Memurlar dikkat! Açık mevzuat hükümlerine göre çözülmeyen sorunlar...

Memurlar dikkat! Açık mevzuat hükümlerine göre çözülmeyen sorunlar...

Memurlar dikkat! Açık mevzuat hükümlerine göre çözülmeyen sorunlar...

Kamu kurum ve kuruluşları 657 sayılı Kanun'da yer alan sorunlu konuları eskiden mülga Devlet Personel Başkanlığı'na şimdi ise Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na sorarak aldığı cevaba göre çözmektedir. Ancak, bazı konular açık mevzuat hükmüne rağmen çözümsüzlüğe mahkûm edilebilmektedir. Örnekle açıklamaya çalışacağız.

Aylıksız izinde iken avukatlık stajı yapılabilir mi?

Bir kamu kurumu çalışan personelinin aylıksız izin alarak avukatlık stajı yapıp yapamayacağını sormaktadır. Acaba aylıksız izinde iken bir memur avukatlık stajı yapabilir mi?

657 sayılı Kanun'un 36/A-1 maddesinde; “Avukatlık stajını açıkta iken yapanlara iki, memuriyette iken yapanlara bir kademe ilerlemesi uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

Ayrıca, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun hiçbir maddesinde aylıksız izin süresince devlet memurlarının avukatlık stajı yapamayacağı belirtilmemiştir. Kaldı ki bazı kamu görevlileri memuriyet görevinde iken avukatlık mesleğini fiilen yapabilmektedir. Nitekim, 10.5.2001 tarihinden önce ilköğretim veya orta öğretimde öğretmenlik görevi ile avukatlık mesleğini birlikte yapanlar bu kapsamda sayılabilir.

Ayrıca, mülga Devlet Personel Başkanlığı bu konuda Türkiye Barolar Birliği'nden görüş sormuş ve alınan cevabi yazıda; TTB Yönetim Kurulu tarafından kamu görevlisi olarak çalışmakta olan 657 sayılı Kanun'a tabi olan kişilerin aylıksız izin alarak bu sürede avukatlık stajı yapmalarının uygun olduğu ancak, Adalet Bakanlığı tarafından TTB Yönetim Kurulu Kararlarının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na uygun görülmeyerek idari yargıda iptal davalarına konu edildiği ve Yönetim Kurulu'nun 657 sayılı Kanun'a tabi personelin aylıksız izin alarak yaptıkları stajları geçerli sayan kararlarının iptaline hükmedildiği ifade edilmiştir.

Devlet Personel Başkanlığı, TTB’nin yazısında yer alan ifadeler çerçevesinde oluşturduğu görüşte şu ifadelere yer vermiştir; Her ne kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36/A-1 maddesinde yer alan hükümde memuriyette iken staj yapılabileceği zımnen kabul edilmiş ise de devlet memurlarının aylıksız izinde bulunduğu sürelerde kadrosuyla bağlantısının devam ettiği ve dolayısıyla devlet memuru olma statüsünün sürdüğü, bu durumun 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde avukatlık stajını yapmaya engel bir hal olarak değerlendirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, 657 sayılı Kanun'a tabi devlet memurlarının aylıksız izin süresinde avukatlık stajı yapamayacağı belirtilmiştir.

Görüş incelendiğinde 657 sayılı Kanun'a aykırı hükümler içerdiği anlaşılmakta ve görüş içerisinde de bu husus açıkça belirtilmektedir. Zira 657 sayılı Kanun'un 36/A-1 maddesinde yer alan; “Avukatlık stajını açıkta iken yapanlara iki, memuriyette iken yapanlara bir kademe ilerlemesi uygulanır.” açık hükmü orta yerde dururken Adalet Bakanlığı'nın açmış olduğu iptal davaları gerekçe gösterilerek olumsuz görüş verilmesinin doğru olmadığını düşünüyoruz. Zira kanun, memuriyette avukatlık stajı yapanlara bir kademe ilerlemesi verileceğini belirterek memuriyette avukatlık stajı yapılacağına cevaz vermiştir.

Eğer aylıksız izin süresinde avukatlık stajı yaptığını beyan eden bir memur ilave bir kademe ilerlemesi isterse açık kanun hükmü karşısında olmaz mı diyeceğiz? İşte bu tür hususları tekrar masaya yatırarak konuyu çözmek gerektiğini düşünüyoruz.

Nitekim mülga DPB vermiş olduğu 22.02.2016 tarihli ve 1119 sayılı görüşte; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan ve Bakanlığınızda Çevre ve Şehircilik Uzmanı olarak görev yapan personelin, avukatlık stajını 1136 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapmış olması kaydıyla 657 sayılı Kanun'un 36’ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün A/1 bendi hükmünden yararlandırılması gerektiği belirtilmiştir.

Görüleceği üzere, her iki görüş birbiri ile çelişmektedir. Bu nedenle bu konunun çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Aylıksız izinde iken bazı memurlar çalışabilir, bazıları ise evinde oturur

Kurumumdan aylıksız izin alarak dışarıda kazanç getirici faaliyetlerde bulunabilir miyim?

657 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde aylıksız izin alan memurların memuriyet statüsü devam ettiği için bunların bu sürelerde memuriyete aykırı işler yapmaları disiplin cezasını gerektirmektedir. Ticari kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı ile siyasi faaliyette bulunma yasağını bu kapsamda değerlendirebiliriz.

Normal şartlar altında kamu personelinin kurumlarından aylıksız izin alarak özel sektörde çalışması mümkün değildir. Çünkü, personel aylıksız izinli olsa da memuriyeti devam ettiği için ticari kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı bulunmaktadır. Ancak, bazı kanunlarda buna müsaade edilmiştir. Nitekim hem 5746 sayılı Kanun’da hem de 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun’da istisnalar getirildiğini görüyoruz. Bu çerçevede 6550 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinde kamu personeline aylıksız izin verilerek araştırma altyapılarında çalışma imkânı sağlanmıştır.

Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarında çalışanlar kendilerinin isteği ve kurumlarının muvafakati ile araştırma altyapılarında istihdam edilebilir. Burada çalışacak personel için statü sınırlaması da getirilmemiştir. Bunların kurumlarıyla olan ilişkileri iş akdinin yapılmasıyla son bulmaktadır. Bunlara verilecek ücret ile diğer mali ve sosyal haklar yapılacak iş akdi ile belirlenmektedir.

Bu şekilde istihdam edilenler araştırma altyapılarındaki görevleri sona erdiğinde, öğrenim durumları, hizmet yılı ve unvanları dikkate alınarak önceki kurumlarında kariyerlerine veya durumlarına uygun boş bir kadro veya pozisyona kişinin en geç altı ay içinde yapacağı başvuru üzerine en geç üç ay içinde atanır ve herhangi bir işleme gerek kalmaksızın en geç bir ay içinde göreve başlatılırlar.

Aylıksız izin detaylı bir şekilde yeniden düzenlenmelidir

Yukarıda açıklamalara baktığımızda aylıksız izin konusunun yeniden ve yeni bir anlayışla düzenlenmesi gerekmektedir. Bir tarafta aylıksız izin vererek memurları evlerinde oturmaya özendiriyoruz, diğer yanda çalışabilirsiniz diyoruz. Evlerinde oturmaya teşvik ettiklerimizde zaten evde oturmayıp kayıt dışı çalışmaya devam ediyorlar. Herhalde bu duruma çeki düzen verilmesi gerekiyor.

Ayrıca, birçok kanunda aylıksız izin düzenlemesi yer aldığı için bu konunun tek bir mevzuatta düzenlenmesinde fayda olduğunu düşünüyoruz. İncelendiğinde uzmanlarının dahi içinden çıkamadığı dağınık bir düzenleme olduğu görülecektir.

Yine bir tarafta açık bir düzenleme varken verilen görüşlerle memurlar mağdur edilebilmektedir. Bu nedenle memurlara tanınan aylıksız izin müessesesi yeni baştan ve yeni bir anlayışla tek bir mevzuatta düzenlenmelidir. Yoksa mevcut dağınıklık giderek daha da içinden çıkılamaz bir hal alacaktır. Eğer istersek çözüm çok basit. Özetle genel bir mevzuat taraması yapılarak değişik kanunlarda yer alan aylıksız izin maddeleri yeni baştan tek bir kanunda ve yeni bir anlayışla düzenlenecektir. Kaldı ki günün ihtiyaçları da bunu gerektirmiyor mu? Acaba konuyu çok mu karışık anlattım?

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.