İbrahim Hakkı CELİS

İbrahim Hakkı CELİS

Liyakat diye diye geldiğimiz nokta: Sınavlı /Sınavsız Müdürler

Milli Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelikte 18 Temmuz 2020 tarihinde bir değişiklik yapıldı ve okul müdürlerinin de Milli Eğitim Bakanlığı genel idari hizmetler sınıfı kadroları içerisinde yer alan ilçe milli eğitim müdürlüğü ve il milli eğitim müdürlüğü müdür yardımcılığı kadrosuna atanmalarının yolu açıldı. Uzun yıllardır konuşulan ve Bakanlık içerisinde belirli merhaleleri tamamlayanların üst görevlere getirilmesi yönlü bir adım atılmış oldu.

Yapılan bu değişiklik ile sınavla atanan okul müdürü, sınavsız okul müdürü ayrımı ortaya çıktı. Zira değişiklikte ilçe milli eğitim müdürlüğü ve il müdür yardımcılığı kadrolarına atanacak okul müdürlerinin sınavla atanmış olmaları şartı gözetiliyor. Eşyanın tabiatına çok uygun olmayan ve yapılan vazifenin esas alınması gerekirken oraya nasıl gelindiğinin gözetilmesi, bu tartışmanın içerisinde 2014 sonrasında sınav yapılmamışken meri hukuk ile vazifeye gelen okul müdürlerinin hiç de lüzumu olmayan kifayetsiz olduklarına dair çeşitli kanatlardan talihsiz açıklamalar yapıldı. Bir vazifeye gelebilmenin şartı onun gerekliliği, ön şartı olan diğer vazifede bulunma şartlarını yerine getirmek olmalıdır. Okul müdürlüğünün sınavlı/sınavsız şeklinde bir ayrıma tabi tutulması kiminin ötekileştirilmesi doğru bir yaklaşım olamaz. Ötekileştirici her dil kaybetmeye mahkumdur.  Ez cümle tüm müdürlere bu hak verilmeli mevzu olması gereken kulvara çekilmelidir.

Bir de şu da gözden kaçmasın: Bir yönetmelik çıkıyor günlerce tartışıyoruz. Şimdi sanki tüm okul müdürleri ilçe müdürü olacaklarmış gibi bir tartışma havası esiyor. Ülkemizde 70 küsür bin okul müdürlüğü var 930 civarında ilçe var. Yani yine her okul müdürü ilçe müdürü olmayacak, ilçe müdürlüğü için sınav vb. kriter de olmayacak. Yönetmelik öncesinde nasıl bir takım bağlantılar ile ilçe milli eğitim müdürü olunuyorsa yine aynı şekilde olunacak, esası itibariyle ilçe milli eğitim müdürü olmak için bir kriter felan getirilmedi, kimsesizlerin salt kendi yetenekleri ile ilçe milli eğitim müdürü olacakları fikri yanlış.

Yönetmelik değişikliğinden önce de ilçe milli eğitim müdürü olmak için en az iki yıl sınavlı şube müdürü olma şartı vardı. Biz onu o kadar tartıştık belki ilçe milli eğitim müdürü olma gayesiyle şube müdürü olanlar oldu. Peki, şube müdür olma şartı uygulandı mı? Pek çok okul müdürünün 76. Maddeden kocaman ilçelere hiçbir liyakat şartı gözetilmeden, hayatında bir kez bile sınav kazanmadan milli eğitim müdürlüğüne atandığına tanık olduk. Hem de onlarcasına. 100 öğrencilik ilkokulda bir şey yapamamış kişiler 50 bin nüfuslu ilçeye müdür oldular. Mevzuat değişikliklerini tartışmak eksik bir fiil ülkemizin problemi mevzuat değil, mevzuatımız yerinde ve detaylı. Önemli olan nasıl uygulandığı. Mevzuatın arkasından dolandıktan sonra değişikliğin hiçbir anlamı olmuyor. Yapılacaksa mevzuatı uygulayabiliyor muyuz buna bakalım, bunu takip edelim

Aynı yaklaşımla daire başkanlığı görevi için de kriterler getirildi. Üst yönetim görevlerine gelmek için alt yönetim görevlerinde belirli sürelerle bulunma mantıklı bir yaklaşım. Fakat siyaset buna müsaade edecek midir? Göreceğiz yazılan ile uygulanan ne kadar tutarlı olacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.