İşsizlik, ev genci, alt proleter

İşçi, TDK’ya göre, bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimsedir. Peki, işsiz kim? TÜİK’e göre işsiz, belirli bir süre iş bulamayan ve bir maddi gelire sahip olmayan kişidir. Yani evine ekmek götüremeyen, evinde tencere kaynamayan kişilerdir. Her iş arayan işsiz midir? Hayır.15-65 yaş arasında iş arayıp bulamayanlar işsiz sayılır. TÜİK’e göre, bir kişinin işsiz sayılabilmesi için üç aydan fazla iş araması gerekir.

Uluslararası Çalışma Örgütü(İLO)’ya göre, üç kriter var. Bir, işi olmama; İki, halen çalışmaya hazır olma; üç, iş arama. Bu durumda işgücü içinde olup da iş aramayan iş aramaktan vazgeçenler işsiz sayılmıyor. İşgücü ile istihdam kavramı arasında fark var mı? İşgücü, iş yaşındaki tüm potansiyel çalışanları temsil ederken, istihdam sadece bu potansiyel çalışanlar içinde mevcut bir işte çalışanları ifade eder. 

Bu noktada, tam istihdam, kayıt dışı istihdam, eksik istihdam kavramlarını da açalım. Tam istihdam, bir ekonomideki tüm üretim faktörlerinin üretime sokulması, hiçbir faktörün atıl kalmaması, herkesin istihdama katılması halini; kayıt dışı istihdam, yasal süreçlerin dışına çıkan istihdam yani sigortasız ve güvencesiz çalışanları; eksik istihdam ise işgücünün tam anlamıyla üretimde kullanılmadığı, bir kısmının üretim dışında kaldığı durumu anlatır.

Ekonomik bir düzende farklı işsizlik türleri vardır. Emek-yoğun teknolojilerin yerine sermaye-yoğun teknolojilerin kullanılmasıyla ortaya çıkan işsizliğe teknolojik işsizlik; ekonomik durgunluk ve krize bağlı olarak işçi talebinin azalması hatta işten çıkarmalarla ortaya çıkan işsizliğe konjonktürel işsizlik; daha iyi iş bulmak için iş değiştirme nedeniyle ortaya çıkan işsizliğe friksiyonel işsizlik; herhangi bir üretim alanında bir miktar işgücünün üretimden çekilmesi halinde eğer üretim miktarı azalmıyorsa buna gizli işsizlik; inşaat, turizm ve tarım sektöründe olduğu gibi işler mevsime göre daralıyor ve genişliyorsa, bu durumda ortaya çıkan işsizliğe mevsimsel işsizlik; sermaye stokunun kısıtlılığından veya mevcut sermaye tesislerinin hızlı nüfus artışı dolayısıyla herkese iş sağlamaya yeterli olamamasından kaynaklanan işsizlik türüne kronik-yapısal işsizlik; mevcut ücretle ve çalışma koşullarında çalışmak istemediği için işsiz kalan işsize iradi, şartlar ne olursa olsun çalışmak isteyen ancak kendi iradesi dışında iş bulamayan kişiye gayri iradi işsizlik;  geçici ve yapısal işsizlik şeklinde ortaya çıkan işsizliği de doğal işsizlik denmektedir.

Şimdi yazımızın asıl konusu olan genç işsizlik konusuna odaklanalım. Üniversite mezunu genç işsizler çay sohbetlerinde kendilerine yeni bir isim bulmuşlar: Alt proletarya. Marksist ideolojide, proletarya, işçi sınıfı demek, lümpen proletarya ise niteliksiz işlerde çalışan işçilere deniyor. Göçmen işçiler gibi. Alt proletarya, yedek işgücü anlamına da geliyor.  İşte işsiz, düzenli işleri olmayan, mesleklerine uygun işlerde çalışmayan, düşük ücretle ve güvencesiz işlerde çalışan gençler kendilerine alt proleter ismini koymuşlar.

İşsiz gençlerle ilgili uzun süredir kullanılan başka bir kavramda var: Ev genci. Bu kavramı pandemi döneminde sık duyduk. Ev genci kavramı, İngilizce NEET(Not in education, employment or training) kavramından ortaya çıkmış. Yani “Ne çalışan, ne okuyan,  ne de iş arayan” ya da “ne eğitimde ne de istihdamda” olarak Türkçeye kazandırılmış bir kavram.

Bu gençler herhangi bir eğitim programında değil,  istihdam piyasasında iş aramıyorlar,  ekonomik olarak ailelerine bağlı olarak, evde oturarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Üzücü olan bu gencecik insanların iş bulma umudunu yitirmeleri, ailelerine bağımlı yaşamayı kabullenmeleridir. Bunların oranı nedir, sayısı nedir bilmiyoruz. Ancak ülkemiz için sosyo ekonomik bir sorun olduğu kesin.

Genç işsizliğin boyutlarını görmek için TÜİK’in verilerini göz atalım. Türkiye’nin nüfusu 85 milyon. Çalışabilir yani 15-65 yaş nüfus 65 milyon 763 bin. İşgücü sayısı, 35 milyon 501 bin kişi. İşgücüne katılım oranı yüzde 54. İstihdam edilenlerin sayısı 32 milyon 423 bin, istihdam oranı 49.3. İşgücüne dahil olmayanlar 30 milyon 263 bin kişi. İşsizlik sayısı 3 milyon 78 bin. Görüldüğü gibi çalışabilir nüfusun yarıya yakını çalışma hayatında değil. TÜİK’e göre, işsizlik oranı ise 2024 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 0.3 puan azalarak yüzde 8.7 seviyesinde gerçekleşti. Bu olumlu gelişme. Yüzde 5’ler seviyesine düşmeli.

Neyse.. Biz şimdi işsiz ne kadar gencimiz var, yani ev gencimiz, alt proleterimiz var ona bakalım.  15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0.8 puan azalarak yüzde 15.6 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde 13.4, kadınlarda ise yüzde 19.6. TÜİK adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine göre Türkiye’de 15-24 yaş arasında 12 milyon 893 bin 750 genç birey var. Toplam nüfusun yüzde 15.4’ünü oluşturan genç nüfusun içerisinde ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranının yüzde 28.32’ye ulaştığı da söyleniyor.  Bu bir nevi geniş tanımlı genç işsizlerin sayısı.  Peki, genç işsizlerin rakamları neden yüksek? Yeterli iş imkânlarının olmaması,  ücretlerin düşük olması, iş bulma yollarını bilmemeleri, gerekli eğitim ve becerileri sahip olmamaları sayılıyor.

Genç işsizliğin sebebi siyasi istikrarsızlık olamaz, koalisyon dönemleri tarih olduğu için koalisyonlar da olamaz. 2002’den beri tek parti hükümeti var.  Peki o zaman sebep ne? İşgücü piyasası ile ilgili mevzuat düzenlemeleri, eğitim ile işgücü piyasalarındaki uyumsuzluk, sosyo ekonomik kurumların işlevsizliği ve verimsizliği, ekonomi ve sosyal politika yönetiminin yanlış kararlar alması, küresel dalgalanmalar, döviz kurlarındaki oynaklık, yatırım ortamının yeterince iyileştirilmemesi olabilir.

Bu durumda ilk yapılması gerekenleri, istihdam piyasaları ile eğitim arasındaki bağı güçlendirmek, işgücünün niteliğini ve kalitesini yükseltmek, özellikle mesleki eğitimi istihdam piyasasının merkezine yerleştirmek, gençlere yönelik istihdam politikalarının çeşitlendirilmek, iş kurmak isteyen gençlere her türlü sermaye, kurs, kariyer danışmanlığı desteğinin vermek olarak sayabiliriz.

Dış ticaret ve cari açık konusuyla devam edeceğiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şahin Ali Şen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.