Yetiştirmek İçin Yetebilmek Gerek!

Bugün itibariyle, yeni bir eğitim öğretim yılına başladık.
Öncelikle ailelere, öğretmenler ve öğrencilere, kolaylıkla birlikte başarılar dileyelim.
En başta da
sabır,
özveri ve fedakarlık... 
Hepsi için gerekli ve olmazsa olmaz hususlar. 

Bilindiği üzere eğitim öğretimin üçlü sacayağıdır:
*Aile
* Öğretmen
* Öğrenci.

Birisi tam olmazsa,yarım kalır diğer taraflar.
Bu üçlüde 
ayaklardan biri kırık ya da eksik olursa, üstüne ne konursa konsun verilen emeğin,
çekilen zahmetin hiç bir kıymeti olmayacağı
asla yol alınamayacağı bilinmelidir.

Ailede başlayan eğitimle okulda devam eden öğretim süreci ,
eğitim-öğretim ikilisi olarak hayatımıza yön verir.
Ve biz beşikten mezara, ilim öğrenmekle yükümlü kılındığımız ömrümüzde, sırayla öğrencilik hayatından geçeriz.

Temelin ailede atıldığı eğitimle yoğrulmuş hamur misali çocuklarımıza, bu dönemden sonra şekil verecek biri gereklidir, 
o da :
"Öğretmen"

Bu yüzden yıllardır hep aynı tarzda ilerlenir.
Okula ilk kayıt yapılacak dönemde harıl harıl iyi öğretmen arayışına girilir.
Hatta didik didik öğretmenlerin şecerelerine kadar inceler kimisi.
İlla şu öğretmen olsun diye paralar kendisini.

Fakat diğer yandan öğretmenler de iyi eğitilmiş çocukları ister 
Adab-ı muaşeret hususlarını bilen,
yaşına uygun belli kuralları kavramış ve öğrenmeye hazır durumda olanları bekler.
Çünkü kendilerine verilmiş bir müfredat ve zaman vardır.
Ona göre yetebilmeyi düşünürler.

Ve aynı zamanda kendini  geliştirmiş veliler de isterler.
Çocuğunu yarış atı gibi koşturmayacak,
sürekli başkalarıyla kıyaslamayacak,
asıl eğitimin evde başladığını ve okulda da devam ettiğini iyi bellemiş, kararında veliler beklerler.

Çok iyi biliriz ki
aile-öğretmen-öğrenci 
iç içe geçmiş bir bütündür.
Bu bütünlüğü korumak  
yoğrulmuş,
şekillenmiş ve bir kıvama gelmiş bireyi o kıvamda tutmak ve o kıvamı daha da artırmakla mümkündür.

İşte sacayağı dediğimiz bu üç unsurun sağlam ve güçlü olması bu yüzden gereklidir .

Aile eğer üstüne düşen sorumlulukları yerine getirmemiş ve yeterince eğitmemişse çocuğunu, belirli saatler aralığında gönderdiği okulda ki öğretmeninden çok şey de beklememeli.
Onlarca çocukla sayılı zaman diliminde verebileceği öğretim belirlidir öğretmenin.
Evden belli başlı donanımlarla gelmiş çocuğa biraz daha verim eklemektir.
Bir tık öteye götürmektir.
Çocuktaki potansiyele göre onu ileride olabileceği kişi yoluna, 
kanalize etmektir.

Aslolan aile ve öğretmenin en önemli paydada birleşip
öncelikle 
çocuklara;
hayatın sadece sınavdan ibaret olmadığını, saygının sevginin ve gönül almanın iyi not almak kadar değerli ,
sabrın ve vicdanın bir o kadar kıymetli olduğunu öğretmeleridir.

Hırsın gayret,
hasedin gıpta olmadığını ve kendisini kapasitesinden ziyade yormasının fayda getirmeyeceğini göstermesidir.
Çocuktaki potansiyeli farkederek ve kendisine de farkettirerek, asıl ihtiyaç duyduğu ve ihtiyaç duyulacağı konuma getirmeyi başarabilmektir.

Sonuç olarak varlığının önemini vurgulayıp arkasında ailesinin,
yanında öğretmeninin olduğunu hissettirip yaşatarak, vatana, millete ve tüm insanlığa yararlı bir birey olarak yetişmesini sağlayabilmektir. 

Bu hususta tek temennimiz kimsenin emeğinin boşa çıkmaması.
Yarınlarımız olan evlatlarımızı emanet edenin hatrına;
özüne bağlı,fıtrata uygun yetiştirebilmek,
iyi eğitebilmek ve onlara güzeli öğretebilmek duâsıyla..

VESSELAM

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice KILINÇ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.