1. YAZARLAR

  2. Muhammet Musab GÜMÜŞ

  3. MEB Yönetici Görevlendirme Taslak Yönetmeliği’nin Değerlendirilmesi
Muhammet Musab GÜMÜŞ

Muhammet Musab GÜMÜŞ

Muhammet Musab GÜMÜŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

MEB Yönetici Görevlendirme Taslak Yönetmeliği’nin Değerlendirilmesi

A+A-

Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme Taslak Yönetmeliği yayımlanmış ve Bakanlık personeline değerlendirme için modül açılmıştır. Yayımlanan taslak yönetmelik bir önceki yönetmeliğe nazaran bazı yenilik getirmiştir. En büyük yenilik Bakanlığın, personelinden görüş istemesidir. Eğitim Camiasının işe dahil edilmesi ile  yayımlanılacak  yönetmelik elbette sahiplenilecek ve yöneticiliğe katılımı artıracaktır.

Taslak yönetmelikte dikkat çeken yeniliklerden bir tanesi mevcut idarecilerin tekrar sınava ya da mülakata tabi tutulmamasıdır.  Diğer bir yenilik ise ilk defa yöneticiliğe başvuracaklar için sınavın getirilmesidir. Önceki yönetmeliklerde unutulan liyakat ilkesinin bu yönetmelikte uygulanılacak olması Eğitim Camiasında sevinçle karşılandığını hep birlikte görmekteyiz.

Taslak Yönetmeliğin şu an ki hali ile artıları olduğu gibi eksileri de vardır. Kesinleşecek yönetmeliğin bütün kesime hitap edebilmesi için eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir. Söz konusu eksiklikleri maddeler çerçevesinde belirtelim.

İlk olarak madde 2 de; Müdür, Müdür Başyardımcılığı ve Müdür Yardımcılığının ikinci görev olduğu tekrar belirtilmiştir. Bu durum mevcut yöneticiler için mesleki anlamda belirsizlik getirmekle beraber süreklilik arz etmemektedir. Mevcut idareciler, yöneticilik alanında deneyim kazanmış ve bu alanda uzmanlaşma yolunda önemli bir yol kat etmişlerdir. Yöneticilere ve yönetici adaylarına ‘’Her an öğretmenliğe geri dönebilirsin!’’ düşüncesini aşılamak yöneticiliğin bir meslek olarak algılanmasında ki en büyük engeldir. Bir taraftan uzun bir süre sınıftan uzak kalan bir yöneticiyi tekrar sınıfa göndermek; öte yandan deneyimsiz bir öğretmeni bu boşlukta yönetici olarak değerlendirmek eğitim hanesine yazılmış bir kayıptır. Bizim önerimiz eğitim kurumunda görev yapan ve yapacak olan personel için yöneticilik kadrosu getirilerek bu durumun önüne geçilmesidir.

Madde 6 da; Müdürlük şartlarında Kurucu Müdür, Müdür Başyardımcısı ve Müdür Yetkili Öğretmen olarak ayrı ayrı ya da toplamda en az 1 yıl görev yapmış olmak denilmiştir. Bu sürenin 3 yıl ile sınırlandırılmış olması gerekir.  Müdür kurumun misyonunu ve vizyonunu yansıtan kişidir. Bu alanda yeterli sürede tecrübe ve deneyim kazanmamış olan personelin müdür olarak atanması doğru olmayacaktır.

Madde 7 de; Müdür Başyardımcısı veya Müdür Yardımcısı olmak için; 1/a bendinde Müdür, Kurucu Müdür, Müdür Başyardımcısı, Müdür Yardımcısı veya Müdür Yetkili Öğretmen olarak görev yapmış olmak denilmiştir. Burada Kurucu Müdür ve Müdür Yetkili öğretmenlikte geçen süre için süre belirtilmesi gerekir. Aksi takdirde Kurucu Müdür ya da Müdür Yetkili Öğretmen olarak 1 gün dahi görev yapmış olmak bu alandaki kadroya başvuru yapmanın önünü açacaktır. Bu durumda yine tecrübesiz ve deneyimsiz kişiler seçilmiş olmakla birlikte bu kadro da tecrübe sahibi olmuş personelle haksızlık yapılacaktır. Bu nedenle en az 1 yıl Kurucu Müdür ve Müdür Yetkili öğretmen olarak görev yapmış olma şartı getirilmelidir. Yine aynı maddenin 1/c bendinde adaylık dahil en az 2 yıl öğretmen olarak görev yapmış olmak şartı denilmiştir. Bu sürenin en az 4  yıla çıkarılması gerekmektedir. Öğretmenlik mesleğinde tecrübe sahibi olmamış, sınıf tozunu fazlası ile yutmamış öğretmenleri direk yöneticiliğe geçirmek büyük bir hatadır. Sınıfların genç öğretmenlere ihtiyacı olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Bu nedenle genç öğretmenlerin sınıflarda bir süre pişmesi daha doğru olacaktır.

Madde 10 da; sözlü komisyon ve çalışma usulleri belirtilmiştir. Burada ki en büyük eksiklik yapılacak olan mülakatın kayıt altına alınmamasıdır. Şeffaf olma adına bu uygulamanın yapılması gerekir. Kayıt altına alınmayan bir mülakatta itiraz durumunda geçerlilik nasıl sağlanır?

Madde 12 de; yeniden görevlendirme için değerlendirme komisyonun oluşumundan bahsedilmiştir. Bu madde de okul müdürlerinin komisyonda yer alıyor olması pek doğru değildir. Aynı kadroda ki kişilerin birbirini değerlendirmesi etik değildir. Değerlendirme komisyonu yerine dönemde 2 defa kurumun denetimi yapılarak tıpkı öğretmen performans sisteminde yapıldığı gibi idareciler değerlendirilebilir. Böylece görev süresi sonunda oluşan toplam puanın aritmetik ortalaması ile idarecilerin göreve devam edip etmeyeceği belirlenebilir. Daha iyi bir eğitim kurumuna geçmek isteyen yönetici için ayrıca bu durum, üstün bir çalışma ve başarıyı beraberinde getirecektir.

İlk defa görevlendirme de sadece yazılı ve sözlü puanın dikkate alınması doğru bir yaklaşım değildir.  EK 1 Formunun da dikkate alınması gerekir. Bu hali ile yönetmelik kabul görür ise; kendini yöneticilik alanında geliştiren personele haksızlık yapılacaktır. Yönetim alanında yüksek lisans yapan personel ile lisans mezunu personeli aynı yarış çizgisinden başlatmak ne kadar doğru olur? Ya da yıllarını idareciliğe ayırmış daha sonra istifa edip tekrar yöneticiliğe başvuracak personel ile idarecilikte hiç deneyimi olmayan personeli bir tutmak doğru bir yaklaşım olur mu? Böyle bir durumun önüne geçmek için yazılı sınavın %50, sözlü sınavın %25, Ek 1 Formunun  %25 olması durumunda hem adalet hem de liyakat ilkesi gerçekleşmiş olur.

Madde 17 de; yazılı sınav duyurusu ve başvuru tarihi belirtilmemiştir. Bu tarihler sabit hale getirilip her yıl bu tarihe göre başvuru ve sınav yapılmalıdır. Ayrıca sözlü sınavda bilgiyi ölçmeye dair sorular sorulmamalıdır. Burada analiz, sentez ve sorun çözmeye odaklı örnek olaylar üzerinden değerlendirme yapılmalıdır. Beden dili, diksiyon, liderlik vb yetenekleri ölçmek daha doğru olacaktır.

Madde 23’ün 3.bendinde; 20 eğitim kurumu tercih edilebilir denilmiştir. Bu sayının 30’a çıkarılması boş eğitim kurumlarının doluluk oranını artıracaktır.

Madde 36 da; norm kadro fazlası yöneticilere yer verilmiş ama bu durumda olanların ne zaman yeniden atanacağı belirtilmemiştir. Norm Kadro Fazlası Yöneticiler için net bir tarih belirtilerek işlem yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde illerin keyfi uygulaması şu an olduğu gibi yine devam edecektir. Tarihin belirtilmemesi durumunda bazı İl Milli Eğitim Müdürlükleri bu atamayı ya geç yapacak ya da hiç yapmayacaktır. Bu durumda ise hem birey hem de devletin kendisi zarara uğrayacaktır.

Son olarak bu konuda görüş belirtmek isteyen değerli öğretmen ve yöneticilerimiz 15 Şubat 2018 tarihine kadar https://veri.meb.gov.tr/FormaGit.aspx?983 adresinde değerlendirme yapabilirler.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.