1. YAZARLAR

  2. Vedat Uzuner

  3. Haydi Seçime!
Vedat Uzuner

Vedat Uzuner

Vedat Uzuner
Yazarın Tüm Yazıları >

Haydi Seçime!

A+A-

Normal zamanlamanın bir buçuk yıl öncesinde seçime gidiyoruz.

Sayın Bahçeli daha önceki yıllarda da böyle bir seçim çağrısı yapmış ve Ak Partili yıllar başlamıştı.

Yine Bahçeli ve yine bir erken seçim çıkışı.

Hayır olur inşallah.

Bu seçimle artık başbakanlık kurumu da, kavramı da tarihe karışacak.

Türkiye tek başına Türkiye değil.

Türkiye, bağımsızlık mücadelesi veren bütün dünya halklarının öncüsü, yöncüsü, pusulası.

Alparslan’dan Ertuğrul’dan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten beri.

Türkiye ezilen halkların hamisi, kurtarıcısı ve bu halkların imdat çağrısına cevap verecek tek ülke.

Türkiye, kapıda kalmışların, ıslananların, üşüyenlerin, ağlayanların şefkat elinin değeceği tek ülke, muhacirlerin ensarı.

Bu yüzden Türkiye hedefte.

Bu yüzden Türkiye güçlü olmalı.

Çift başlı bir yönetim sistemi güçlü Türkiye için engel.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle çift başlılık ortadan kalkmış olacak.

Koalisyonlar, pazarlıklar, transferler ortadan kalkacak.

Bu seçimle ortadan kalkmasını dilediğim bir şey daha var.

Bunu Ak Parti’den, CHP’ye MHP’den Büyük Birliğe, Saadet’e kadar bütün siyasilerden talep ediyorum.

Gelin bu seçimde propaganda için televizyonları ve sosyal medyayı kullanalım.

Bangır bangır bağıran arabaları sokakların en ücra köşelerine kadar sokmayalım.

Ders çalışan öğrencilerin, öğretmenlerin, akademisyenlerin, kariyeri için ter döken kamu çalışanlarının dikkatlerini dağıtmayalım.

İnim inim inlemelerinin arasında bir nefeslik uykuya ihtiyacı olan hastaları rahatsız etmeyelim.

Uykuyla büyüyerek geleceğimizin teminatı olacak bebelerimizi tatlı uykularından uyandırmayalım.

Gürültü kirliliğinden kaçınalım.

Seçim kampanyalarımızı tercihe göre takip edilecek alanlardan yapmak suretiyle vatandaşlarımıza bir seçim hakkı daha tanıyalım.

Ağaçların dallarına, elektrik direklerine, köprülere, duvarlara, sokaklara parti bayrakları, flamalar ve seçim ilanları asmayalım ya da yapıştırmayalım.

Bütün siyasi partiler böyle bir karar alırlar ve buna uyarlarsa yine şartlar herkes için eşit olmaz mı?

Ya da Yüksek Seçim Kurulu böyle bir karar alamaz mı?

Bu şekilde hem çevre ve gürültü kirliliğinin önüne geçilmiş hem de büyük bir savurganlık önlenmiş olur.

Elde kalacak kaynak da yine ülke için değerlendirilmiş olur.

Ne dersiniz?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.