Lahey'de Son Söz Türkiye'nin! 'İsrail'in Yaptıkları Orta Çağ'dan Beter'

Türkiye, Filistin için Lahey'de. Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, İsrail'in Filistin'i işgalinin hukuki neticelerine ilişkin duruşmada sunum yaptı. "Türkiye, Filistin'de yaşananlara kayıtsız kalmayacaktır." diyen Yıldız, "Şu anda Filistinliler, İsrail'in boğucu işgali altında çok zor koşullarda yaşamaktadır. Filistinlilerin yaşam haklarına el konulmuştur. Bu uygulamalar Orta Çağ'dan daha kötüsüne benzetilmektedir." diye konuştu.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) İsrail'in Filistin'i işgalinin hukuki sonuçlarına ilişkin duruşmada yaptığı konuşmada, "İsrail-Filistin çatışması 7 Ekim'de başlamadı. Bu çatışma bir önceki yüzyıla uzanmaktadır. Barışın önündeki engel açıktır. İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalinin derinleşmesi, iki devletli çözümünün uygulanmaması, yan yana iki devlet çözümünün hayata geçirilmemesidir" dedi.

Yıldız, "İsrail'in son dönemdeki yapmış olduğu eylemler, Doğu Kudüs dahil olmak üzere İsrail işgali altındaki Filistin topraklarının statüsünü değiştirmeyi amaçlamaktadır ve koşulsuz olarak kabul edilemezdir" dedi.


Yıldız'ın sunumundan öne çıkanlar şöyle:

"Türkiye, Filistin'de yaşananlara kayıtsız kalmayacaktır.


Filistinlilerin yaşam alanlarına engel konulmuştur.

Şu anda Filistinliler, İsrail'in boğucu işgali altında çok zor koşullarda yaşamaktadır. Filistinlilerin yaşam haklarına el konulmuştur. Bu uygulamalar Orta Çağ'dan daha kötüsüne benzetilmektedir.

İsrail'in son dönemdeki yapmış olduğu eylemler, Doğu Kudüs dahil olmak üzere İsrail işgali altındaki Filistin topraklarının statüsünü değiştirmeyi amaçlamaktadır ve koşulsuz olarak kabul edilemezdir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi şu ana kadar Gazze konusunda başarısız olmuştur.

İsrail, hukuk dışı tek taraflı eylemlerine devam etmiş ve BM kararlarını hiçe saymıştır. İki devlet vizyonunu tehlikeye atmıştır.


İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarına yönelik herhangi bir eylemi, uluslararası hukukun ihlali anlamına gelecektir. O nedenle geçersizdir.

BMGK 1980 yılında 478 sayılı kararıyla İsrail'in atmış olduğu bu adımların uluslararası hukukun ihlali olduğuna karar vermiştir. Bu bağlamda İsrail'in atmış olduğu adımların Kudüs şehrinin statüsünün değiştirilmesine yönelik olduğunu ve bu noktada bir ihlal olduğunu ortaya koymuştur.

Türkiye, İsrail'in Harem-i Şerif'teki hukuk dışı eylemlerini kabul etmemektedir. Harem-i Şerif'in statüsü ihlal edilmektedir.

Adaletsizlik ve çifte standardın devam etmesi, on yıllardır bölge halklarından tepki görmektedir. Bu ihlaller ve bunlardan sorumlu olanlar mutlaka hukuk önünde hesap vermelidir. Aksi halde bunlar dünyanın farklı yerlerinde tekrarlanacaktır."

26 Şub 2024 - 13:18 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.