Cami Dernekleri Mevzuatı Çözüm Odaklı Yeniden Düzenlenmelidir

Cami ve Kur’an Kursu dernek yöneticileri kendilerini din görevlilerinin amiri olarak görmekteler. Görevlileri zorla lojmanlardan çıkarmaya çalışmakta veya kira talep etmekteler. Adeta kendilerini camilerin sahibi, İmamların işvereni gibi gören dernek yöneticileri var. Aslında; cami yeri tespiti, arsanın satın alınması, projesi, inşaatı, ibadet edilir pozisyona getirilmesi ve sonraları ise bilumum ihtiyacının karşılanması adına kurulmuş olan “Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği yöneticilerinin son zamanlarda din görevlilerine karşı olan tutum ve davranışları (istisnalar hariç ), bu konuya müdahaleyi zorunlu hale getirmiştir. Ecdadımızın yapmış / yaptırmış oldukları camilerin ayakta durabilmesi adına hayata geçirilen vakfiyeler sonraki zamanlarda şahıs malı haline getirilmiş ve ne yazık ki bahse konu olan camilerdeki görevlilerimiz de sorunlar yaşamaya başlamışlardır. 

Elbette cami derneklerinin din hizmetlerine yaptıkları katkıları takdir etmeliyiz. Bu kurumlara karşı peşinen olumsuz tavır takınmak haksızlık olur; bu menfi tavrı toplum da hoş karşılamaz. Hepimizin bildiği gibi, camiler ve Kur’an Kursları etrafında oluşan vakıf ve dernekler, maddî kaynaklarını dinî kurumların isimlerini kullanarak elde ederler. Ancak, çok düzgün hizmet verenlerin yanında kimi vakıf ve dernekler, sahip oldukları imkânlarla, dinî kurumları ve görevlileri yönetmeye kalkarlar. Cami bünyesindeki dernek odalarında Diyanet’i, müftüyü, imamı, müezzini yargılarlar. Yerli yersiz para toplayıp, keyfi harcamalar yapanlar dahi var.  Hesap soranları şiddetle sustururlar. Tüm bunları camilere olan sınırlı katkılarına güvenerek yaparlar.  Oysaki 2009’da yapılan bilimsel bir araştırmaya göre Cumhuriyet döneminde camilerin yüzde 67’si yöre halkı, yüzde 13’ü dernekler, yüzde 11’i şahıslar, yüzde 1’i de vakıflar tarafından yaptırılmıştır. Üstelik cami giderlerinin yaklaşık yüzde 80’ini yöre halkı, yüzde 15’ini dernekler karşılamaktadır. İbadethanelerin elektrik ve su giderlerini kısmen de devlet karşılıyor.

Türkiye genelinde birçok din görevlisinin haksız yere iftiraya uğrayıp ceza aldığı, yerinin değiştiği, itibar kaybına uğradığı sıkça görülmektedir. Bazı camilerde dernek başkanı yüzünden aynı yıl içinde iki-üç tane görevlinin değiştiği görülmektedir. Dernek başkanının ise aynı yerinde kalıp aynı zulümleri yapmaya devam etmesi de kurum yöneticilerinin bir kısmının görevlisine sahip çıkmayıp, bu tür dernek başkanlarına itibar etmesinden kaynaklanmaktadır.  Bu olumsuz hadiseleri gördükçe sanki “Camiyi yaşat imamı yaşatma” gibi bir tablo ortaya çıkmaktadır. Allah rızası için çalışan, niyeti halis olan dernek başkanlarına asla sözümüz yoktur. Bunun çözüm noktasına gelecek olursak yetkililerin bu olumsuzlukları görerek dernekler kanunda ivedilikle bir değişiklik yapıp, isminin Camii yaptırma derneği şeklinde düzenlenmesi, “yaşatma”sının  ise camii ve kuran kursu bittikten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’na veya Diyanet Vakfı’na, devredilmesi şeklinde bir düzenleme ile sağlanabilir kanaatindeyiz.  İl Müftülerimizin kontrolünde Camii imamlarımızın sorumluluğunda, çeşitli giderlerinin bakım ve onarımının yapılması camilerdeki ve kuran kurslarındaki çift başlılığı kesinlikle ortadan kaldıracaktır. Yetkililerin bu konuya kulak vermelerini bekliyoruz

İrfan KAŞIKÇIOĞLU

Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İrfan KAŞIKÇIOĞLU - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.