Uyuşmuş Beyinlere Üşüşen Fikirler

Bir kodlama sonucu ortaya saçılmış sayısız ürün modeli gibi birikmiş insan ve bu insan kümesindeki aynılık hep derinden yaralamıştır beni. Aynı tipler, aynı fikirler ve kopyalanmış hayatlar.

Aynılık, benzemekten ötesini diyorum aynileşmek ve bir başkasında kaybolmak yahut hiç kendi benliğinde var olamamışlık. Ve bunun farkındalığını tartacak o bilince erişemeyişlik...

Düşüncelerin tutulması, kendi hükmünü yitirip bayağılaşarak adını popileriteye değindirecek her şeyin içinde kendini barındırması... Bütün bu tanımsal terimler ürkütüyor beni. Nedir bu çağın bitmez hastalığı? Nedir hakikaten bu üstümüzdeki saçma sapan düşünce silsilesi.

Diğergamlıktan vurdumduymazlığa akan bu düşünce şelalesinde ele avuca sığmayan taşlar yaralarken vücudumuzu yürekler vicdani boyutta daha ne kadar yitirecek hissiyatını? Evet belki fazlaca tepkim bir insanın kendi varlığını hiç ederek acınası bir durumda varlığından bi haber olmasına. Bu denli o yüce yaratılışı bi nevi basite indirgemesinedir. Zübde-i âlemsin sen! diye zaman zaman çokça hırpalama isteği de duymuşumdur, kendine ait bir fikri zikri ve düşüncesi ideali olmayan zata.

Bir var oluş sebebin olsun demek istiyorum bazen tüm ideali hayali evlilik, araba olan tanık olduğum insanlara. Amacını sorsan hiç düşünmemiştir bile belki de. Belki de biz bundan sebeptir ki yolumuzu da yönümüzü de yitirdik. Bir amaç kayboldu. Bir amaç doğrultusunda var olduğumuzu yitirdik.

Eskilerde "Hiç" olmak vardı şimdi ise Her şey olmak var. Hiçliğe ermek için her şeyini veren zatların yerini her şey olabilmek için her şeyini kaybeden ve sonucunda hiçbir niteliği olmayan canlılara dönüştük. Artık düşünmüyoruz bile. Beynimiz hazır alıştı öğrenmek yok işleyiş yok. Halihazırda bir de üzerine dayatılan diziler programlar ile de desteklendi bu tembellik.

Kopyala yapıştır tuşuna öyle çok maruz kaldık ki düşünmeyi dahi düşünemiyoruz artık. Külfet gibi geliyor bir olayı enine boyuna düşünmek. Duyduğu ile yaftalamak varken ne gerek var yeni fikirler üretmeye. Düşünce sefilliği içerisinde debelenip duruyoruz.

Gönül muhabbetini özlüyor insan. Ortak düşüncede paylaşım sağlayabilmeyi bunu geliştirebilmeyi sınırları zorlayabilmeyi diliyor. Ancak ne mümkün? Uyuşmuş beyinlerimiz ve aynı fikirlerin çemberinde yanarak yitiyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adile Göçmez - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.