1. YAZARLAR

  2. Hacı Sarı

  3. Memurlar Ne Umdu Ne Buldu?
Hacı Sarı

Hacı Sarı

Hacı Sarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Memurlar Ne Umdu Ne Buldu?

A+A-

Çalışanlar için ve elbette emekliler için ücret artış dönemleri çok heyecanlı geçer. Kalemler alınır ele, artışların maaşlara ne kadar yansıyacağı hesaplanır, bu artışın hane halkının ihtiyaçlarında nasıl bir iyileştirme yapacağı günlerce kafaları meşgul eder. Hemen her gün basın yayın organlarında ücret artışlarıyla ilgili asparagas haberler yayınlanır, talepler sanki hükümetçe kabul edilmiş gibi manşetlere çekilir, bizim heyecanlı ve büyük beklentiler içerisinde olan çalışanımız da atlar habere ve siteler bu sayede tıklanma rekorları kırar.

2017 Tolu Görüşmeler ağustos ayının ilk günlerinde başladı. İş kollarının talepleri müzakere edildi, heyetler toplandı, dağıldı, sendikalar talepleriyle ilgili açıklamalar yaptı ve hükümetin zam teklifini açıklayacağı gün geldi çattı. Beklenti yüksek, memurlar kendilerince yüzde 16  gibi bir zam oranı ile başlayacaktı pazarlığa. Nefesler tutuldu, çiçeği burnundaki bakanın açıklamalarına kilitlendi milyonlar.

Ve sayın bakan açıklamalarına başladı, sendika temsilcileri karşısında, gözler bakanın iki dudağı arasından dökülecek sözcüklerde. Ve  açıklanan rakam, sayın bakanın memurlarca hoş karşılanmayan sözleri buz gibi bir ortamın oluşmasına sebep oldu. Sayın bakan 2017 ve 2018 yılları için yüzde 3+3 zam teklifinde bulunmuştu.

Oysa özellikle yetkili memur sendika Memur Sen Başkanı Sayın Ali Yalçın, 1 Mayıs kutlamalarında “Biz referandumda evet dedik, siz de tolu görüşmelerde evet deyin” çağrısını yapmıştı. Yine 15 Temmuz darbe girişiminde sendika olarak ve  tüm memurlar olarak darbenin karşısında olunduğu ve bu hareketlerin memurların ve memur emeklilerinin hayatlarına az da olsa bir katkı sağlaması gerektiği vurgulanmıştı.

Yüzde 3+3 zam teklifi sahada çok komik karşılandı. Memurlar hayal kırıklığına uğradı, olayı nasıl değerlendireceğini bilemeyen çalışan sayısı milyonlarla ifade edilebilir. İşçilere verilen yaklaşık yüzde 13 ‘lük zammın kendilerine de verilmesini bekleyen kişiler konuyu tartışmaya bile açamıyor. Enflasyonun yüzde onlarda olduğu bir ülkede yüzde altılık bir zam teklifi bazı memurlarca bizimle dalga geçiliyor, “bizimle kedinin fareyle oynaması gibi oynanıyor.” algısının konuşulur hale gelmesine yol açtı. Daha iş kollarının kendi çalışma alanlarıyla ilgili talepleri ortada hiç yok.

Büyüyen Türkiye’de küçülen zam teklifleri ve elinde kalem kağıt zam oranlarının kendi maaşlarına ne kadar yansıyacağını hesaplamakta olan çalışanlar. Artık hesaba gerek kalmadı zira beklentilerle gerçekleşenler arasında makas iyice açıldı. Kurban bayramına müjdeyle girmek isteyen çalışanlar kemeri son deliğine kadar sıkmaya hatta eline bir çivi alıp kemere yeni delikler açmaya devam edecek gibi.

Oransal zamların az maaş alan çalışanlara hemen hemen hiç artış sağlamazken maaşı yüksek çalışanlara avantaj sağladığı unutulmamalıdır. İnsanlar artık şehirlerde yaşamaktadır. Dört çocuk tavsiyesi vardı ya Sayın Cumhurbaşkanımızın. Dört çocuklu bir ailenin çocuklarının servis ücretlerindeki artış bile verilen zammın neredeyse iki katı. Diğer masraflar ve yaşam kalemlerindeki artışlar çalışanları ikinci üçüncü işlerde çalışmaya zorlamakta.

Özellikle verilecek oransal zammın ötesinde bazı özel durumlar için destekleyici önlemler alınmalıdır. Mesela eşi çalışmayan memurlara aile yardımının artırılması, çocuk yardımının komik durumdan makul duruma çekilmesi, doğum yardımının artırılması, eğitim ve bakım desteklerinin sadece çalışan bayanlara değil de ev hanımı olan memur eşlerine de sağlanması, okul müdürleri ile yardımcıları arasında ek ders farkının ortadan kaldırılması, kariyer basamakları sisteminin hayata geçirilmesi, iş kollarında dezavantajlı pozisyonda olan çalışanların çalışma koşullarının ve özlük haklarının iyileştirilmesi gibi beklentiler havada durmaktadır.

21 Ağustos hükümetle memur sendikaları arasındaki pazarlık için son gün. Bakalım komik ve hayal kırıklığına uğratan zam oranı ve diğer beklentiler kamu idaresi tarafından dikkate alınacak mı? Görünen o ki hükümet yüzde 5+5 oranını kafasında belirlemiş ve pazarlığı çok aşağılardan başlatmış. Fakat şaka gibi tekliflerin emeklilerle birlikte 5.5 milyon kişiyi doğrudan yirmi milyon kişiyi ise dolaylı olarak ilgilendirdiği gerçeği unutulmamalıdır. Zahmet rahmet dengesi ve vicdanları rahatlatma niyeti bu sorunu çözer beklentisi içerisinde olanlardanım. Bekleyip göreceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.