1. YAZARLAR

  2. Hacı Sarı

  3. Kültürel Zihniyet Devrimi Neden Sağlanamıyor?
Hacı Sarı

Hacı Sarı

Hacı Sarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kültürel Zihniyet Devrimi Neden Sağlanamıyor?

A+A-

Kültür, para etmeyen ve getirisi hemen elde edilemeyen bir çalışma alanıdır. Sosyolojik bir vakıa olarak kültür insanı, kendi gayreti ve çalışmaları ile üreten, genellikle de görüşüne pek başvurulmayan bir insan. Çağın değerleri arasında paranın ve ekonomik gücün ilk sırada yer aldığı bir dünyada,  saygınlık hiyerarşisinde kültür adamı güç sahiplerinin eline bakan bir insan durumundadır.

Bir kültür insanı hayal eder, düşünür, planlar, kurgular, türlü zihinsel aşamaları kendi dünyasında tek başına kat eder ve bir çalışmaya başlar. Bu çalışmasının toplumda nasıl bir yankı uyandıracağı konusunda heyecanlıdır fakat emin değildir. Türkiye, tarihi mirasından kaynaklı çok önemli kültürel çalışma sahalarının bulunduğu mümbit bir coğrafya parçasıdır.

Esasında Türkiye Batılılaşma çıkmazına öncelikle kültürel alanla girmiştir. 18. Yüzyıldan itibaren Fransız hayat tarzı, Osmanlı aydınlarının ve kültür insanlarının model olarak kabul ettiği bir yaşam tarzı olmuştur. Osmanlı devletinin son yüz yılında, kültür insanları kendi değerlerine sırtını dönen, Batı’yı ve Batılıları kutsayan bir anlayışla çalışmalarını sürdürmüşlerdir.

İhtisas eğitimleri için gönderilen Genç Osmanlılar Londra’da ve Paris’te adeta zihinsel esaret yaşamışlar ve basiretleri bağlanmış, kendi kültürünü aşağılayan bir bakışa sahip olarak vatan topraklarına dönmüşlerdir.

 Günümüzde Türkiye’de kültür kamuoyuna bakıldığı zaman hala Batılı bakış açısına sahip insanların kahır ekseriyet ile ülkenin kültür hayatına yön verdikleri görülmektedir.  Hala milli anlayışa sahip ressamları mumla aramaktadır bu ülkenin gerçek sahipleri. Yerli televizyon programları hasretle beklenmekte ve değerleriyle barışık aktörlerin yolu gözlenmektedir on yıllardır.

Tiyatro alanında kaliteyi yakalayan ve bu sahada üretken olan sanatçılardan kaçı Necip Fazıl Üstadın “Bir Adam Yaratmak, Reis Bey” gibi oyunları canı gönülden oynamak istemektedir? Kaç yazarımız hem ulusal hem de uluslararası entelektüel camiada Üstat olarak kabul görmektedir. Yazarların ve şairlerin ürettiklerinin çoğu kendi çabalarıyla ve kendi kaynaklarıyla kültür dünyasına kazandırılmaktadır. Devletin kurumları ve sivil toplum kuruluşları bu alanda dirsek çürüten kişileri adeta dilenci olarak algılamakta ve onların eserlerine destek arayışlarını biraz da üsten bir bakışla alaylı tavırlarla karşılamaktadır.

2016-12-28-odul-07.jpg

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Bey’in kültür alanında beklenen başarıyı yakalayamamaktan dolayı üzgünüm, ifadesi çok iyi irdelenmelidir. Bir zihniyet devrimine ihtiyaç vardır. Kültürel üretim ve çalışma içerisinde olan kişilere ve kurumlara sağlıklı ortamlar üretilmelidir. Kültür adamları, bir futbolcudan, bir artistten, bir siyasetçiden, bir patrondan daha az ilgi gördüğü sürece onları harekete geçiren güçte azalma yaşanacaktır.

Gerçekleştirilmesi beklenen zihniyet devriminin bir diğer ayağı, kültür ve sanat çalışmalarını sadece İstanbul’da değil tüm ülke sathında etkin hale getirmek olacaktır. Unutulmamalıdır ki, ulusala giden en sağlam yol, yerel değerlerin işlenmesidir. Evrensele giden en güvenli yol ise ulusal değerlerin sanata dönüştürülmesidir.  Yerel sanatçıların devletin kültür alanında hizmet üreten kurumları tarafından her alanda motive edilmesi önem arz etmektedir. Burada yine yanlış anlaşılmaktan endişe etmekteyim. İnsanlar on yirmi kitabının çeşitli kurumlar tarafından alınmasını istememektedir. Kültür insanlarının beklentisi, üretim ve insanlara sunum yöntemlerinin güncellenmesi ve bu çalışmaların bir değer olarak görülmesidir.

Milli ve değerleriyle barışık, ülkesinin kültürel alanda dünya markası olmasını hedefleyen ve bunu eyleme döken sahici sanatçılara ve kültür insanlarına çeşitli arge çalışmalarıyla planlar çizilmeli ve stratejiler ortaya konulmalıdır. Bir sanatçı, çok kolay yetişmemektedir. Rus edebiyatında Tolstoy’un yerini tutan kaç romancı bulunmaktadır günümüzde. Yahya Kemal var mıdır Türkiye’de 2017 yılında?

Bir neyzen var mıdır hem popüler hem nitelikli? Bir ressam ortaya çıkacak mıdır Pablo Picasso’yu aşacak ve onu geride bırakacak? Bir başarı ortaya çıkınca sahiplenen çok olmaktadır. Her kurumun bir sanat bütçesi olmalı, kurgu atölyeleri inşa edilmeli, eser üreten sanatçıların eserlerini okuyucularla buluşturan kurumsal eser üretim merkezleri oluşturulmalıdır.

Bir de kültür adamlarının ve kültür bürokrasisinin elitist bakıştan uzaklaşması ve sosyolojik karşılığı olan halk bakışına sahip olması gerekmektedir. Balo ehli, opera ahalisi, piyano üstatları bale çocukları bu toplumda karşılık bulamamaktadır. Daha yerli ve milli fakat evrensel bakışa sahip, kurgulayan ve üreten, halkta gelecek inşa etme anlamında yürekleri titreten sanatçılara ve planlayıcılara duyulan ihtiyaçtır insanları söyleten. Kültürel çalışmalara hastaneler, okullar, emniyet müdürlükleri kadar ciddi bakılmadığı sürece devletimizin en tepesinden en alttaki insanına kadar daha çok serzenişler duyulacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum