Öğretmenlik Mezalim Kanunu

Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığımızın açıkladığı verilere göre örgün eğitim kurumlarında görev yapan öğretmen sayısı 2020- 2021 eğitim öğretim yılında 1 milyon 112 bin 305 oldu. Bu öğretmenlerin 950 bin 90'ı resmi okullarda, 162 bin 215'i özel okullarda görev yapıyor. Yaklaşık 1.2 milyon kişiyi ilgilendiren ve yıllardır dile getirilmesine rağmen somut bir adım atılmaması nedeniyle öğretmenlerimizi karamsarlığa iten Öğretmenlik Meslek Kanunu 14 Şubat 2022 tarihinde çıkarılan kanun ile yasalaştı. Kanunun yasalaşması ile içeriği noktasında birçok eleştiri gündeme geldi. 12 maddeden oluşan Meslek Kanununa baktığımızda amaç, dayanak, kapsam, yürürlülük ve yürütme gibi maddeleri çıkardığımızda öğretmenlerimizi ilgilendiren sadece 3 madde bulunmaktadır. Yıllardır beklenen Meslek Kanunu ile beklentiler karşılığını maalesef bulamamıştır. Ancak diğer taraftan baktığımızda en azından Meslek Kanunu çıkarıldı ve diğer yıllarda eklemeler yapılması veya çıkarılması için çalışmalar yapılabilir.

Öğretmenlik Meslek Kanununa baktığımızda adaylık kaldırma sınavının kaldırılması, 3600 Ek Gösterge ve şu an öğretmen arkadaşlarımıza kabus yaşatan kariyer basamaklarının hayata geçirilmesi olumlu adımlar olarak görülmektedir. Günümüzde Yükseköğretim Personel Kanunu, Hâkimler ve Savcılar Kanunlarına muadil olarak gösterilen Öğretmenlik Meslek Kanunu bu kanunların çok gerisinde kalmıştır.

Meslek Kanunu ile getirilen yeniliklerin başında 2006 yılından beri uygulanamayan kariyer basamakları gelmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı Mayıs ayında kariyer basamaklarının belirlenmesi ile ilgili bir yönetmelik yayımladı. Bu yönetmeliğe göre öğretmenlerimiz Uzman ve Başöğretmen olabilmeleri için bir eğitim programından geçmeleri gerekmekte ve bu eğitimi başarı ile tamamlayanlar sınava tabi tutulacakları belirtildi. Tabi haliyle herkes bu eğitim programının içeriğini merak etmekteydi. Yaklaşık 1.2 milyon öğretmeni yüz yüze eğitime alamayacakları için uzaktan yapılması öngörülmekteydi. Ayrıca eğitime ve sınava alınabilmeleri için de bir takım belgeleri de öğretmenlerimiz ibraz etmek zorunda kalmışlardı. Eğitime ve sınava dahil olmak isteyen öğretmenlerimiz bir dedektif gibi evrak peşine düşmeye başladılar. Yıllar önce görev yaptıkları kurumlara ulaşıp evraklarını tamamlamaya başlayan öğretmenlerimize kolaylık sağlanması açısından Türkiye'nin en büyük eğitim sendikası Eğitim-Bir-Sen'in Milli Eğitim Bakanı Sayın Prof. Dr. Mahmut Özer ile görüşmesi ile evrak noktasında kolaylık sağlandı ve öğretmenlerimiz büyük bir yükten kurtarılmış oldu. 

Ancak öğretmenlerimizin Meslek Kanunu ile gelen çilesi daha yeni başlıyordu. Okulların tatil olması ile tatil planları yapan öğretmenlerimize Milli Eğitim Bakanlığımızın sürprizleri daha bitmemişti. Eğitim Programı adı altında 9 başlıkta ortalama 20 dakikadan oluşan 180 video hazırlanmış ve bunların hepsinin izlenilmesi halinde sınava girilebileceği belirtilmiştir. Yaz aylarında öğretmenlerimizden öğrencilere ve ailelere tatilde bilgisayardan, tabletten, cep telefonlarından uzak durulması noktasında uyarılar verildiğine birçoğumuz şahit olmuşuzdur. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlerimizi öyle bir konuma getirdi ki şu anda öğretmenlerimizin elinde bilgisayar, tablet ve cep telefonu eksik olmuyor. Ayrıca birçok öğretmenimiz yoğun geçen bir eğitim-öğretim yılından sonra şehir hayatından uzak köylerine gitmişler ve birçoğunun köyünde ya internet çekmiyor yada internet bağlantısı yok. Hal böyle olunca öğretmenlerimiz cep telefonlarından videoları izliyor. Ancak internetleri bakanlığımızın özenle hazırladığı 180 videonun süresine yetmiyor maalesef. İnternet desteği veriliyor diye uyarı karşımıza çıkıyor ama verdikleri internet paketi 3 videoda bitiyor. 

Herkes videoları bir an önce bitirme telaşına girmiş bende dahil. Milli Eğitim Bakanlığının hazırlamış olduğu videolara baktığımızda zaten yoğun bir şekilde hazırlanan videolar amacından uzaklaşmış görülüyor. Videolar çok konu içeren, sıkıcı bir anlatım,

ihtiyaçlara karşılık vermeyen, amacından uzaklaşmış olarak karşımıza çıkıyor. Dayatılan bu eğitim programının kimseye fayda sağlamayacağı aşikar. Bakanlığımız sırf yapmak için bazı şeylerden ne zaman vazgeçecek acaba. Bu kadar sıkıştırılmış bir eğitim programı hazırlanacağına herkesin faydasına kısa ve yararlı içeriklere sahip bir eğitim programı hazırlanabilirdi. 

Milli Eğitim Bakanlığımız yaptığı bu gereksiz, dayatılan ve zaman alan eğitim programından bir an önce vazgeçmelidir. Öğretmenlerimize yoğun geçen bir eğitim-öğretim yılından sonra dinlenme fırsatı verilmeli ve öğretmenlerimiz bu haklarından mahrum bırakmamalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet YENİ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.