DÜŞÜNÜYORSAM VARIM HİSSEDEBİLİYORSAM İNSANIM.

DÜŞÜNÜYORSAM VARIM 
HİSSEDEBİLİYORSAM İNSANIM.

Dünyada yaşayan bir çok canlı içinde İNSAN ,üstün özellikleri ile diğer canlılardan ayrılır.
Peki insanı diğer varlıklardan üstün kılan nedir? 
Tabi ki  DÜŞÜNME ve HİSSETME kabiliyeti... 

Düşünce ile hayatı sorgulayan insan, hisleri ve duygularıyla da hayatı anlamlandırır.
İnsanı insan yapan özellik de  “duyma”sıdır.

Duyma; kulağın işitmesi değil, kalbin sızlayabilmesi hâlidir.
Ve İnsan ancak duyabildiği kadar insanidir.

Her insan duyar ama duyarlı olamaz. 

DUYARLILIK;
Bireyin karşı tarafa göstermiş olduğu inceliktir.
Etrafında olup bitene kayıtsız kalmayıp, olaylar karşısında tavrını koyabilmektir, 

DUYARLILIK;
Sorumluluk sahibi olmak demektir. 
Aynı zamanda hassasiyettir.
Neden ve niçin sorularını sorabilmektir

Bütün bu durumlar, 
İNSAN OLMANIN, 
temel gerekliliklerindendir.

"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın'  fikri ne kadar tehlikeli ne kadar insan olmaktan uzak..

Bencillik ve umursamazlık da tavan yapmış bu düşünce asla erdem sahibi insanların zihninde yer alamaz.

Başkalarının yerine kendini koyan yani empati yapabilen kimse , nemelâzımcı olmaz, ,-adam sen de- deyip geçip gitmez.
Ve görmezlikten geldiği o yılanın gün gelip kendisini sokacağını da bilir"
....

İnsan insanın kurdudur” felsefesinden beslenen kültür, ben merkezli bir anlayışı beraberinde getirir ve duyguları kısırlaştırmak yoluyla özümüzden koparır.
Bizi bizden koparır.

Oysa insan insanın yurdudur, sığınağıdır.
Derdine derman, haline ayan olandır.
Acısını , sevincini paylaşandır .
'Bana ne", "Aman be" lerden uzak, 
duyarsız olmayandır.

Duyarsızlar, bir nevi insanî ölülerdir, 
Ve insan şu hayatta iki türlü ölür;
Ya bildiğimiz şekilde bu dünyadan ayrılarak ya da olaylar karşısındaki duyarlılığını yitirerek.

Öyle "insanımsı ' lar var ki:
" Dünya yansa koyunun umrunda değil..
 O sadece kendi otunu yemeye bakar..." cinsinden.

Bu bencillik, nemelâzımcılık ve vurdumduymazlık gibi arızi davranış kalıplarının, ne inancımızla ne de kültürümüzle bağdaşır bir tarafı yok.

En üst perdeden bir uyarı ile:
"Sizden biriniz kendisi için istediğini, mümin kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz." (Buhari ) 
Hadisi şerifleri, iliklerimize kadar işlemedikçe ve bu halle hemhal olmadıkça kalıpta insan olmaktan öteye gidilmez.
.....

Ne zaman gözyaşını silmeye bir el uzanır..
Ne zaman ki yarana bir el merhem sürer..
Ne zaman ağzına bir lokma uzatılır...
Ne zaman ki senin ayağına batan dikenden başkaları “Ah” der..

İşte o zaman İslâmiyet ahlâkını cemiyetçe yaşadığımızın ve insan olmanın kaygısını taşıdığımızın vaktidir.

O zamana niyetle 
Bir adımız, 
bir adımımız olsun şu alem de,  
VE ötelerde bize şahit olsun ....

   Ya Ayak izi bırakalım ardımızda
   Ya da Yürek izi dokunduklarımızda

VESSELAM

Önceki ve Sonraki Yazılar