1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. İş ilanındaki 'tesettürlü olmayan' ifadesine tepki
İş ilanındaki 'tesettürlü olmayan' ifadesine tepki

İş ilanındaki 'tesettürlü olmayan' ifadesine tepki

Bir kariyer sitesine "İlhan Gülmez Mali Müşavirlik Bürosu" adına verilen iş ilanında, aranan bayan adaylar için "tesettürlü olmayan" ifadesinin kullanılması tepkilere yol açtı

A+A-

Bir kariyer sitesine "İlhan Gülmez Mali Müşavirlik Bürosu" adına verilen iş ilanında, aranan bayan adaylariçin "tesettürlü olmayan" ifadesinin kullanılması tepkilere neden oldu.

Büro ismiyle bir kariyer sitesine "Yetiştirilmek Üzere Muhasebe Elemanı" şeklinde ilan verildi.

İlanda, aranan bayan adaylar için "tesettürlü olmayan" ifadesinin yer alması, vatandaşların tepkisine yol açtı.

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Yücel Akdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sosyal medyaya intikal eden ve tepkiyle karşılaşılan durumla ilgili odalarının gerekli hassasiyeti gösterdiğini belirtti.

Akdemir, "Odamız kurulduğu günden bu güne kadar her türlü ötekileştirmenin karşısında olmuştur. Mesleğimize yakışmayan bu tip anlayışları tasvip etmemiz mümkün değildir. Bu anlayışı şiddetle kınıyoruz. Gerekli çalışmaların yapılmasına ilişkin sürecimizi başlatmış olup, konunun takipçisi olduğumuzu kamuoyuna bildirmek isteriz." dedi.

- "Eşitlik ilkesine açıkça aykırılık içermektedir"

Hukukçular Derneği Genel Başkanı Avukat Cavit Tatlı da, "tesettürlü olmayan" ibaresi kullanılarak, kişileri ötekileştirmenin hiçbir meşru yanının bulunmadığını söyledi.

Toplumun belli hassasiyetlerinin olduğunu dile getiren Tatlı, şunları kaydetti:

"Toplumun temel dinamiklerini oluşturan din, dil, ırk ve engel durumu gibi hususlar, vatandaşların çok hassas olduğu ve kesinlikle üzerine gidilmemesi gereken hususlardır. Bu değerleri gerekçe göstererek kişileri diğerlerinden ayırmak, toplum içerisinde faşist bir yaklaşımın oluşmasına neden olup nefret algısını oluşturacak ve yalnızca toplumsal düzeni bozmaya yarayacaktır. Kaldı ki verilen iş ilanında aranan bir kriter olarak 'tesettürlü olmama'nın gösterilmesi hem Anayasanın 10. maddesinde bulunan eşitlik ilkesine hem 6701 Sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu'nun ayrımcılığı yasaklayan 3. maddesine hem İş Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen eşit işlem ilkesine hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 14. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine açıkça aykırılık içermektedir."

Olayın, Türk Ceza Kanunu'nun Nefret ve Ayrımcılık başlıklı 122. maddesini de akıllara getirdiğini dile getiren Tatlı, "Anılan maddenin 1. bendinin c fıkrası 'Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; bir kişinin işe alınmasını engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.' şeklinde düzenlenmiştir. Bahsi geçen haberin ise TCK'da tanımlanan bu suçun unsurlarını oluşturmamasının tek nedeni 'bir kişiye yöneltilmemiş' olmasıdır. Demek ki bir iş ilanında 'tesettürlü olmama' gibi bir nitelik aramanın bir adım ötesi açıkça ceza kanunlarına aykırılık içerecek bir davranış olup bu kişinin cezalandırılmasını gerektirecektir. Bu nedenle ilanın hiçbir hukuki ve meşru yanı olmadığının ve ayrımcılığın her türlüsünün topluma yalnızca zarar vereceğinin bilinmesini isteriz." değerlendirmesinde bulundu.

- "Açıkça suç içeren bir eylemdir"

Türkiye Hukuk Platformu Genel Sekreteri Ahmet Akcan, firmanın aradığı koşulun insan hakları ihlali ve ceza hukuku alanlarında önemli ihlaller ortaya çıkaran ayrımcı bir ifade olduğunu belirtti.

Akcan, ilanda kişisel bir tercihmiş gibi görünen "tesettürlü olmama" koşulunun, insan hakları ve ceza hukuku alanlarında oldukça önemli ihlaller ortaya çıkaran ve toplumumuzu ayrıştırma niteliği olan bir ifade olduğunu dile getirdi.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9, 10, 14 ve 17. maddeleri, Anayasa'nın 10, 12, 14, 24, 25 ve 26. maddeleri ile TCK'nın nefret ve ayrımcılığa ceza öngören 122. maddesinin açıkça ihlal edildiğini ifade eden Akcan, "Konuya ilişkin normatif metinlere bakıldığında, bu ilanda geçen başörtüsü yasağı; din ve vicdan özgürlüğü yanında ifade özgürlüğünü kısıtlamakta, ayrımcılık yapmakta ve temel bu hakların kötüye kullanılması sonucunu doğurmaktadır. Ayrıca TCK anlamında açıkça suç içeren bir eylemdir." diye konuştu.

- "İlan, zihinlerde devam eden ayrımcılığın dışa vurumu"

Kadın ve Demokrasi Derneği'den (KADEM) yapılan açıklamada ise ilanın, zihinlerde devam eden ayrımcılığın dışa vurumu olduğu vurgulandı.

Açıklamada, "Maalesef, kurumsal düzeyde gizli ya da aşikar olarak devam eden siyasi-felsefi görüş, inanç, cinsiyet gibi konularda bireylerin karşılaştıkları hoşgörüsüz ve ön yargılı tutumlar halen devam etmektedir. Bu tutumların her türlüsü ayrımcılık suçudur ve kabul edilemez." denildi.

Öte yandan AA muhabirinin ulaştığı İlhan Gülmez Mali Müşavirlik Bürosu yetkilileri konu hakkında konuşmayacaklarını belirtti.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.