İmamlar Cami Derneklerinin Tutumundan Rahatsız

İmamlar Cami Derneklerinin Tutumundan Rahatsız

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Ali Güldemir, bazı cami yaptırma derneği yönetimlerinin imamlara baskı ve mobbing uyguladığını belirterek, "Cami yaptırma dernekleriyle ilgili mevzuata 'Dernek, imamın görevine müdahale edemez' şeklinde bir müeyyide...

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Ali Güldemir bazı cami yaptırma derneği yönetimlerinin imam hatip ve müezzinler üzerinde baskı ve yıldırma politikaları ile mobbing uyguladığına dikkati çekerek “Cami dernekleri imamların amiri değildir. Bu derneklerle ilgili yasal sınırlar net olarak belirlenmelidir” dedi.

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Ali Güldemir, bazı cami yaptırma derneği yönetimlerinin imamlara baskı ve mobbing uyguladığını belirterek, "Cami yaptırma dernekleriyle ilgili mevzuata 'Dernek, imamın görevine müdahale edemez' şeklinde bir müeyyide getirilerek cami derneklerinin imamlar üzerindeki amirane tavırlarına son verilmesi gerektiğini söyledi.

Güldemir, konuyla ilgili yaptığı açıklamada bazı cami yaptırma derneği yönetimlerinin, camilerde görevli imam hatip ve müezzinlerden kendilerinin keyfi isteklerini yerine getirmelerini beklediğini belirterek, bu istekler yerine gelmediği takdirde din görevlileri açısından sıkıntılı bir sürecin başlayabildiğine dikkati çekti. Böyle bir tablonun oluşmasında cami yaptırma derneği yönetimlerinin kendilerini "caminin sahibi" olarak görmesinin etkili olduğunu belirten Güldemir, şöyle konuştu:

"Camilerin hizmete açılması safhasına kadar büyük gayret ve özveride bulunan dernekler, camiler hizmete açıldıktan sonra caminin işleyişine karışmamalı, sadece bakım ve onarım işleriyle ilgilenmeli. Hepsi için söylemiyoruz ama bazı cami yaptırma dernek yönetimleri kendilerini imamların 'işvereni' gibi görüyor, imamdan kendilerine itaat etmelerini bekliyor, imamın yıllık izninden caminin lambasına kadar her şeye karışıyor.

Elbette cami derneklerinin din hizmetlerine yaptıkları katkıların farkındayız ve takdir ediyoruz. Hepimizin bildiği gibi, camiler ve Kur’an Kursları etrafında oluşan vakıf ve dernekler, maddî kaynaklarını dinî kurumların isimlerini kullanarak elde ederler. Ancak, çok düzgün hizmet verenlerin yanında kimi vakıf ve dernekler, sahip oldukları imkânları maalesef dinî kurumları ve din görevlilerini yönetmek için kullanmaya kalkışmaktadır.

"Lojmanların Kullanımı Diyanet’e Verilmeli"

Güldemir, bazı cami yaptırma derneklerinin imamların kullandığı lojmanları, imamlara karşı baskı ve yıldırma unsuru olarak kullandığını belirterek, "Cami Dernekleri camiyi yaptırırken vatandaşlardan topladıkları paralarla lojmanı da yaptırıyor. Cami Derneği tüzüğüne göre farklılıklar gösteren kullanım hakkı çoğu zaman derneğe ait olduğu için imamdan lojman için yüksek kira talep edilebiliyor. Ya da imamın lojmandan çıkması istene biliyor. Buna fırsat vermemek için lojmanların kullanımının 49 yıllığına Diyanet İşleri Başkanlığına verilmesi sorunu giderecektir kanaatindeyiz. Cami yaptırma dernekleriyle ilgili mevzuata 'Dernek, imamın görevine müdahale edemez' şeklinde bir müeyyide getirilmeli. Bu sağlanırsa, bugün birçok din görevlilerimizin yaşadığı mobbinge neden olan şartlar da ortadan kaldırılmış olur." İfadelerine yer verdi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.