Yazmasam Olmaz (Trabzonspor ile Fenerbahçe)

Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında seviyeli, dozunda, farklı etkilerden, güç ve para ilişkilerinden arındırılmış, fair play ilkelerine dayalı bir rekabet Türk futboluna kesinlikle artı değer katar.

Son gelişmeleri bu kapsamda ele alamayız.

Yazının başında söyleyeyim, devamında yine hatırlatacağım.

Taraftarın yeri tribündür!

Taraftar sahaya gi-re-mez!

Bu burada dursun.

Trabzonspor; Fenerbahçe, Galatasaray ya da Beşiktaş’tan birini yendiğinde şampiyon sayılır buralarda.

Galatasaray maçları iyi geçmedi bu sezon. Son maç kabul edilemez bir sonuçla bitti. Bunu bile speküle edenler oldu. Uğurcan’ın bile bile hatalı goller yediğini iddia ettiler.

Beşiktaş’a ikinci maçta yenildi Trabzon ama iyi oynadı, hakem hataları da oldu çok zaman olduğu gibi.

İlk yarıda İstanbul’da oynanan Fenerbahçe maçında tam bir hakem faciası yaşanmasına rağmen Trabzonspor sayılmayan gollerine, akla ziyan penaltılara rağmen maçı kazanmayı bildi.

Peki, Trabzon’da oynanan Fenerbahçe maçında Uğurcan’ın yediği gollere ne demeli şimdi? Hem savunma hem de savunmadaki son adam kaleci açısından çok talihsiz üç gol yedi Trabzonspor.

Galatasaray maçı için Uğurcan’a olmadık hakaretleler eden Fenerbahçeli dostlar bu maçtaki performansı için bir şey diyebilecek mi?

Beyler, dostlar…

Fenerbahçe ya da diğer herhangi bir kulüp ve taraftarı Trabzonspor’un ya da başka bir kulübün düşmanı değil ancak rakibi olabilir. Böyle olmalıdır, spor budur.

Küçük bütçelerle, kısıtlı imkânlarla Anadolu’ya şampiyonluk getirmiş Trabzonspor vaktiyle üç büyük diye anılan kulüplere karşı iyi bir mücadele örneği sergilemiş ve buna da devam etmektedir.

Son maçta yaşananlar, sahaya su atma, kaleci yaralama, oyun alanına girme asla tasvip edilir işler değildir.

Rakip gol atar sevinir, kazanır sevinir baş göz üstüne. Lakin maçın başından sonuna kadar seyirciyle kontak kurup tahrik etmek asla sporcu ahlakına yakışan davranışlar değildir.

Hele hele kulübesine hâkim olamayan bir teknik direktörün acizliği asla kabul edilemez.

Sporculara -asla kabul etmesem de, edilmese de- laf atılabilir, kötü söylemlerde bulunulabilir. Sporcular seyirciyle muhatap olmamalı, oluyorlarsa hoca onları kulübede kalmaya zorlamalı, bunu sağlamalı.

Türkiye’de hocalık yapan ve yörenin insanı bir hoca iki takım arasındaki rekabeti iyi analiz etmeli, oyuncularını ona göre yönlendirmeli, tartışmalara konu olmuş, Türk futbol kamuoyunu yakışıksız hareketleriyle germiş sakat bir oyuncuyu deplasmana getirmemeli. (Bence takımda bile tutmamalı)

Taraftar sahaya, oyuncuya su ya da başka bir yabancı, yaralayıcı madde atamaz, sahaya giremez. Bunu yapacaksa o artık sporsever değil şiddetseverdir.

Lakin ben bir kamu çalışanı olarak kırk kapıdan geçerken aranıyorsam her taraftar da aynı muameleye tabi olmalı değil mi?

Hani passolig güvenliği sağlayacaktı!

Ne işe yaradı?

Neyse maç sonunda sahaya giren birkaç kendini bilmez, kimseye zarar veremeden etkisiz hale getiriliyor, yere yatırılıyor.

Sonra ne mi oluyor?

Fenerbahçeli futbolcular, kendi aralarında anlaşmış gibi, ortak bir karar vermiş gibi, daha önceden hazırlığı, provası yapılmış gibi yerdeki insanların kafasına kafasına yumruk ve tekmelerle saldırıyor.

Yerde hiçbir savunması olmayan birine, holigan bir taraftar bile olsa şut çeker gibi tekme atmak cinayete teşebbüs değil de nedir?

Vaktiyle Kayserisporlu bir taraftar sahaya girerek Bakasetas’ın üzerine yürüdü. Ne tepki verdiğini göreniniz oldu mu?

Haa…

Bütün bu olayların başlangıcında taraftarın sahaya girdiğini gören bir görevli oyunculara dönerek soyunma odasına gitmeleri yönünde uyarıyor ama dinlemiyorlar.

Sonra dönüp basının ve paranın da gücüyle koca bir şehri terörist ilan ediyorsunuz utanmadan!

2012’de Şükrü Saracoğlu’nda kıyamet kopmadı mı? Güvenlikler tekmelenip, koltuklar sökülüp, kırılıp sahaya atılmadı mı, yakılmadı mı? Polis araçları devrilip ateşe verilmedi mi?

https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/macin-ardindan-olaylar-cikti/368629

Daha yakın geçmişte İzmir derbisinde cinayet işlenmedi mi?

Trabzonspor-Fenerbahçe maçını yönete-meye-n hakem birkaç hafta önce yumruklanmadı mı?

Daha neler neler yaşandığına şahit olmadık mı hep beraber.

Bu münferit olayların yaşandığı bölgelerin insanlarına terörist mi diyelim toptan bir yaklaşımla?

Ankaragücü’nü ligden mi düşürelim?

Göztepe’yi, Altay’ı kapatalım mı?

Kayserili kardeşlerimize ağza alınmadık hakaretler mi edelim?

Bodrum’da yaşanan olay nedeniyle Bodrum’u gözden mi çıkaralım?

Arkadaşlar, efendiler Fenerbahçe ve Trabzonspor takımlarının ve taraftarlarının düşman olması kime yarar?

Düşünmeye değer mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vedat Uzuner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.