1. YAZARLAR

  2. Fahrettin Yokuş

  3. İnsan Şahsiyetinin Bir Parçası Olarak Emek
Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş

Fahrettin Yokuş
Yazarın Tüm Yazıları >

İnsan Şahsiyetinin Bir Parçası Olarak Emek

A+A-

Türk Milliyetçileri, insan şahsiyetine en büyük saygıyı duyar. Emek, insan şahsiyetinin bir parçası, yapıcı bir unsurdur. Emeğe saygı duymayan, emeği korumayan bir görüş, insana da saygı duyamaz. Üretici, değer yaratıcı tek varlık, emektir.

 

Bugün yeryüzünde uygulanmakta olan bazı sistemler, emeği bir mal, bir eşya olarak görür. Bu sistemlerin emeğe verdikleri değer, bir mal, bir eşyaya verilen değerden farklı değildir. Emeği bir mal, bir eşya olarak gören sistemler bilhassa Kapitalist ve Marksist (komünist) sistemlerdir.

 

Emek, insan şahsiyetinin bir parçası olduğuna göre, emeği eşya olarak nitelemek, insanı eşyalaştırmak demektir. Kapitalist ve komünist sistemlerde emek sahibi olan işçi, düşünen, yaratan, yeni değerler üreten bir insan olarak değil, bir eşya, bir makine olarak görülür. Her mal ve makinada olduğu gibi işçide de aranan daha fazla çalışmak, daha fazla üretmektir. Nasıl, faydasız hale gelen bir mal atılır, bir kenara bırakılırsa, bu sistemler de çalışamaz, üretemez hale gelen işçi de atılır, bir kenarda kendi kaderine bırakılır. İşçi, bir insan, emek, insan şahsiyetinin bir parçası olarak kabul edilmediği için insana saygı duyulamaz.

 

Emek, üretim faaliyetinin en kutsal unsurudur, sermaye ile emek, üretimi meydana getirir. Ancak, gerçek bu olmasına rağmen uygulamada, sermaye daima emeği sömürür. Uygulanan sitem, özel mülkiyet düzeninin hakim olduğu kapitalist sistem olsun, ister devlet mülkiyeti sisteminin hakim olduğu komünist sistem olsun, emek üvey evlat muamelesi görmekte, sömürülmektedir.  Oysa, emeksiz sermaye hiçbir üretimde bulunamaz.

 

Bizim davamız, her türlü sömürü düzenine karşıdır. Sermayenin emeği sömürmediği, sermaye ve emeği milli menfaatler içinde dengeleyen bir düzen taraftarıyız. Bizim programımızda emek ve sermaye birbirini yok eden, birbiriyle mücadele eden iki düşman unsur olarak değil, birbirini tamamlayan iki kardeş olarak ele alınmakta, düzenlenmektedir. Emeği sermayeye, sermayeyi emeğe boğazlatan, soyduran, sahte, sınıfçı, bölücü sistemlere inanmıyoruz. İnanç ve görüşümüz, emek-sermaye barışıdır. Milli kalkınmamızın, ekonomik gelişmemizin hızla, dengeli ve adil bir şekilde olabilmesi ancak EMEK-SERMAYE BÜTÜNLEŞMESİYLE MÜMKÜNDÜR.

 

*Bu yazı merhum Alparslan Türkeş’in “9 Işık ve Türkiye” adlı kitabından alınmıştır. (Baskı: Kervan Yayınları, 1976 İstanbul)

 

Günümüzdeki emek sömürüsüne karşı, insan ve emeğin değerini anlatması bakımından, oldukça doğru düşünceler ifade etmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.