1. HABERLER

  2. MEMUR HABER

  3. MEMURLAR

  4. Kaymakamlar neden tek bir kaynaktan besleniyor?
Kaymakamlar neden tek bir kaynaktan besleniyor?

Kaymakamlar neden tek bir kaynaktan besleniyor?

Parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş sürecinde bazı değişiklikler yapılması kaçınılmazdır. Hatta bazı değişiklilerin yapılması için sistem değişikliğine de gerek olmadığını ifade etmek isteriz. Bu yazımızda kaymakamların atanmaları...

A+A-

Öncelikle hiçbir kaymakam veya vali ile ilgili bir sorunum olmadığını ve her birinin de saygın insanlar olduğunu varsayarak yazıma başlamak istiyorum. Amacımın hiçbir meslek mensubunu yermek veya övmek olmadığını belirtmek isterim. Zaman içerisinde birçok değişikliğe uğrasa da kaymakamlık idari sistem içerisinde Osmanlı'dan beri vardır ve her zaman önemli bir mevki olarak görev icra etmiştir. Seçilmişler yanında zaman zaman fonksiyonları zayıflamış gibi görünse de hala da önemini korumaktadır. Hatta hiyerarşik olarak seçilmişlerin çok önündedir.

Kaymakam kimdir?

Kaymakam 5442 sayılı Kanun'a göre, ilçe genel idaresinin başı ve icracısıdır. Kaymakam, ilçede hükümetin temsilcisidir. İlçenin genel idaresinden kaymakam sorumludur. Bakanlıkların kuruluş kanunlarına göre ilçede lüzumu kadar teşkilatı bulunur. Bu teşkilat (Dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve askeri teşkilat hariç) kaymakamın emri altındadır. Görüleceği üzere, kaymakam ilçelerin en üst kamu görevlisidir. Hemen hemen sorumluluğu altında olmayan konu yok gibidir. Yani tarımdan bayındırlığa, eğitimden sağlığa, sosyal güvenlikten gençliğe kadar sorumluluğunda olmayan hiçbir konu yok gibidir. Bu kadar büyük yetkilere sahip bir yöneticinin seçimi oldukça önemlidir.

Kaymakamlar nasıl atanırlar, görev ve yetkileri nelerdir?

Kaymakamlar, İçişleri Bakanlığı Müdürler Encümeni'nin intihabı ve İçişleri Bakanı'nın tasvibi üzerine müşterek karar ve Cumhurbaşkanı'nın tasdikiyle tayin olunmaktadırlar. Ayrıca, kaymakam adaylarının 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'ndaki şartları taşımaları gerekmektedir. Kaymakam adayı olabilmek için; 1- Üniversitelerin Siyasal Bilgiler, Hukuk, İktisat, İşletme, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ile bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki en az dört yıl süreli fakültelerden mezun olmak. 2- 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2 ve 2/A ile 657 sayılı DMK'nın 48/A maddelerinde yer alan şartları haiz olmak. 3- 35 yaşını doldurmamış olmak ve açılan kaymakam adaylığı sınavından başarılı olmak gerekmektedir.

Yine, 1700 sayılı Kanun'a göre, kaymakam adayı olarak tayin olunanlardan, altı ay adaylık süresi sonunda valilerce ehliyeti tasdik edilenler asil olarak maiyet memurluğuna tayin olunurlar ve maiyet memurluğunda bir buçuk yıllık kaymakamlık stajına ve bundan sonra da azami altı aylık kaymakamlık kursuna tabi tutulurlar. 1700 sayılı Kanun 1930 tarihinde yürürlüğe girmiş ve zaman içerisinde değişiklik olsa da mantığında değişiklik olmamıştır. Yani 88 yıllık bir kanunla yönetim sergilenip de bundan başarılı sonuç beklemek her halde akla ziyan olsa gerektir.

5442 sayılı Kanun'un kaymakamların hukuki durumları, görev ve yetkilerinin düzenlendiği 31'inci maddesinde detaylı bir şekilde görev ve yetkileri sıralanmıştır. Ayrıca diğer maddelerde de birçok yetkiye yer verilmiştir. Bu kanuna göre, yeni bir kaymakam bir ilçenin başına yönetici olarak atanmakta ve teorik olarak çok büyük yetkileri haiz bu yönetici ilçedeki her şeyden sorumlu tutulmaktadır. Modern bir yönetimde bu usulün başarı şansı çok düşüktür. Yeni atanan kaymakam çok yetenekli olabilir ama modern bir yönetim sisteminde bu uygulamanın karşılığı olmamalıdır. İşin garibi kimsenin bu konuyu sorgulama gereği dahi duymamasıdır.

Daha garip olan durum ise atanan kaymakamların çok büyük vukuatları olmadığı müddetçe kaymakamlık görevine devam etmeleridir. Bunların kaymakamlıktan ayrılmaları sadece kendi istekleriyle olabilmektedir. Bu durum ise ya emeklilik ya da valilikle sınırlı kalmaktadır. Bir ilçedeki süreniz bitince başka bir ilçeye atanarak görevinize devam ediyorsunuz ve vali olamazsanız bu görevden emekli oluyorsunuz. Mesleğe yönetici başlanıp yönetici olarak sonlandırmak herhalde hiçbir medeni ülkede olmasa gerektir.

İlk defa kaymakamlığa hangi ilçelerden başlanılmaktadır?

Kaymakamlık kurs sonu sınavında kaymakam olarak atanmaya hak kazanan kaymakam adayları ad çekme ile beşinci sınıf ilçe kaymakamlığına atanırlar. Ancak hizmet gereği ve ihtiyaç duyulması halinde 4'üncü sınıf ilçelerden uygun görülenler de ad çekmeye dahil edilebilirler. 4'üncü sınıf ilçelerde geçen süreler 5'inci sınıf ilçe hizmetinden sayılır. 5'inci sınıf ilçelere örnek vermek gerekirse; Yozgat'ın Çandır ve Saraykent ilçeleri, Tokat'ın Pazar ve Yeşilyurt ilçeleri gibi gelişmekte olan ya da az gelişmiş ilçelerdir.

Mesleğe yeni başlayan bir kaymakamın hangi birikimle bu ilçelere katkı sağlayacağını ve bu ilçeleri kalkındıracağını birilerinin izah etmesi gerekmektedir. Eğer Anadolu'yu kalkındırmak gibi bir misyonumuz varsa bu ilçelere çok nitelikli ve tecrübeli kaymakamlar atamak zorunda olduğumuzun bilinmesi gerekmektedir. Ancak, yıllardan beridir bu konu hiçbir şekilde sorgu konusu dahi yapılmamıştır. Yıllarca bu sistemin sorgulanmadan devam ettirilmesi takdire (!) şayandır. Hatta siyasi partilerin seçim bildirgelerinde yüzeysel olarak dahi yer almamıştır.

Kaymakamlık sistemi baştan sona sorgulanmalıdır

Az gelişmiş veya gelişmekte olan ilçelerinin kalkındırılması hedefleniyorsa, bir ilçenin bütün idarecilerinin amiri durumunda olan kaymakamların öncelikle atanmalarının gözden geçirilmesi gerekmektedir. Öncelikle sadece bu yöntemle kaymakam atamasından vazgeçilmesi gerekiyor. 2018 yılında 1930 yılının mantığı ile yönetim sergileyemezsiniz. Dolayısıyla yeni yönetim modelinde adeta tabu haline getirilmiş bu konulara mutlaka dokunulmalıdır.

Yapılacak bir çalıştayla kaymakamlık sistemi baştan sona masaya yatırılmalıdır. Aksi takdirde yönetimde başarı beklemek mümkün değildir. Daha önce de önerdiğimiz üzere, kamu kurumlarındaki başarılı üst düzey yöneticilerinden kaymakam atanmasının yolu açılmalıdır. Yine başarılı belediye başkanlarından, başarılı il müdürlerinden şartları taşıyanlar ve istekli olanlar arasından kaymakam atanmasının önü açılmalıdır. Hatta ve hatta daha önce genel müdür veya genel müdür yardımcılığı yapmış olan nitelikli yöneticilerden de yararlanılması gerektiğini düşünüyoruz. Amaç kaliteli yönetimse, bunun tecrübe ve birikimli yöneticilerden geçtiği bilinmelidir. Bence yeni yönetim modeliyle bu tabunun da yıkılması gerekiyor.

Ahmet Ünlü - YeniŞafak

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.