1. YAZARLAR

  2. Şahin Ali Şen

  3. Hak Merkezli Eğitim...
Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen
Yazarın Tüm Yazıları >

Hak Merkezli Eğitim...

A+A-

Eğitimde orta kalite tuzağından birkaç teknik ve mekanik modeller ortaya koyarak, matematiksel denklemler içeren formüller geliştirerek çıkamayız. Geniş kapsamlı araştırmalar ve derinlikli tartışmalar yaparak sorunların köklerine kadar inerek kalıcı çözümler bulmak durumundayız. Formel(örgün ve yaygın) informel(hayat boyu öğrenme) eğitim sistemimizin en önemli iki hedefi bilgi üreten, üretilmiş bilgiyi tatbik edebilen, yaptığı işi geliştirme becerisine sahip yüksek nitelikli meslek adamı ile hakkaniyetli, erdemli, adaletli, ahlaklı ve vicdanlı bir kâmil insan yetiştirmektir.

Bu yazıda daha çok eğitim ile hak kavramı ilişkisi üzerinde durarak eğitimin kâmil insan yetiştirme boyutunu tartışacağız. Maarifimiz ve Geleceğimiz kitabının yazarı Memiş OKUYUCU ile eğitim yoluyla hak bilincinin oluşturulmasını birkaç defa tartıştık.Konunun eğitim ve toplum gündeminde de tartışılmasının faydalı olacağı görüşüne vardık.Eğitim ile hak kavramı ilişkisinin sağlıklı  bir şekilde kurulmasına katkı yapmak, tartışmaya kamuoyunu da dahil etmek için yazma sözü vermiştim. İşte  bu yazıyla hem bir dostuma verdiğim sözü tutmuş oluyorum hem de eğitim yoluyla hak bilinci oluşturmaktan ne anladığımı yazmış oluyorum.

Zihinsel tartışmamıza hak nedir sorusuyla başlayalım.Birçok sözlüğü karıştırdığınızda, hak kavramının adalet-hukuk, gerçeğe uygunluk-doğruluk, emeğin karşılığı gibi kavramlarla izah edildiğini görüyoruz.Hak temelli eğitimle hedefimiz adil, gerçeğe uygun davranan, her koşulda doğruluktan ayrılmayan, hak bilinci gelişmiş kâmil insan tipini inşa ve ihya etmektir. İstiyoruz ki, örgün, yaygın ve hayat boyu öğrenme süreçlerinin sonunda hakkı bilen, hakkını bilen, haddini bilen, hak yemeyen, hakkını yedirmeyen, haklıyı-haksızı ayırt edebilen, hakkaniyet çizgisinde hareket eden, haklıdan yana taraf olan, haksızın karşısında durabilen adil ve şahsiyet sahibi bir insan modeli ortaya çıksın. Bu karakterdeki bireylerin oluşturacağı cemiyet huzur, barış ve sevgi toplumu olacaktır.

Hak bilinci yüksek şahsiyet sahibi bir neslin yetiştirilmesinde, eğitimi karakter inşası olarak gören İsyan Ahlakı, Yarınki Türkiye, İslam ve İnsan, İradenin Davası, Ahlak Nizamı, Kültür ve Medeniyet, Türkiye’nin Maarif Davası ve Ahlak gibi çok sayıda değerli eserleri bulunan Nurettin TOPÇU  başta olmak üzere değerli münevverlerimizin tekliflerine kulak vermeliyiz.Toplum olarak hak bilincimizin istenilen düzeyde gelişmediğinden hepimiz şikâyetçiyiz. Biz başkalarından başkaları ise bizden sitemkâr.Merhum Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN’ın, önce ahlak ve maneviyat vurgusunun siyaseten söylenmiş bir söz olmadığını hepimiz yaşayarak deneyimliyoruz.Ali Fuat BAŞGİL’in Gençlerle Başbaşa’daki uyarılarını hayata geçirebilseydik, bugün daha iyi bir noktada olabilirdik belki. Münevverlerden yararlanmaktan kastımda budur işte. O zaman bulunduğu makamın hakkını fazlasıyla ödeyen, çalıştırdığı işçinin hakkını alın teri kurumadan tam olarak veren, elinden dilinden kimsenin zarar görmediği hak ve hakikat ehlibir nesil ortaya çıkar.

Bir insanda hak hukuk bilincinin gelişmesiyle gelişmemesi arasındaki farkı birkaç basit görünen ancak toplumsal etkileri çok önemli örneklerle açıklayalım. Güncel bir konu koronavirüs salgını.Bir kişi kendisinde koronavirüs riski olduğunu bildiği halde hastaneye başvurmuyor ya da kendini karantina altına almıyor.Almadığı içinde onlarca akrabasına dostuna, iş arkadaşına koronavirüs bulaştırıyor. Bu insanlardan bazıları ölüyor, bazıları ağır bir hastalık süreci geçiriyor.Burada  hukuki bir sorun görünmeyebilir ancak ahlaki ve vicdanı bir sorun var, kul hakkı var.Bilmeyerek de olsa ihmal yüzünden insanların ölümüne neden olma var.Bizim medeniyetimizin bu noktadaki hükmü açıktır: Bir insanın haksız yere ölümüne neden olmak bütün insanlığının ölümüne neden olmak gibidir.Koronavirüs ile bir kez daha nükseden aç gözlülüğümüze ne demeli. İhtiyacımız olmadığı halde gıda stoklama, toplumun zor durumundan yararlanarak acil ihtiyaç olan malların fiyatlarına fahiş zam yapma, sahte temizlik ürünleri üretme...Bunların hepsi hak bilincimizin yeterli düzeyde olmadığını göstermiyor mu?

Hak bilincinin gelişmemesinin ne kadar ağır toplumsal zararları olduğuna  çarpıcı bir örnek daha vereceğim. Arabanızın egzozu bozuk. Arabanızın bozuk egzozunu tamir ettirmediğiniz sürece doğaya daha fazla karbondioksit ve karbonmonoksit yayıyor.Birçok kişinin aynı duyarsızlık içinde olduğunu düşünün.Kanser, astım ve koah hastaları bu zehirli gazlardan doğrudan etkileniyor.Hamile kadınlar, çocuklar ve yaşlılar hülasa toplumun tamamı sizin bu ihmalinizin bedelini sağlığıyla ödüyor. Bu kul hakkı değil mi?Bu insanların canı ve sağlığını hiçe saymak değil mi?

Bugün sosyal medya hak kavramına dikkat edilmeyen en büyük mecralardan biri haline gelmiştir. İnsanların masumiyet karinesi hiçe sayılabiliyor. Lekelenmeme hakları ihlal ediliyor. İnsanların kişilik haklarına yönelik on binlerce yalan, iftira ve karalama içerikler oluşturulup paylaşılıyor. Bu içerikleri üretenlerin hak bilincinin olduğunu söyleyebilir miyiz? Söyleyemeyiz.

Sonuç olarak, toplumun hak bilinci ortada. Bu durumda yapacağımız şey çıktısı kâmil insan ve iyi vatandaş olan hak merkezli bir eğitim sistemini büyük bir titizlikle hayata geçirmektir. Artık gerçeklerle yüzleşmeliyiz. Hak bilinci noktasında iyi durumda değiliz. Koronavirüs nedeniyle ortaya çıkan eğitim açığını telafi eğitimle kapatacağız diyoruz.Yılların birikmiş hak bilinci eksikliğimizi de hak merkezli eğitim modeliyle telafi etmeliyiz.Artık kul hakkı yemekten vicdanı sızlamayan bir nesil yerine, hiç kimsenin görmediği bir ortamda bile kendisine ait olmayan bir şeye el uzatmayan kamil bir nesil için canla başla çalışmalıyız.Nereden başlayalım derseniz? Hazreti Ali Din adalettir der. Yine 600 yıl ayakta kalan Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi Devletin mayası adalettir tespitini yapar. Adaleti inşa ederek başlayalım derim. Saygılarımla….

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.