1. YAZARLAR

  2. Abdurrahman Sorgun

  3. İnanmak, Yaşamak Ve Adanmak
Abdurrahman Sorgun

Abdurrahman Sorgun

Abdurrahman Sorgun
Yazarın Tüm Yazıları >

İnanmak, Yaşamak Ve Adanmak

A+A-

ABD Başkanı Donald TRUMP'ın uluslarası hukuku çiğneyerek verdiği Kudüs kararının BM Genel Kurulu'nda 9'a karşı 128 oyla reddedilmesi ABD ve diğer terör sevici barbar ülkelerin adeta ensesine tokat gibi indi. Şimdilik bu karar sevindirici. Lâkin biz Müslümanlar için mücadele ve imtihan bitmiş değil elbet ve buradan çıkaracağımız bir Çok ders var. Türkiye'nin öncülüğünde devam eden İslâm ülkelerinin birlik, beraberlik ve kardeşliğinin giderek artmasını ümit ediyorum.

Muhterem pederiminde aralarında bulunduğu yakinen tanıdığım birtakım Vakıf ve STK temsilcileri Filistin halkına destek amacıyla üç günlük bir ziyaret gerçekleştirdiler. Kendilerinden bu ziyareti uzun uzun dinleme fırsatım oldu. Filistin'deki Müslümanların bu ziyaretten çok memnun olduğunu, ayrıca Türkiye halkı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yanlarında olduğu için sürekli dua ettiklerini söyledi. Babamın anlattıkları beni çok duygulandırdı. Anlattıklarının içinde ders çıkarmamız ve ibret almamız gereken şu mesele beni çok etkiledi;

Tel Aviv'de büyükçe bir okul var ve bu okulda eğitim öğretim işini büyük coşku ve azimle yapan, kendini davasına adamış Hahamlar ders veriyor. Acı verici durum bu okulun öğrencilerinin % 80 Müslüman olması. Neden böyle diye sorduğumda aldığım cevap manidar;

Kendini davasına adamış bu Hahamların ve okulun eğitim seviye kalitesinin çok yüksek olması.

Allah Azze ve Celle'nin Rahman ve Rahim sıfatı var. Rahim sıfatı Ahirette tüm Müminlere merhamet eden ve onlara amellerinin karşılığını veren demektir. Rahman sıfatının anlamı ise Müslim-Gayrimüslim, iyi-kötü kim olursa olsun çalıştığının karşılığını eksiksiz veren manasına gelmektedir. Nitekim Rabbimiz  Necm Suresi 39. Ayette '' İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır '' buyurarak bize apaçık şekilde bildirmiştir. O halde bize düşen ağzımızı her açtığımızda başta İsrail olmak üzere diğer zalim ülkelere küfretmek, onlarla en ufak bir problemde harp çağrıları yapmak değildir.

Unutmamalı ki Babamın ifadelerinden verdiğim bu örnekte de olduğu ve Sevgili, Peygamberimizin buyurduğu gibi asıl fetih gönüllerin fethidir. Yani biz Müslümanlar olarak önce dinimizi iyi öğreneceğiz, yaşayacağız ve etrafımıza da anlatacağız. Ayrıca her ne iş yaparsak yapalım en güzel şekilde hileye kaçmadan yapmaya gayret göstereceğiz.

Bizim ticaretimiz, aile yaşamımız, devlet yönetimimiz, konuşmamız, yeme ve içmemiz kısacası her davranışımız en güzel olmalı ki tarihte olduğumuz gibi tüm dünyaya rol model olabilelim.

Hazreti Ömer radıyallahuanh Efendimiz Kudüs'ü Fethettiğinde bir Rahip hıçkıra hıçkıra ağlamaktadır. Kendisine neden ağladığı sorulduğunda ise şu cevabı verir; '' Kudüs'ü kaybettiğimiz için değil ağlamam. Lâkin Halife Ömer öyle bir adaletle yönetiyor ki bu toprakların bir daha asla bizim olmayacağı için korkarım'' der.

Netice itibariyle birey olarak silkelenmeli, kendimize ve özümüze dönmeliyiz. Çünkü inandığımız gibi yaşamazsak, yaşadığımız gibi inanırız.

                                                                         Selâm ve dua ile

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum