Hz. Peygamberin Eğitim Metodunu İyi Anlayamadık

Din adına konuşan ve ön plana çıkanların kendilerine Hz. Peygamberin eğitim-öğretim metodunu rehber edinmeleri gerekir.

Zira onun eğitim-öğretim metodu her zaman sevgi, saygı, sabır, birleştirici, bütünleştirici, kucaklayıcı, motive edici, muhatabının karakter ve kişilik özelliklerini dikkate alıcıydı. Onun metodu insanları dışlayıcı, ötekileştirici, nefret ettirici, tekfirci ve adam eksiltmeye dayalı değildi.

Peki, ne oldu bize de Allah’ın gönderdiği bu dini kullandığımız yöntemlerle ayrımlaştırıcı bir hale getirdik? Çocuklarımıza İslam’ın insanlığın kurtuluşu için bir reçete olduğunu daha makul, mantıklı, rasyonel ve tutarlı bir şekilde anlatamadık?

Öyle ki çağın ruhuna uygun bir din dili bile inşa edemedik. Gençlerimizin halet-i ruhiyesini daha iyi anlamak için yeterince empati kuramadık. Kendimizi yenileyip, bilgi birikimimizi artıramadık. Kur’an’ı Kerim’de yer alan 750’yi aşkın akletme ve düşünme ile ilgili ayetleri yüce Allah niçin göndermiş diye üzerinde düşünmedik.

Bazıları kendi din anlayışını dinin kendisi budur, diyerek tek hakikatçi bir yaklaşım sergiledi. Yani anlayışını sorgulamak yerine anlayışını dinin kendisi zannetti ve aklın ne kadar kötü bir şey olduğuna vurgu yaptı. Bazıları da şekilci bir dindarlık anlayışını ön plana çıkardı.

Akletmenin, düşünmenin ve sorgulamanın kötü bir şey olduğu iddiası dinin istediği bir şey midir? Eğer öyle olsa yüce Allah 750 ye yakın akletme ile ilgili ayet değil de 3-5 ayet gönderir, fazla düşünmeyin, sorgulamayın, sadece inanın derdi.

Ben, sorunun din anlayışı ile alakalı olduğu kanaatindeyim. Zira din değişmez, ancak anlayışımızı değiştirmek bizim elimizdedir. Din ile din anlayışı birbirinden farklıdır. Din denilince onun kaynakları akla gelir. Din anlayışı ise bizim onlardan anladığımız şeydir. Mezhepler o yüzden ortaya çıkmıştır. İnsanın olduğu yerde anlayış farklılıklarının olması doğaldır.

Ancak dindarlık içsel bir şeydir. Bir insana zorla bir şeyleri yaptırmak Allah’ın istediği bir şey değildir. Zaten o yapılan ibadetler gösteriş ya da istenmeyen şekilde olduğu için kabul de değildir. Çocuklarımızın dini hayatı yaşamasını elbetteki aileler olarak isteriz. Lakin bu konuda sakin ve sabırlı olmamız gerekir. Bizler dini yaşama konusunda sadece ibadetlerle değil, ahlaken de rol-model olmalıyız. Din sadece ibadetlerden de ibaret değildir. Ahlaken ne kadar Müslümanız? sorusunu kendimize sormamız gerekir.

Ahlakla ilgili Ku’an’da yüzlerce ayet vardır. Onlar Allah’ın emri değil midir? Maalesef dindarlığımızı sadece şekle indirgiyoruz. Allah’ın tüm ayetleri aynı derecede önemlidir. Birini birine tercih etme ya da ihmal etme diye bir şey yoktur, İslam’da. Yani bütüncül bir yaklaşım sergilemek Müslümana düşen görevdir.

Hepimiz, yanlış din eğitimi ve baskın din anlayışını tekrar gözden geçirmemiz gerekir. Eğitim kişinin kalbine, yüreğine dokunmaktır. Dini eğitim de aynı şekilde sevgi merkezinde yapılmalıdır. Peygamberimizin zorla, istemeyerek yaptırdığı bir ibadet olduğunu hatırlamıyorum.

Çare yukarıda bahsettiğim üzere Hz. Peygamberi doğru düzgün anlamak ve örnek almakla olur. Onun bize vermek istediği ana ilkeleri iyi idrak etmemiz gerekir. İnşallah din ve dindarlığı ile ön plana çıkanlar şapkayı önlerine koyarak, kendi öz eleştirilerini yaparlar ve bu durumdan ders çıkararak doğru ve düzgün bir din anlatımı yaparlar. Eğer bunu gerçekleştiremezsek çocuklarımızın din karşıtı akımlara kaymasının önüne geçemeyiz.

Çocuklarımız İslam’da neyi bulamadı da din karşıtı akımlarda onu bulsun ? Sorusunu herkes kendisine sormalıdır.

Sonuç olarak din anlayışımızı ve eğitim metodumuzu Hz. Peygamberin çizgisine bakarak, onu daha iyi anlayarak (taklit ederek değil) ve örnek alarak çağın ruhuna da uygun gençlerin anlayabileceği bir din dili ile hitap tarzı oluşturarak bu sorunların üstesinden geleceğimizi düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Mehmet DEMİRTAŞ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Memur Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Memur Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Memur Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Memur Postası değil haberi geçen ajanstır.