"Öğretmen"

Sözde müttefik, büyük şeytan Amerika’nın desteğiyle ayakta kalan bir terör şebekesinin yaptığı son saldırı sonucu şehit olan askerlerimizin ailelerine ve milletimizin her bir ferdine ayrı ayrı sabırlar diliyorum.

Malum yeni bir sürece, seçim sathı mailine giriyoruz.
Adaylar belirleniyor, küsen, darılan, kızan bağıran oluyor. Seçim şarkıları yavaş yavaş tıngırdamaya başlayacak sokaklarda. Eğlenceli bir döneme giriyoruz anlayacağınız.
Hastası olanlar, hasta olanlar, okuyanlar, dikkatle çalışması gerekenler, sınava girecekler, çocuklar, bebekler unutulmadan yapılırsa çalışmalar ne güzel olur değil mi?
Başarabilir miyiz? Bilemiyorum.
Ses bir yana görüntü bir yana.
Üçüncü dünya ülkelerinde ancak görülebilen aşırı bir görüntü kirliliği de oluyor bizim seçim dönemlerimizde.
Umarım önümüzdeki seçimlerde olmaz.
Neyse konuya gelelim.
Adaylar tartışılıyor biliyorsunuz. Belli olanlar, olmayanlar, ihtimaller üzerinden gidiliyor.
Böylesi bir tartışmada CHP Ankara milletvekili Murat Emir Kahramankazan Belediye Başkanı Serhat Oğuz’dan bahsederek “mesleği ne biliyor musunuz? Öğretmen” ifadesini kullandı. Bunu küçümsemek için söyledi ama galiba ekranda olduğunu unuttu bu sırada. Çok talihsiz bir ifade ama dilin kemiği yok işte. Anında fark edip toparlamaya çalıştı ama nafile.
Belediye başkanı ya da milletvekili olmaya ne öğretmenlik ne de göz doktorluğu engel olur. Hatta hem doktor hem hukukçu olmak da siyaset yapmaya engel değil.
Murat Emir önce göz doktoru olmuş ardından hukuk fakültesi bitirmiş. Şimdi de milletvekili. Ne kadar iyi bir göz doktoruydu, ne kadar iyi bir hukukçu oldu. Ya da şimdi ne kadar başarılı bir milletvekili?
Adını bu talihsiz açıklamasıyla öğrendiysek çok başarılı olduğu söylenemez.
Bu güne kadar ötekileştirmenin her türlüsünü denemiş olan bir yapının üyesi olan bu zata çok fazla itibar edilmemesi bir öğretmen olarak meslektaşlarımdan en büyük dileğimdir.
*
Ne olur kutlasak?
Allah nasip etti yaşayanlarımızla üç ayların başlangıcını güzel bir cuma gecesi idrak ettik ve dostlarımız sevenlerimiz sevdiklerimiz kandil mesajları gönderdi. Bir kısım dostlarımız da böyle bir şey yok bu uydurmadır diyerek mesaj gönderilmesine, bugünün kutlanmasına karşı çıkıyor. Hep şunu söylemiyor muyuz? Yılbaşı kutlamak Hristiyan yortusu, sevgililer günü Amerikalıların uydurması. Belli günler ve haftalar tüketimi artırmak için uydurulmuş kapitalizm ürünü işler şeklinde şikayetlerde bulunmuyor muyuz? Üç ayların başlangıcında, Miraç'ta, Kadir gecesinde mevlit ve Regaip kandilinde Müslümanlar birbirlerine güzel dilekler içeren mesaj gönderse, birbirlerine dua etseler birbirlerini hayırla ansalar, şifa niyetine, geçmişlerinin ruhuna Kur'an okusalar ne zararımız olur? Yılbaşında ağaç süslemeye, hediye beklemeye alıştırdığımız çocuklarımıza bu günleri kutlamanın daha güzel olduğunu öğretsek, onlara bugünlerde hediye alsak, bugünlerde evimizi pırıl pırıl, ışıl ışıl yapsak ne zararımız olur? Çok garip bir milletiz. Avrupalılar çok uğraşmasalar da biz kendi kendimize yiyip bitirebiliyoruz.
*
Filistin'de katliam devam ediyor. Bizde de boykot devam etmeli. Boykotla koca şirketlere dev markalara ne yapabiliriz diyenler olabilir. "Adım Hıdır, elimden gelen budur", misali yerimizi duruşumuzu belli edelim ne kaybederiz.
Dostlar, bir yanlış algıyı da yıkalım. Dünya'da Filistin sorunu yok. İsrail sorunu var. İşgalci İsrail'dir, katliamcı İsrail'dir. Adını doğru koymak lazım.
Doğu Türkistan da kanayan yaramızdır, biline!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vedat Uzuner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.