Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen

Memur Konfederasyonlarında İniş ve Çıkışlar…

Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonlarının son durumlarını üye sayıları üzerinden yorumlayacağım ve tespitlerde bulunacağım. Dönem olarak son dört yılın rakamlarını esas alacağım.

Tek tek konfederasyonları ele almadan, kamu görevlilerinin genel örgütlülük düzeyine bir bakalım. Sendika üyesi olabilecek kamu görevlisi sayısı 2 milyon 633 bin 931. Bunun 1 milyon 723 bin 623’ü sendika üyesi. Basit bir hesapla 910 bin 308 kamu görevlisi hiçbir sendikaya üye değil. Kamu görevlilerinin sendikalara üye olmak istememelerinin nedenleri üzerinde derinlemesine durmak gerektiğine inanıyorum. En çok üyeye sahip ve yetkili konfederasyon olan MEMUR-SEN’in 1 milyon 13 bin 920 üyesi olduğu düşünüldüğünde, sendikasız kamu görevlilerinin en büyük ikinci konfederasyon olduğunu söyleyebiliriz.

Bir de hiçbir konfederasyona bağlı olmayan bağımsız sendikalara üye olan kamu görevlileri var. Bunların sayısı da 47 bin 357. Bağımsızların üye sayısına baktığımızda MEMUR-SEN, TÜRKİYE KAMU SEN, KESK, BİRLEŞİK KAMU İŞ’ten sonra en çok büyüklüğe sahip olduklarını görüyoruz.  Siyaset diliyle konuşursak, kamu görevlileri sendikacılığında 910 bin 308 kararsız ya da sandığa gitmeyen var. 47 bin 357 de herhangi bir ittifak içinde yer almayan bir kamu görevlileri kesimi var.

Konfederasyonların bulunduğu pozisyonu görmek açısından örgütlü kamu görevlilerinin dört yıllık üye sayılarını görelim. 2017 yılında 1 milyon 684 bin 323 olan sendikalı kamu görevlisi sayısı, 2018 yılında 1 milyon 673 bin 318 düşüyor. Sendikalı kamu görevlisi sayısı, 2019 yılında toparlanarak 1 milyon 702 bin 644’e, 2020 yılında ise çıkışını sürdürerek 1 milyon 723 bin 623’e yükseliyor.

Memur Sendikaları Konfederasyonu (MEMUR-SEN)’nun 2017 yılı üye sayısı 997 bin 89 iken,  2018 yılında 1 milyon 10 bin 298 yükseliyor. 2019 yılında ise 1 milyon 19 bin 853 üye sayısıyla zirveye otururken, 2020 yılında 1 milyon 13 bin 920 sayısına düşerek, uzun bir süreçten sonra ilk kez düşüş yaşadığını görüyoruz.

Bu bir duraklama mı yoksa gerileme mi? Bu noktada net tespit yapmak için erken. Duraklama veya gerileme olup olmadığına karar vermek için seri yapmasını beklemek gerekiyor.  3 veya 2 yıl aynı üye sayısını tekrar etmesi halinde duraklama, 3 veya 2 yıl geriye gitmesi durumunda ise gerileme tespiti yapabiliriz. MEMUR-SEN’in üye sayısının 1 milyonun altına düşmesi halinde ise bu durumu doğrudan gerileme teşhisi koyabiliriz. Bu noktada sendika üye sayılarıyla ilgili genel bir yorum yapmak durumundayım. Son yerel seçim sonuçları bazı konfederasyonların üye sayısına olumlu, bazılarınınkine ise olumsuz etki yaptığını belirtmeliyim.  Sonuç olarak, MEMUR-SEN için şunu söyleyebiliriz: Duraklama veya gerileme yönünde bir sinyal, bir işaret var. Net tespitimize önümüzdeki yıl üye sayılarına bakarak karar vereceğiz. Konjonktürel mi, kalıcı bir durum mu?

Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu(TÜRKİYE KAMU SEN)’nun 2017 yılında 395 bin 250 üyesi bulunurken, 2018 yılında minik bir kayıpla 394 bin 423 üye sayısına geriliyor. 2019 yılında önemli bir sıçramayla 413 bin 339’a, 2020 yılında ise yükselişini devam ettirerek 426 bin 100’e çıkarıyor.

TÜRKİYE KAMU SEN, içinden yeni konfederasyonlar çıkmasına rağmen 2002 yılından bu yana büyük bir direnç göstererek üye sayısını korumasını bildi. Bunda milliyetçi-devletçi çizgisinin etkili olduğunu düşünüyorum. Kamudaki milliyetçi-devletçi çizgideki kamu görevlilerinin adresi ve merkezi olma misyonunu bozmadan sürdürdü, kendisi açısından olumsuz siyasal ortamlara rağmen ayakta kalmasını sağladı. Siyasi ittifakların başlamasıyla ortaya çıkan Cumhur İttifakı ise olumlu katkı yaptı.  

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu(KESK)’nun 2017 yılında 167 bin 403 üyesi bulunurken, 2018 yılında üye sayısı 146 bin 287’ye, 2019 yılında 137 bin 606’ya, 2020 yılında ise 137 bin 242’ye düşüyor.

Sendikal hareket içinde uzun bir süreçten beri sürekli küçülen tek konfederasyon KESK, bunun iki nedeni var. Birincisi, içinden yeni bir konfederasyonun çıkmış olması. Özgürlükçü, insan haklarına duyarlı ve şiddete karşı bir söylemi olmasına rağmen terörle arasına mesafe koyamadığı, etnik merkezli sendikacılık yaptığı ve toplumun değerlerine saygılı olmadığı iddialarına gerekli cevabı verememesi ya da iddiaların gereğini yerine getirmemesi. Eleştirilerin gereğini yapmaz ise KESK erimeye devam edecektir.

Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu(BİRLEŞİK KAMU İŞ)’nun 2017 yılında 64 bin 248 üyesi bulunurken, 2018 yılında artışını sürdürerek 64 bin 730’a, 2019’da 67 bin 273’e 2020 yılında da 69 bin 794’e yükselterek istikrarlı büyümesini sürdürdü.

KESK’in sendikal anlayışını eleştirerek ortaya çıkan BİRLEŞİK KAMU İŞ, solda karşılık buldu, ancak toplumun değerleriyle kavgalı pozisyon almaları alanlarını daraltıyor. İnançlara saygılı ve sosyal demokrat bir zeminde ilerlerse şansları var, aksi durumda daha fazla büyüyebileceklerini sanmıyorum.

Tüm Memur Sendikaları Konfederasyonu (TÜM MEMUR SEN)’nun 2017 yılındaki üye sayısı 6 bin 531 iken, 2018 yılında küçük bir azalışla 6 bin 102’ye düşüyor. 2019 yılında artışa geçiyor ve 7 bin 129 üye sayısına çıkıyor, 2020 yılında bu artışını sürdürerek 8 bin 76’ya yükseliyor.

TÜM MEMUR-SEN’in ilk dört konfederasyonla yarışa katılabilmesi için ilk önce 10 bin, sonra 50 bin psikolojik sınırını aşması gerekiyor.

Şehit Gazi Sendikalar Konfederasyonu’nun 2019 yılındaki üye sayısı 3 bin 284 iken, ciddi bir artışla 5 bin 170’e yükseliyor.

İsminden de anlaşıldığı üzere sınırlı bir alana hitap eden Şehit Gazi Sendikalar Konfederasyonu’nun tüm kamu görevlilerine kucaklayacak şekilde yeniden yapılandırılması gerekiyor.

Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK)’nun üye sayısı 2017 yılında 4 bin 226 iken, 2018 yılında küçük bir düşüşle 4 bin 1607a, 2019 yılında da düşüşünü sürdürerek 4 bin 88’e gerilerken, 2020 yılında son iki yılın kayıplarını telafi ederek 2017 yılının rakamını aşarak 4 bin 365’e yükseliyor.

BASK’ın masa çalışmaları, yani kamu görevlilerinin sorunlarıyla ilgili yorum ve analizleri kaliteli. Ancak, masa çalışmasının yanında saha çalışması yapmadığı sürece 5 bin bandını aşması zor görünüyor. Merkezde alan açması ve sahada görünürlüğü yüksek işler yapması gereklidir.

Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu (HAK-SEN)’nun 2017 yılında 3 bin 253 üye sayısını varken,  2018 yılında ciddi bir kayıpla 2 bin 876’ya düşerken, 2019 yılında kayıplarını önemli ölçüde telafi ederek 2017 seviyesine 3 bin 142’ye, 2020 yılında ise küçük bir artışla 3 bin 242 üye sayısını ulaşıyor.

Bu yıl sahada kısmen görünmesine rağmen genel olarak üye sayısını artıramamasının nedenini MEMUR-SEN ve TÜRKİYE KAMU SEN’den farklılaşamamasıdır. “Aslı varken benzerine niye üye olalım” anlayışının engel olduğunu düşünüyorum. Genel olarak politikalarını farklılaştırarak farkını ortaya koyması gerekmektedir.

Çalışanlar Birliği Sendikalar Konfederasyonu (ÇALIŞAN SEN)’nun 2017 yılında 4 bin 548 üyesi bulunurken, 2018 yılında küçük bir artışla 4 bin 601’e yükseliyor. Bir yıl sonra 2019 yılında bu sefer küçük bir azalışla 4 bin 567’ye düşerken, 2020 yılında kayıplarını telafi edip küçük de bir artış yaparak 4 bin 707’ye tırmanıyor.  

5 bin, 10 bin psikolojik sınırlarını aşamayan konfederasyonlardan birisi. Yeniden yapılanması, kendini yeniden tanımlaması gerekiyor.

Anadolu Eksen Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (ANADOLU SEN)’nun 2017 yılında 840 üye sayısını ulaşırken, 2018 yılında gerileyerek 683’e düşüyor. 2019 yılında küçük bir artışla 719’a, 2020 yılında tekrar düşüşle 668’e gerileyerek 2017 yılının gerisinde kalıyor.

Kuruluş aşamasında bölünme yaşayan ANADOLU SEN, üye sayısında istenen düzeyi yakalayamasa da entelektüel anlamda iyi şeyler yapıyor.

Yurt Sendikaları Konfederasyonu (YURT-SEN)’na dair sadece 2020 verisi var. Toplam üye sayısı bin 604.

Manevi, İlkeli ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu (MİL-SEN)’nu yeni kurulduğu için sadece 2020 verisi var. Muhafazakâr kulvarda yola çıkan MİL-SEN, açılışı bin 377 ile yaptı.  Gelecek yıllar için performansını izleyeceğiz.

BAĞIMSIZLAR- Herhangi bir konfederasyona üye olmayan sendikaların üyeleri. Bu sendikaların üyeleri,  2017 yılında 40 bin 935 iken, küçük bir gerileme ile 2018 yılında 39 bin 148 düşerken,  2019 yılında bağımsız sendikaların üye sayısı 41 bin 644’e, 2020 yılında da büyümesini devam ettirerek 47 bin 357’ye yükseliyor.

Bağımsız sendikalar toplam üyeleriyle 5. Konfederasyon büyüklüğünde. Sendikalardaki savrulmalar devam ederse, yeni sendikalar kurulabilir ve bağımsızların sayısı artabilir.

Konfederasyonlar pozisyonlarını güçlendirmek için neler yapmalı? Cevap gelecek yazılarımda…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.