Seçim neden kaybedildi?

Düşene vuran çok olur.

Artık olan oldu ölen öldü.

Bundan sonra bir şey söylemenin bir anlamı yok lakin dost acı söyler misali bazı gerçekleri söylemeden de olmaz.

Pandemi dediğimiz salgınla başlayan ve tüm dünyayı kasıp kavuran ekonomik çalkantı salgının kendisinden daha çok zarar verdi dünyaya ve ülkemize.

Her şeyin fiyatı astronomik derecede arttı. İnsanların alım gücü düştü.

Hükümet her ne kadar alım gücünü artırıcı önlemler aldıysa da bu yeterli olmadı ve devam eden süreçte özellikle genel seçim öncesi eyt'den sonra birdenbire artan emekli sayısı sosyal güvenliğin sırtına büyük bir yük getirdi.

Bu da emeklilerin alım gücünün en düşük noktada kalmasına neden oldu.

Bunun yanında emeklilerle ilgili alınan kararlar, yapılan uygulamalar da kalplerini çok kırdı.

Kamu çalışanlarına verilen seyyanen zamdan sonra emekliler de beklentiye girdi.

Lakin bu beklenti de karşılanamadı.

Sonrasında yara sarmak amacıyla verilen 5.000 liranın seyyanen olması beklendi fakat bu da tek sefer için verildi ve herhangi bir yaraya merhem olmadı.

Arkasından memurlar için yapılan yılbaşı zammında da emekliler beklediklerini bulamadılar.

İlerleyen süreçte emeklilerin belli hizmetlerden daha uygun şartlarda yararlanacağı şeklinde açıklamalar yapılsa da bu açıklamalar da emekliler için tatmin edici olmadı.

En son tam da seçimlerden önce emeklilerin maaş promosyonlarının artırılacağına dair açıklamalar bence emeklilerin kalbini daha çok kırdı.

Şu tespiti de yapalım. Bu iktidara en çok oyu EYT’den emekli olanlar değil, mevcut emekliler veriyordu.

EYT için mevcut emekliler de küstürülmüş oldu.

Bunun yanında hükümeti temsil eden ve Sayın Cumhurbaşkanı ile yanındaki birkaç kişi haricinde herkesin sorgulaması gereken rahatsız edici davranışlar,

Tepeden bakmalar,

Küçük düşürücü açıklamalar,

Sorumsuz davranışlar,

Tasarruf tedbirleri açıklanmasına rağmen yapılan hesapsız harcamalar,

Lüks arabalar,

İhaleler,

Mücahit olarak yola çıkıp müteahhitleşmeler,

Adam kayırmalar,

İşe yerleştirmeler,

Yüzbinlerce üniversite mezunu beklerken taşerondan işe alınıp kadro verilenler,

Kamu kurumlarına müdahaleler,

Kurumları yönetilemez hale getirmeler,

Bazı düzenlemelerin tepeden inme kararlarla yapıldığı algısı,

Aday belirlemede yapılan yanlışlıklar,

Hizmet götürmede kişiye özel tercihler…

Bunlar beş dakikalık bir çay ocağı sohbetiyle ortaya konabilecek tespitler.

Aday belirlemede şunun bunun adamı ya da sırtı kalın olma ölçütü

Buna bağlı olarak vekillerin halktan uzak kalması.

İl, ilçe yönetimlerinin ve adaylarla yeterli işbirliğini yapmaması ve daha birçok etken.

Hizmet yapılır, yol yapılır, uçak, gemi yapılır, tren yapılır, demiryolu yapılır.

Bunların her biri ülkenin gelişmesine, kalkınmasına, modern bir ülke olmasına katkı sağlayacak önemli başlıklar.

Ancak vatandaş; yollarda gezmeye, tünellerden geçmeye imkân bulamıyorsa, uçağa binecek ekonomik gücü yoksa işi dışında tatil için, gezmek için bulunduğu bölgenin dışına çıkamıyorsa, attığı her adımda kılı kırk yaracak şekilde hesap yapmak zorunda kalıyorsa yirmi yıldır verdiği krediyi bu sefer vermez ve sandığa gitmez

AK Parti'nin bir önceki ve son seçimde aldığı oylar karşılaştırıldığında seçimin karşı tarafın başarısından değil, Ak Parti seçmeninin küskünlüğünden, kızgınlığından, tepkisinden bu şekilde sonuçlandığı anlaşılacaktır.

Yani yirmi yıldır sandığa giderek AK Parti'ye kazandıran seçmen son seçimde sandığa gitmeyerek hem kendi partisine kaybettirdi hem de özellikle CHP'ye kazandırdı.

Denilebilir ki CHP'de bu ülkenin kurucu değerlerinin partisi, ülkemizin siyasi bir yapısı.

Buna hiç kimsenin itirazı yok.

İnsanlar, seçmen, vatandaş CHP'nin terör örgütüyle arasına mesafe koyamayan başka bir siyasi oluşuma sürekli koltuk değneği olmasına, her seçimde örtülü ya da örtüsüz birbirine destek olmalarına itiraz ediyor.

Enteresandır ki hiçbir demokratik ülkede o ülkeyi bölmeye, parçalamaya, askeri, polisi, öğretmeni, hemşeriyi şehit etmeye, şehirleri yakıp yıkmaya, terörize etmeye çalışan bir oluşum siyasi parti olarak mecliste kendine yer bulabiliyor.

Herkesin malumu bir kapatma davası açıldı ve her nedense bir türlü karara bağlanamadı.

Dava açıldıktan sonra adı geçen parti birkaç kere adını değiştirerek bölücülük faaliyetlerine devam etmekte ve maalesef bunu da yüce meclis çatısı altında maaşlı elemanları ile yapmaktadır.

Türkiye'nin yapması gereken gözünü karartıp bu yapıyı meclisin dışına itmesi eğer teröre bulaşmadan siyaset yapılacaksa bu niyette olan herkese de kapıları sonuna kadar açmasıdır.

E tabi bu devleti yöneten irade ve istihbarat bizden daha doğrusunu biliyordur.

Seçimden sonra Van olayında gördük ki bazılarının niyeti üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir.

Filistin konusunda Türkiye'nin yaptıkları hiçbir ülkenin yaptıklarıyla ölçülemeyecek kadar fazladır.

Biz mutlaka diplomasi alanında yapılanlara şahit oluyoruz ancak ben inanıyorum ki bizim görmediğimiz birçok adım da atılıyordur.

Buna rağmen Türkiye'yi Filistin'e destek olmamakla suçlamak akıl tutulmasından başka bir şey değildir.

Bu durum oy kaybına yol açmış mıdır kesinlikle açmıştır.

Bunun yanında ülkemizdeki yabancılara karşı yürütülen düşmanlık ve yabancıların ülkemizden ne zaman gönderileceğine dair net bir planlamanın olmaması yine oy kaybında etkilidir.

Başıboş sokak hayvanlarının bir türlü kontrol altına alınamaması yasal bir düzenleme çıkmaması da az gibi görünse de önemli bir tepkisellik oluşturmaktadır.

Bundan sonra yapılacak şey şapkayı önümüze koyarak muhasebe yapmak ve kayırmadan, ayırmadan, seçmeden, üstünden geçmeden gerekli her türlü tedbiri almak ve eskimiş insanları, yormuş, bıkmış bıktırmış yüzleri önce vitrin gerisine sonra dükkânın dışına atmak en elzem hareket olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vedat Uzuner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.