Açlık ve Susuzluğun Derinliği -2- Kalbiniz oruç tutmaya ne kadar hazır?

Bir önceki yazımda orucun sağlık üzerine etkilerinden bahsetmiştik. Ramazan Ayında sağlıklı kişilerde ruhsal veya fiziksel anlamda şifa bulma açısından fırsatlar bulunsa da, bazı hastalıklar dolayısı ile böyle bir sınanmaya yetecek güç yoktur yada sağlığı kaybetme riski vardır. İlaçların zamanlaması konusu da kısıtlılıklar oluşturabilir.

İşte bu durumlarda dini bir kolaylık olarak, belli günlerde tutulan  Ramazan orucunu, hastalık durumunda (ve yolculukta da) başka günlerde tutma seçeneği, gücün oruca yetmediği durumlarda da oruç yerine fidye olarak yoksul doyurma seçeneği vardır.

Diyabet yani şeker hastalığı, yemek düzeni ile alakalı direk akla gelen hastalıktır ki bu da kalp damar hastalığına neden olan sinsi bir hastalıktır. Tip 1 diyabetli ( genelde gençlerde olur ve insülin kullanmaları gerekmektedir)  hastaların ve insülin kullanan Tip 2 diyabetli ( yaygın olan tiptir) hastaların uzun süren açlık süresince hipoglisemi yani kan şekerinin  düşüklüğü, şeker koması gibi olayları yaşama olasılıkları yüksek olduğu için oruç tutmaları sakıncalı olabilmektedir. Ayrıca Diyabete bağlı göz ve böbrek gibi organ hasarı olan hastalara da oruç sakınca oluşturabilir.

Kan şeker ölçümlerinin iyi seyrettiği, insülin ya da insülin salgılatıcı ilaçları kullanmayan diyabeti hafif olan hastalarda ise oruç önemli bir sakınca oluşturmayabilir. Böyle hastalarda ise oruç tutma kararı kişinin bireysel özelliklerine göre verilmelidir.

Belli bir kararda giden kalp hastalığı olan kişilerin çoğu, istenmeyen önemli bir yan etki olmadan oruç tutabilir, ancak bazı kalp hastalıklarında orucun, özellikle de susuzluğun kan basıncı ve kan akışı üzerine etkileri ve hatta sakıncaları olabilir. Türk kardiyoloji derneğinin yayınladığı uzlaşı raporunda oruç tutmanın yüksek risk oluşturduğu kalp damar hastalıklarının bir listesini aşağıya yazıyorum:

●       Son 3 ay içinde geçirilmiş kalp krizi, yada  koroner damara stent veya balon yapılması

●       Küçük bir aktivite bile yapmakta zorlanan veya istirahatte bile nefes darlığı ve yorgunluğu olan yada 6 ay içinde hastaneye yatırılarak tedavi almış olan kalp yetmezliği hastaları

●       Şiddetli pulmoner (akciğer) hipertansiyon

●       Ciddi kalp kapak hastalıkları

●       Brugada sendromu (kalıtsal bir ritim hastalığı)

●       Uzun QT sendromu  (kalıtsal bir ritim hastalığı)

●       Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati (Genetik daraltıcı kalp kası büyümesi)

●       Kontrolsüz ventriküler aritmi

●       Kontrolsüz hipertansiyon

Belli bir kararda giden yani stabil kalp hastalığı olan hastaların çoğu,  iftar-sahur arasında yeterli sıvı aldıklarında istenmeyen önemli bir yan etki olmadan oruç tutabilir. Böyle hastalarda ise oruç tutma kararı kişinin bireysel özelliklerine göre verilmelidir. Kişide, özellikle de yaşlı kişilerde, herhangi bir sağlık durumu değişikliğinde, bedensel gücü düştüğünden  oruca  ara verilmesi de sağlık açısından uygun olabilir. Türk kardiyoloji derneğinin yayınladığı uzlaşı raporuna göre düşük riski olan kalp damar hastalarının listesi:

●       Kontrollü hipertansiyon

●       Stabil koroner damar hastalığı (kalp krizinden yada by-pass ve stentten 6-12 ay sonrası vb..)

●       Kalp yetmezliği (yakın zamanda hastane yatışı olmayan)

●       Hafif-Orta kapak hastalıkları

●       Hafif-Orta Pulmoner (akciğer) Hipertansiyon

●       Atriyal fibrilasyon (düzensiz kalp atımı olan bir aritmi)

●       Supraventriküler taşikardi (çok hızlı kalp atımı olan bir aritmi)

Önemli  bir konu da oruç ayında ilaçların kullanımı ve  zamanlasıdır. Oruç tutmak isteyen hastaların ilaçlarını atlaması yada  bırakması da  ayrı bir risk oluşturmaktadır. Günde üç kez kullanılan ilaçlar, eğer eşdeğer alternatifler mümkünse, günde iki kez veya günde bir kez kullanılan rejimlerle değiştirilebilir. Evet bu bir kolaylıktır ama eğer böyle bir alternatif yoksa doz sayısı azaltmak yada atlamak önerilen bir şey değildir.

Sağlıklı ve kaliteli bir Ramazan dileğiyle…

Daha ayrıntılı bilgi için uzlaşı raporunun orjinal metninin linkini veriyorum:

Recommendations for Ramadan fasting to patients with cardiovascular diseases; Turkish Society of Cardiology consensus report

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33960303/

https://jag.journalagent.com/anatoljcardiol/pdfs/AJC-93958-CONSENSUS_REPORT-ALPER.pdf

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Ahmet AKDİ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.