Çocuklara Akıllı Telefon Verelim

Eskiden evlere, iş yerlerine gazeteler gelirdi.

Haberler ya radyodan dinlenir ya televizyondan izlenirdi.

Eve gelen misafirlerle kamuoyunda olan biten şeyler konuşulurdu.

Dolayısıyla evdeki çocuklar da bundan etkilenirdi.

Genelde babanın ideolojisi neyse çocuğun ideolojisi de o yönde şekillenirdi.

Babanın sevindiği şeylere aile efradı sevinir üzüldüğü şeyler ne ise onlara da üzülürlerdi.

Baba çocuğu hangi okula göndermek isterse çocuk o okula giderdi. Birkaç istisna dışında olan buydu.

Olan buydu da olması gereken de bu muydu o bahs-i diğer…

Ve çocuk yaşta olgunlaşırdı nesiller.

Şimdiki çocuklar bağımsız ebeveynlerden.

Evde zaten televizyon izlenmiyor, izleniyorsa da çocuklar izlemiyor.

Eve gelen misafirle yapılan tartışmalardan da uzak kalıyor çocuklar.

Herkesin odası var, odaya çekilip telefonlarıyla haşır neşir oluyorlar.

Kaldı ki eve misafir gelse de ev sahibinin de misafirin de gözü telefonda.

Hasılı çocukları yetiştiren aile büyükleri değil artık.

Çocuklar ya arkadaşlarından etkileniyorlar ya da telefondan...

Sadece ahlaki yönden değil. Siyasi yönden de aynı bu durum.

Bizim evden şu partinin dışına oy çıkmaz derlerdi eskiler.

Şimdi evde beş nüfus varsa beş ayrı siyasi görüş olabiliyor.

Bunları geçelim…

Çocuklar dünyada olup biten her şeyden haberdar iken, haberdar olması gereken her şeyden bîhaber yetişiyorlar.

Belediye başkanı ile valinin görev tanımını sor bilmezler. Domates ağaçta mı yetişir bahçede mi yetişir desen, bilmezler…

Telefonun eğittiği ve bizim eğitemediğimiz çocukların kötü gidişatına nasıl bir çözüm yolu bulalım?

Ellerinden telefonu mu alalım çocukların?

Elimizdeki telefonu bırakıp çocuklarla beraber vakit mi geçirelim?

Çocukların telefonunu kontrol edecek uygulama mı yükleyelim kendi telefonlarımıza?

Bunların hepsi “yama” çözümler.

Çocukların elinden telefonu almak pek mümkün görünmüyor…

Ebeveynler, “aman alsın şu telefonu da beni rahat bıraksın” dediği sürece bu imkânsız hale gelmekte.

Girdiğimiz ortamı değiştirmek gerekirken girdiğimiz ortamda şekilleniyoruz işte.

Millî Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı, TÜBİTAK gibi kurumlar bir araya gelerek bir yol izlemeli.

Televizyonlarda çocuk kanalı açmak bunlardan biri ama çocuklar televizyon izlemiyor artık.

Sosyal platformlara çocukların, gençlerin hatta yetişkinlerin ilgisini çekecek videolar, görseller yüklemek gerekiyor.

Birkaç uygulama var ama o uygulamaları da yüklemiyorlar çocuklar telefonlarına…

Bilgilendirici, eğlendiren, eğlendirirken düşündüren ve öğreten görseller. Tarih bilinci de bunlardan en önemlileri.

İlk olarak “Dünyaya güzellikler batıdan gelme” ezberini yıkmamız gerekiyor.

Profesyonel destek alarak bu işi çözmek zorundayız. Çocuk maç izlerken hemen bir tarihsel video gelmeli ardından…

Madem ellerinden telefonu alamıyoruz telefonlarına girip oradan seslenmeliyiz çocuklarımıza.

Çok önemli işler de yapılıyor, ÇEDES projesi, konferanslar, Kur’an Kursları, TV çizgi filmleri gibi ama bu teklifi de düşünmek zorundayız.

Her şeye kaynak bulan yetkililer bu projeye de bir kaynak bulabilir diye düşünüyorum.

Eğer proje hakkıyla uygulanırsa “çocuklara akıllı telefon verelim” bile diyebiliriz bir zaman sonra…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa SÜS - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.