İbrahim Hakkı CELİS

İbrahim Hakkı CELİS

Memurun Refakat İzni Hukuken Yok! Acilen Çözüm Bulunmalı!

MEMURUN HASTA EŞİNE, ÇOCUĞUNA, ANNE veya BABASINA GÜNÜBİRLİK REFAKAT İZNİ HUKUKEN YOK

Bir devletin en önemli hususiyeti toplumu düzenleyen kurallarının varlığı ve bu kuralların işletilme gücüdür. Başarılı organize edilmiş bir devlet organizmasında kurallar belirgin ve uygulanış esasları nettir. Kadim tarihi ile güçlü bir devlet geleneğine sahip milletimizin devlet mekanizmasının da böyle bir özellik göstermesi en doğal beklentidir. Öyle ki toplumsal hayatı düzenleyen her türlü kural önceden belirgin olsun ve kural dışını gerektirecek bir fiil oluşmasın.

Devlet memurlarının bakmakla yükümlü oldukları eşleri, çocuklarının veya bakmakla yükümlü olmamasına rağmen( sağlık sigortasından yararlanmadıkları için) anne, babasının hastalanması durumunda onlara refakat etme zorunluluğu herkesin başındadır. Misalen altı aylık bir çocuğun hastaneye gidemeyeceği ortadadır. Bazen günü birlik seyreden ve ciddi hastalıklar grubuna dâhil edemeyeceğimiz günlük refakat etme imkânı mevzuat olarak memura tanınmış bir hak mıdır?

Memurun hakları ve ödevlerine dair en temel Kanun olan 657 Sayılı Kanunun 105. Maddesinde

Bilindiği üzere, 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesinin son fıkrasında; "Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır." hükmü yer almaktadır.  Kanun refakat iznini burada ağır hastalık durumunda ve doktor raporuna bağlı olarak verilebileceğini belirtmiştir.

 Ayrıca, 29/10/2011 tarihli ve 28099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"in 10 uncu maddesinde; "1) Memurlara 657 sayılı Kanunun 105 inci maddesinin son fıkrası uyarınca izin verilebilmesi için memurun; a) Bakmakla yükümlü olduğu ana, baba, eş ve çocuklarından birinin, b) Bakmakla yükümlü olmamakla birlikte refakat edilmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocuklarıyla kardeşlerinden birinin, ağır bir kaza geçirdiğinin veya tedavisi uzun süren bir hastalığı bulunduğunun sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi zorunludur.

(2) Birinci fıkra çerçevesinde düzenlenecek ve refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda; refakati gerektiren tıbbî sebepler, refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunup bulunmadığı, sürekli ve yakın bakım gerekip gerekmediği, üç ayı geçmeyecek şekilde refakat süresi ve varsa refakatçinin sahip olması gereken özel nitelikler yer alır. Gerekli görülmesi hâlinde üç aylık süre aynı koşullarda bir katma kadar uzatılır.

(3) Aynı kişiyle ilgili olarak aynı dönemde birden fazla memur refakat izni kullanamaz.

(4) Aynı kişi ve aynı vakaya dayalı olarak verilecek refakat izninin toplam süresi altı ayı geçemez.

(5) İzin süresi içinde refakati gerektiren durumun ortadan kalkması hâlinde memur iznin bitmesini beklemeksizin göreve başlar. Bu durumda veya izin süresinin bitiminde, göreve başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında 657 sayılı Kanun ve özel kanunların ilgili hükümlerine göre işlem yapılır.

(6) Refakat izni kullanılırken memurun aylık ve özlük hakları korunur." hükmü yer almaktadır.

5510 Sayılı Sosyal Sigortala ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 65. Maddesinde yol giderinin hasta yanında bir kişiyi geçmemek üzere hastaya refakat eden için de ödeneceği belirtilmiş olsa da doğrudan bir izinden bahsedilmemektedir.

 

 3/05/2016-2961 sayılı yazıyla Devlet Personel Başkanlığı bu konuda bir görüş yazısı vermiş ve bütün bu mevzuatın değerlendirildiğinde

657 sayılı Kanunun 105 inci maddesinin son fıkrasında belirtilen haller dışında bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmeti sunucularında yatarak tedavi edilmeleri sırasında refakatçi olan Devlet memuruna 5510 sayılı Kanunun 65 inci maddesine göre yatarak ve yemek giderleri ödenmekle birlikte, söz konusu durumda olan Devlet memurunun izinli veya görevli sayılacağına ilişkin bir hükmün 5510 sayılı Kanun ile 657 sayılı Kanunda yer almaması sebebiyle, sadece "Refakati uygundur." veya "Refakate ihtiyacı vardır" gibi ifadeleri içeren tek hekim veya sağlık kurulu raporlarına istinaden memura refakat sebebiyle izin verilemeyeceği, mütalaa edilmektedir, denilmektedir.

 

 

Mevzuat ve görüş yazıları beraber değerlendirildiğinde memurun günübirlik hastalık için herhangi bir evrakla izin alması mümkün gözükmemektedir. Memurun yakınları için 105. Maddede belirtilen durumlar dışında hastalık refakat izni yoktur. Pek çok defa suiistimal edilen bazen acil bir durum olmasından sebep amir ile memurun karşı karşıya gelmesine sebebiyet veren bu belirsiz mevzuat düzenlenmesi netleştirilmelidir. Elan memurlar eşleri, çocukları, anne ve babaları için tek hekimin yazdığı günübirlik “hasta annesi refakatinde tedavi olmuştur” ibareli yazılar ile izin almaktadır. Bazen yetişkin bireyler, eşler kendileri hastaneye gidebilecek durumda iken dahi memur izin talep etmektedir. Amiri zor durumda bırakan bu durum mevzuat ile netleştirilmeli, hangi yaşta ve hangi durumdaki bireyler için günübirlik hastalık refakatinin uygun olacağı belirtilmelidir.

Ezcümle memurun çocuk, eş, anne ve babasının hastalığında günübirlik refakatinde meri mevzuatta boşluk vardır. Memurun böyle bir hakkı yoktur. Hatta MEBBİS’te izin evrakı düzenlerken memurun bu şekilde günübirlik refakat izni düzenlemeye dair de bir bölüm yoktur. Bu şekilde devamsızlığın maaştan düşüp düşmeyeceği de belirsizdir. Bu bir hastalık raporu durumu mudur bu da belirsizdir.  Bunun yanında tüm memurların böyle durumlarda izin kullanmak durumunda oldukları da insanlık gereği, aile sorumluluğu icabı vazgeçilmez vazifesidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.