Anlarsak Ağlayabiliriz, Anlamadığımız İçin Ağlayamıyoruz

Toplum olarak ağlamayı unuttuk. 

Belki de unutturdular bilemiyorum. 

 Oysaki ağlanacak o kadar çok halimiz var ki...

Ağlamaktan geçtim üzülmüyoruz, üzülemiyoruz bile. 

En sevdiklerinizin en zor anlarına, en sıkıntılı hallerine, hatta vefatlarına bile ağlayamıyor, hakkıyla üzülemiyor, acımızı yaşayamıyoruz.

 Yaşatmıyorlar. 

Her an takip edip bağımlısı olduğumuz bitmez tükenmez dünyalık hesaplardan mıdır bilemiyorum. 

Altın kaç lira oldu, borsada ki hissem ne kadar değer kazandı, kazancımla ne yatırım yapsam, nasıl bir araba alsam, bu sene nereye tatile gitsem, hangi durumda hangi paylaşımı yapsam, yaptığım paylaşımlar ne kadar tıklandı, beğenildi ya da kimlerden hangi yorumları aldı… 

Ve daha bunun gibi onlarca belki yüzlerce meşguliyet varken ve bu meşguliyetlerin hepsinin cevabı anlık olarak cebimizdeki telefonda iken; herhangi bir şeye üzülmeye, duygu yoğunluğu yaşamaya ve neticesinde ağlamaya vakit kalmıyor herhâlde.

Dünyamızı dünyalıklarla tıka basa doldurduk. 

Hala tıkıştırmaya devam ediyoruz. 

Doymak bilmeyen gözümüz, midemiz, nefsiniz, hırsımız... 

Hep daha fazlası hep daha iyisi dedikçe, biz de bir kölenin efendisini memnun etme telaşıyla var gücümüzle hizmet ediyoruz bu açgözlü nefis canavarına.

Memnun olmayacağını, isteklerinin bitmeyeceğini, ne verirsek daha yok mu diyeceğini bildiğimiz halde.

Dünya hayatımızı gülmeye ve eğlenmeye endeksli planladık.

Elbette ki meşru daire de eğlence de olabilir.

Ancak her şeyin amacı gülme, eğlenme olunca hayatın gerçeklerinden de koptuğumuz aşikâr. 

Eğlenerek, oyunla öğrenme, eğlenceli şarkılar, eğlenceli tiyatrolar, eğlenceli filmler, diziler, programlar, düğünler, dernekler, toplantılar, merasimler… 

Dram hayatımızdan kalktı neredeyse. 

Gerçek hayat sanki sadece eğlenceden ibaret.

Anlamalıyız artık, bir gün her şeyi bırakıp gideceğimiz fani bir dünya hayatında yaşadığımızı. 

Bu kadar kısa bir ömrü bize Veren: Mal, mülk biriktir,  en rahat hayatı yaşamak için var gücünle çalış diye mi verdi düşünmeliyiz. 

Her şeyimiz olsun diye çalışıp didinip biriktirdiğimiz dünyalıkları bir gecede bitirecek,  arkamızdan bir Fatiha okumayacak bir teşekkür etmeyecek hatta bu kadar mı bıraktın bıraka bıraka diyecek, malımızı paylaşmak için kavgalar edecek evlatlar yetiştirdiğimizi bir bilebilsek. 

Zayi ettiğimiz ömrümüz için her gün ağlar gözyaşı dökerdik elbet o zaman. 

Düşünmüyoruz, düşünmek için vakit bulamıyoruz, kendimize zaman ayırmıyoruz, başkaları için yaşıyor, planlar yapıyoruz. 

Ya ne derler diye ya da desinler diye tüm planlarımız. 

Biz ne istiyoruz hiç bilmiyoruz aslında. 

Çünkü kendimizin hiç bir öneminin olmadığı bir zamanda yaşıyoruz. 

O yüzden başkaları ne der diye ya da desinler diye planladığımız hayat bize hep suni sevinçler ve üzüntüler vadediyor. 

Gülersek kırışıklarımız ortaya çıkacak, ağlarsak makyajımız akacaktı. 

Toprağın altında lime lime olacak bedenimiz için koskoca ruhumuzu heba ettiğimizi anlayamadık. 

Anlayamadık elimizden giden hayatımızla geriden gelen yavrularımızın da hayatını götürdüğümüzü. 

Giden sevdiklerinizin elleri açık sessiz çığlıklarını duyamadık. 

Bak ben geldim, gidiyorum.

Hiç bir şey götüremiyorum kefenimden başka.

Ellerim boş. 

Bakın her şey boş bu dünyada dediğini anlayamadık. 

Anlayamadığımız için de ağlayamadık bir türlü. 

Ne giden sevdiklerinizin ardından ne de başka bir şey için.

Rabbim anlamayı, gerektiğinde ağlamayı hepimize nasip etsin inşallah. 

Selam ve Dua ile kalın sağlıcakla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taner ÇELENK - Mesaj Gönder

# dünya

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.