tehdidinde de bulunduğunu ve "Zafer Partisi iktidarında siz de (Kürtler) Yahudilerle aynı şeyleri yaşayacaksınız ve bu bence çok iyi bir şey" dediğini belirtirken, dosyada yer alan kayıtların yayılması halinde 'Hasan Ege K.'nın ve Ümit Özdağ'ın utancından sokağa çıkamayacağını' söyledi. Zafer Partisi'nin Malatya Battalgazi ilçe başkanlığından yapılan açıklamada da işkence gören F.B.'nin 'iftira attığı' ileri sürüldü ve olayın üzeri örtülmeye çalışıldı.

Mağdur F.B.'nin avukatı Sarıca ellerindeki altı ses dosyasını mahkemeye sundu

Halk TV'den Dinçer Gökçe'nin haberine göre; 21 yaşındaki öğrenci F.B, Koç Üniversitesi'nin yurdunda, oda arkadaşları tarafından saldırıya uğradı.


TÜBİTAK birinciliği olan başarılı genç F.B.; hukuk fakültesi öğrencisi Hasan Ege K. ve Arda D. tarafından bir süredir odadan ayrılması yönünde gördüğü baskı sonucu 2 gece okulun laboratuvarında kalmasına rağmen, 15 Kasım akşamı banyo yapmak için odasına gittiğinde Arda D.'nin saldırısına uğradı.

İddiaya göre daha önce de Hasan Ege K.'nın kemerle dövdüğü ve yüzüne ütü yapıştırmaya çalıştığı F.B., Arda D. tarafından olay gecesi elindeki kesici aletle yüzünden ve karnından yaralandı.

Başsavcılık soruşturma başlattı

Ambulansla hastaneye kaldırılan genç, ikili hakkında suç duyurusunda bulundu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı.

Arda D., savcılık ifadesinde F. B.'nin kendisine sarkıntılık yaptığını öne sürerek "Üzerime gelmeye devam etti. O an yaşadığım olayın siniriyle derslerde kullandığım ve sanat bıçağı olarak adlandırılan ucunda neşter bulunan malzeme ile F.'yi belinden ve yüzünden çizerek yaraladım" sözleri ile kendini savundu.

Soruşturma dosyasına göre F. B.'ye yönelik ayrımcı ifadeler kullandığı anlaşılan Hasan Ege K. ise ifadesinde 15 Kasım'da olayın kendisi dışında yaşandığını söyleyerek, "Arda, F.'ye kretuarı salladı. Ben de o sırada F.'nin belinden kan aktığını gördüm" diye konuştu.


Oda arkadaşları tarafından saldırıya uğrayan F.B. ifadesinde, "Hasan Ege K., ben Alevi olduğum için ve bana karşı ayrımcılık yaptığından dolayı beni odadan atmak istiyordu. Kendisinden şikayetçi olacaktım. Ancak, öğrenci olduğu için sabıkasına yansımasını istemediğim için şikayetçi olmadım. Halen bana ayrımcılık yapmaya devam ediyor" ifadelerini kullanırken, Arda D.'nin de yüzünü kesmesinin ardından kendisini yumruklamaya devam ettiğini söyledi.

Irkçı ifadeler ses kayıtları ile dosyada yer aldı

Savcılık dosyasına giren ses kayıtlarına göre; Hasan Ege K, F. B.'ye yönelik "Türkiye'nin, belli bir noktadan sonraki Doğusu olduğu gibi ateşe verilse." derken, F. B.'nin etnik kimliği için de "Alt ırksınız. İtlaf edilmeniz lazım. Köle olduğunuzu kabullenmelisiniz. İtaat etmek zorundasınız. Seni bu odadan istemiyoruz. Buradan gitmezsen seni öldürürüz" ifadelerini kullandı.


Üniversitenin yaptığı açıklamayı avukat kabul etmedi

Söz konusu olaya dair Koç Üniversitesi'nden açıklama gelse de mağdur genç F.B.'nin avukatı Alper Sarıca, 'yaşananları daha önce üniversite yönetimine ilettiklerine rağmen sürece karşı kayıtsız kaldıklarına' dair tepki gösterdi.

Avukattan üniversiteye: 'Mağdur ve faili aynı kefeye koydunuz'

Sarıca, "29 Kasım'da rektörünüze ulaşmaya çalıştım. Konuyu izah ettim. Sekreteri bana vakit ayıramayacağını iletti. 1 Aralık'ta üniversitenize geldim. Hukuk müşavirliğinizle 1 saat toplantı yaptım. Ses kayıtlarını dinlettim ve verdim. Müvekkilimi 1 ay boyunca binalarınıza almadınız sınavlarına sokmadınız. Yurt müdürlüğü cinsel saldırı nedeniyle ceza verilmemesine karar verdi. Şimdi kendisine telafi sınavı açılamayacağı söylenip, kaydını dondur bence deniyor. Olaydan sonra yüzündeki kesiğin hastanenizde estetik tedavisini yaptınız (size yansıyacak diye) ama başka hiçbir şeyle ilgilenmediniz. Mağdurla faili aynı kefeye koydunuz. Hasan E. K. ya bugüne kadar hiçbir yaptırım uygulamadınız. Yazıklar olsun" ifadelerini kullandı.

Avukat Sarıca, Twitter hesabından olaya dair yaptığı paylaşımlarda, müvekkilinin sırf 'Kürt ve Alevi' olduğu gerekçesiyle eziyet gördüğünü ve işkenceye uğradığını anlattı:

"Bu öğrenci yurtta 2 oda arkadaşıyla kaldığını, birisinin kendisine sırf "KÜRT VE ALEVİ OLDUĞU İÇİN" sürekli eziyet ettiğini, aşağıladığını, en son üniversite güvenliğini aramasından yarım saat kadar sonra diğer oda arkadaşını azmettirerek kendisini öldürtmeye çalıştığını anlattı. Yüzünden ve karnından ciddi şekilde bıçaklandığını, yangın alarmına basarak ve tuvalete saklanarak kurtulduğunu, ambulansla hastaneye kaldırıldığını söyleyerek yüzündeki sargının ve vücudundaki dikişlerin sebebini izah etti. En şaşırtıcı kısmı ise; bahse konu oda arkadaşları tarafından suçtan kurtulmak için sırf cinsel saldırı ile itham edildiği için kendisini öldürmeye teşebbüs eden kişinin serbest bırakıldığını, azmettiriciye savcılık ve okul tarafından hiçbir yaptırım uygulanmadığını, kendisine ise her hafta imza yükümlülüğü verildiğini, okuldan uzaklaştırıldığını söylemesi oldu.
Anlattıklarını şaşkınlık ve üzüntü içinde dinledim. Üstelik kendisine salt Kürt ve Alevi olduğu için yapılan eziyetleri, aşağılamaları SES KAYDINA almıştı. Üniversitedeki yurt müdürüne ses kayıtlarını dinletmiş, yurt müdürü hukukçu olmadığı halde bu ses kayıtlarının usulsüz olduğunu söyleyerek göz ardı etmişti. (Ki bence tereddütsüz şekilde geçerli) Müvekkilim bu ses kayıtlarını almamış olsa mağduriyetini kanıtlaması muhtemelen mümkün olmayacaktı."


Konuya ilişkin Zafer Partisi Ümit Özdağ sosyal medyadan açıklama yaptı.


Özdağ'ın açıklaması şu şekilde:

Koç üniversitesi öğrenci yurdunda meydana gelen olay ile ilgili yandaş medya Zafer Partisi'ne ahlaksız iftiralar ile saldırmaktadır. Olayın şahidi olan Hasan Ege Karanfil'in bana ilettiği mesajı sizler ile paylaşıyorum : "Arda Demir ile ben Hasan Ege Karanfil'in, Feridun Balaban'a karşı ırkçı/ayrımcı/ötekileştirici şekilde saldırıda bulunduğumuz tamamen iftiradan ibarettir. Kavganın nedeni eşcinsel yönelimi olan Feridun Balaban'ın Arda Demir'e cinsel tacizde bulunmasıdır. Feridun Balaban daha öncede başka insanlara cinsel tacizde bulunduğu için Koç Üniversitesi'nde önce odası değiştirilmiştir sonra 1 ay uzaklaştırma almıştır. Ayrıca bizim ırkçı ve mezhepçi bir yaklaşım ile davranmamız da mümkün değildir. Ben Hasan Ege Karanfil Aleviyim, Arda Demir'in ise annesi Kürttür. Koç Üniversitesi gibi bir üniversitede tam burslu okuyan iki öğrenci olarak bizim zaten bu şekilde anlamsız ve dehşet verici bir sebepten dolayı başka bir arkadaşımıza SALDIRMAMIZ akıl mantık sınırlarına uygun bir şey değildir. Kendisi, gerçekleşmiş olan ve bu dilekçede şikayet olarak sunulmuş olan hususlardan kendisini aklamak ve başına gelenlerin sebebini ırkçılık/ayrımcılık olarak göstermek adına böyle kötü niyetli bir yola gitmiştir. HABERLER, FERİDUN BALABAN'IN ŞİKAYETİNDE BİLE BÖYLE ŞEYLER SÖYLEMEMİŞ OLDUĞU HALDE, SANKİ KENDİSİNE IRKÇI SAİKLERLE KÜRT VE ALEVİ OLDUĞU İÇİN SALDIRILMIŞ VE İŞKENCE EDİLMİŞ GİBİ, YALAN İFADELERLE DOLUDUR. BU HABERLERDE Hasan Ege Karanfil'in "ÜTÜ BASTIĞI" , "KEMERLE DÖVDÜĞÜ" GİBİ İFADELER VAR. ÜTÜ BASMAK GİBİ BİR İDDİADA FERİDUN BİLE BULUNMUYOR. KEMERLE DÖVMEK KONUSUNDA DA, FERİDUN'UN DA BEYANI VE SES KAYDINDA GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE SADECE BİR KEZ YUMUŞAK VURUYORUM, BU DA MEŞRU SAVUNMA KAPSAMINDA ZATEN. BU YALAN HABERLER VE HEDEF GÖSTERİLME SONUCU SOSYAL MEDYADA BELİRLİ POLİTİK GRUPLARIN ORGANİZE ETTİĞİ LİNCE MARUZ KALMIŞ DURUMDAYIZ. SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN BİZE VE AİLELERİMİZE YÖNELİK ONLARCA AÇIK ÖLÜM, İŞKENCE, TECAVÜZ TEHDİDİ ALIYORUZ. YERİM VE TÜM KİŞİSEL BİLGİLERİM BİLİNMEKTE, HEDEF GÖSTERİLMEKTEYİM. Ben Hasan Ege Karanfil; %100 burslu Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Psikoloji Bölümleri çift anadal öğrencisiyim. Koç Üniversitesi'nde eğitim görmüş olduğum akademik dönemlerin her birinde Dekanlık Şeref Listesi'ne girmeye hak kazanmış olup aynı zamanda Vehbi Koç Onur Ödülüm de vardır. Eğitim hayatım boyunca hiçbir dersten kalmadım. Okuduğum iki bölümde de hem hocalarım hem arkadaşlarım tarafından sevilen bir öğrenciyim. Daha önce hiçbir disiplin olayına karışmadım ve sicilim temizdir. Feridun Balaban isimli öğrenci, ülkemizdeki çeşitli azınlık grupların mensubu olması hususunu ve bu azınlık grupların ne yazık ki Türkiye'de belirli sosyal çevreler tarafından kötü muameleye ve ayrımcılığa maruz kalıyor olduğu iddialarını kötü niyetli ve gerçekle hiçbir alakası olmayan bir şekilde, kendisini içinde bulunduğu zincirleme cinsel taciz sarmalından çıkarmak ve yaşanan olayların sebebi olarak Alevi-Kürt olmasını gösterip kendini aklamak niyetiyle kurtulmaya çalışmaktadır. Bunu kasten ve bilinçli olarak yapmaktadır. Kendisi bana ve Arda Demir'e karşı, eğer bir gün başına kötü bir olay gelirse veya hukuki bir yargılama sürecinden geçecek olursa; eşcinsel olmasını, Kürt olmasını ve Alevi olmasını sosyal medyada insanların önüne atıp arkasına bu azınlık grupların ve medyanın desteğini alarak kendini aklayabileceğini düşündüğünü anlatmıştır. Şu anda da yapmakta olduğu şey tam olarak budur." Kamuoyunun bilgisine sunarım.

05 Oca 2024 - 09:05 - Asayiş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.