1. HABERLER

  2. MEMUR HABER

  3. MEB PERSONELİ

  4. Öğretmen Performans Anketi Sonuçlandı! İşte Öğretmen Görüşleri...
Öğretmen Performans Anketi Sonuçlandı! İşte Öğretmen Görüşleri...

Öğretmen Performans Anketi Sonuçlandı! İşte Öğretmen Görüşleri...

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın, sendikamızın yaptığı anket çalışması ile ilgili basın açıklamasıdır.

A+A-

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın, sendikamızın yaptığı anket çalışması ile ilgili basın açıklamasıdır.

Bilindiği gibi Milli Eğitim Bakanlığı performans değerlendirme yönetmelik taslağını paydaşların görüşüne sundu. Türk Eğitim-Sen olarak konuyla ilgili eleştirilerimizi, önerilerimizi bir rapor haline getirerek, Bakanlığa gönderdik. Türk Eğitim-Sen ilk gündeme geldiği andan itibaren performans sistemi hakkındaki itirazlarını en yüksek perdeden kamuoyuyla paylaşmaktadır. Bunun yanında bir anket çalışması düzenleyerek, öğretmenlerin performans değerlendirmesine bakışının nasıl olduğunu ortaya koymak istedik.

Türk Eğitim-Sen’in ve 6 ayrı internet sitesinde daha yayınlanan anketimize rekor bir katılım gerçekleşti. 24 bin 509 öğretmenin katıldığı anket sonuçları itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı’na önemli mesajlar içermektedir.

ANKETE KATILANLARIN YÜZDE 97.6’SI PERFORMANS SİSTEMİNİ DOĞRU BULMUYOR

Ankete katılan öğretmelerin 18.7’sinin 1-5 yıl, yüzde 21’inin 6-10 yıl, yüzde 16.5’inin 11-15 yıl, 17.2’sinin 16-20 yıl, yüzde 12.3’ünün 21-25 yıl, yüzde 7.9’unun da 25-30 yıl, yüzde 6.4’ünün de 31 yıl ve üzerinde kıdemi bulunmaktadır.

Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 89.1’i öğretmen, yüzde 6.6’sı müdür yardımcısı/baş müdür yardımcısı, yüzde 4.3’ü de okul müdürüdür.

Ankete katılanlara “MEB Öğretmen Performans Değerlendirme Yönetmelik Taslağını incelediniz mi?” sorusunu yönelttik. Buna göre ankete katılanların yüzde 64.8’i incelediğini, yüzde 27.9’u kısmen incelediğini, yüzde 6.9’u da incelemediğini söylerken; fikrim yok diyenlerin oranı yüzde 0.4’tür.

Ankete katılanların yüzde 97.6’sı öğretmenlere performans sistemi getirilmesini doğru bulmadığını belirtmiştir. Bu sistemi doğru bulanların oranı sadece yüzde 2.4’tür.

Performans sistemini olumsuz bulanlara bunun nedenlerini sorduk. Buna göre; yüzde 52.4’ü “Performansı adil, tarafsız ve objektif kriterlerle ölçmeniz mümkün değildir”, yüzde 18.3’ü “öğretmenlerin itibarı azalır”, yüzde 16.5’i “öğretmenlere yönelik psikolojik şiddetin aracı olur”, yüzde 11.8’i çalışma barışını bozar ve motivasyonu azaltır derken; yüzde 1’i diğer seçeneğini işaretlemiştir.

BAKAN PİLOT UYGULAMANIN VERİLERİNE GÖRE ÖĞRETMENLERİN MEMNUNİYETİNİN YÜZDE 90 OLDUĞUNU SÖYLEDİ AMA ANKETİMİZE GÖRE MENUN KALANLARIN ORANI SADECE YÜZDE 1.5.

BAKAN YÜZDE 90 ORANINI NASIL BULDU?

Hatırlanacağı üzere Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Öğretmenlerin başarı değerlendirmesine esas olacak bir çalışma yapıyoruz. 12 ilde pilot uygulama yaptık. Öğretmenlerden yüzde 90 memnuniyet var, ilkokullarda daha fazla, genel olarak yüzde 90 üzerinde büyük bir memnuniyet var” demişti. Biz de ankete katılanlara geçtiğimiz yıl Ekim ayında performans değerlendirme konusunda 12 ilde pilot çalışma başlatılmıştı. Bu çalışmadan memnun kaldınız mı? sorusunu yönelttik. Ancak aldığımız cevaplar Bakan Yılmazla taban tabana zıttır. Buna göre; ankete katılanların yüzde 57.8’i kesinlikle memnun kalmadım, yüzde 15.6’sı memnun kalmadım derken; yüzde 0.8’i kesinlikle memnun kaldım, yüzde 0.7’si memnun kaldım seçeneğini işaretlemiştir. Fikrim yok diyenlerin oranı ise yüzde 25.1’dir. Dolayısıyla pilot uygulamadan memnun kalanların oranının Sayın Bakan’ın ifade ettiği gibi yüzde 90 değil, sadece yüzde 1.5 olduğunu görüyoruz.

ANKETE KATILANLARIN YÜZDE 96.5’İ BU SİSTEMİN ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ-VELİ İLİŞKİSİNE ZARAR VERECEĞİNİ SÖYLÜYOR

Ankete katılanların yüzde 96.5’i performans değerlendirme sisteminin öğretmen-öğrenci-veli ilişkisine zarar vereceğini düşünürken; yüzde 2.3’ü kısmen zarar vereceğini, yüzde 1.2’si de zarar vermeyeceğini düşünmektedir.

ANKETE KATILANLAR DEĞERLENDİRİCİLERİN YETKİN VE DONANIMLI OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR

“Öğretmenleri değerlendirecek kişilerin yetkin, donanımlı, bilgi birikimine sahip olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna ankete katılanların yüzde 91.4’ü hayır, yüzde 6.2’si evet, yüzde 2.4’ü de kısmen cevabı vermiştir.

ANKETE KATILANLAR BU SİSTEMLE TORPİL VE ADAM KAYIRMANIN ARTACAĞINI, ÖĞRENCİLERİN NOT PAZARLIĞI YAPACAĞINI DÜŞÜNÜYOR

“Okul müdürleri öğretmenlerin performansını değerlendirirken siyasi, ideolojik ya da başka saiklerle hareket edebilir; dolayısıyla torpil ve adam kayırma artar” ifadesine katılıyor musunuz? sorusuna kesinlikle katılıyorum diyenlerin oranı yüzde 55.4, katılıyorum diyenlerin oranı yüzde 39.7, kesinlikle katılmıyorum diyenlerin oranı yüzde 1.1, katılmıyorum diyenlerin oranı ise yüzde 3.8’dir.

“Bu sistem hayata geçerse; öğrenciler, veliler not pazarlığı yapacak, öğretmenler tehdit edilecek” ifadesine katılıyor musunuz? sorusuna ankete katılanların yüzde 61’i kesinlikle katılıyorum, yüzde 36.5’i katılıyorum derken; sadece yüzde 1.8’si katılmıyorum, yüzde 0.7’si de kesinlikle katılmıyorum seçeneğini işaretlemiştir.

ANKETE KATILANLAR MESLEKİ YETERLİLİK SINAVINA KARŞI

Ankete katılanlar 4 yılda bir getirilmesi düşünülen mesleki yeterlilik sınavının da fayda sağlayacağını düşünmüyor. “Bu sınav öğretmenler için fayda sağlar mı?” sorusuna ankete katılanların yüzde 74.8’i fayda sağlamaz, yüzde 21.6’sı kısmen fayda sağlar, yüzde 3.6’sı da fayda sağlar cevabı vermiştir.

Ankete katılanların büyük kısmı performans değerlendirme sisteminde öğretmenin aldığı puanlar öğretmenlerin terfilerinde ve hizmet puanlarında etkili olmasına karşı. “Performans değerlendirme sisteminde öğretmenin aldığı puanlar öğretmenlerin terfilerinde ve hizmet puanlarında etkili olmalı mıdır?” sorusuna yüzde 81.6’sı hayır, yüzde 10.2’si kısmen, yüzde 8.2’si de evet cevabı vermiştir.

ANKETE KATILANLARIN YÜZDE 90.6’SI PERFORMANS YERİNE; ÖĞRETMENLERİN CİDDİ, İÇİ DOLU BİR HİZMET İÇİ EĞİTİME ALINMASINI İSTİYOR

Ankete katılanların yüzde 90.6’sı “Performans sistemi yerine; tüm öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla ciddi, içi dolu bir hizmet içi eğitime alınmaları gerektiğini düşünüyor musunuz?” sorusuna evet, yüzde 9.4’ü hayır cevabı vermiştir.

ANKETE KATILANLARA GÖRE EĞİTİMDEKİ BAŞARISIZLIĞIN NEDENİ MEB’İN YANLIŞ POLİTİKALARI

“Sayın Cumhurbaşkanı’nın da dile getirdiği eğitimdeki başarısızlığın nedeni nedir?” sorusuna ankete katılanların yüzde 90.1’i MEB’in yanlış politikaları (Öğretmen atamaları, yönetici atamaları, eğitim sistemindeki değişiklikler v.b.), yüzde 3.3’ü eğitime ayrılan bütçenin az olması/okullara yeterli ödenek ayrılmaması, yüzde 1.6’sı fiziki alt yapı yetersizlikleri, yüzde 0.8’i öğretmenlerin performansının yetersizliği, yüzde 0.7’si de derslik ve öğretmen açığı cevabını vermiştir. Bu soruya diğer cevabı verenlerin oranı ise yüzde 3.5’tir.

Anket sonuçları hakkında açıklama yapan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan şunları söyledi:“Performans sistemi öğretmenleri rencide eden, itibarlarını yerlerde süründüren bir sistemdir. Geçtiğimiz yıl Ekim ayında 12 pilot ilde başlatılan uygulama tepkiler üzerine 2 gün sonra kapatılmıştır. Buna rağmen Milli Eğitim Bakanlığı dediğim dedik tavrını sürdürmüş ve bu sistemle ilgili bir yönetmelik taslağı hazırlamıştır.

Bugüne kadar çok anlattık; yine anlatıyoruz, duymayan kulaklara, görmeyen gözlere, taş bağlayan yüreklere bir kez daha bıkmadan, usanmadan anlatacağız.

Bu sistem hayata geçerse hiçbir şekilde adil, objektif, tarafsız bir değerlendirme yapılmayacak. Günübirlik menfaatler, siyasi, ideolojik, sendikal saikler, yandaşlık ve candaşlık ölçütleri performans puanının belirlenmesinde etkili olacak. Soruyoruz; bugün ülkemizde kaç okul objektif, ehliyetli, liyakatli, bilgi birikimi ve temsil kabiliyeti yüksek, ferasetli insanlar tarafından yönetiliyor? Kaç okul biat kültürü altında değil? Kaç okulda o makam koltuklarında adam kayırmacılıkla, kişisel ilişkilerle değil, bileğinin hakkıyla getirilen yöneticiler oturuyor? Ucube yönetici atama sistemini icat edenler sayesinde, bugün okullarımız tarla faresi gibidir.

Performans değerlendirme sistemi ile kul hakkı yenilecek; biat kültüründen beslenenlerin ya da okul müdürü ile arası iyi olanların performans puanı yüksek olacak, buna karşın mesleklerinde çok başarılı, kendilerini kanıtlamış öğretmenler sırf yandaş olmadığı için düşük puanlarla adeta cezalandırılacaktır.

Bu sistem hayata geçerse öğretmen-öğrenci-veli ilişkisi büyük yara alacak. Bilindiği gibi bu uygulama 12 pilot ilde uygulandığında öğrencilerin hakaret, tehdit, şantaj içerikli mesajlarına tanık olmuştuk. O mesajlarda neler yoktu ki? ‘Hocam 100 ver ben de 100 vereyim, Yıl intikam yılıdır, Kimse not için yanıma gelmesin.’ Bu mesajlar onlarca mesaj içinden seçtiğimiz en edepli mesajlardır. Gerisini siz düşünün…

MEB yetkilileri bu uygulama ile birlikte öğretmenin öğrenci üzerindeki etkisini daha da azaltacağını, itibarını ayaklar altına alacağını, öğrencilerin bu sistemi öğretmen üzerinde psikolojik şiddet aracı olarak kullanacağının farkında değil midir?

Zaten okullarımızda öğretmene yönelik şiddet sosyolojik bir sorundur. Öğrencisi ya da velisi tarafından darp edilen, sözlü şiddete, sinkaflı sözlere, psikolojik şiddete maruz bırakılan öğretmenlerimize nasıl sahip çıkılmaz, bu noktaya nasıl geldiğimiz nasıl sorgulanmaz, bu yaşananlardan nasıl ders alınmaz anlayamıyoruz.

Peki ya öğrencileri tarafından öldürülen Rabia Sevilay Durukan, Ayhan Kökmen öğretmenlerimizi nasıl unutabiliriz?

‘Sıradaki kim? Katliama uğrayarak hayatı çalınacak kişi ben miyim?’ diye soran öğretmenlerimizin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Bu uygulamanın hayata geçmesi ile birlikte eğitim şehitlerimizin sayısının artmasından ciddi endişe duyuyoruz.

Kimi zaman öğrencilerinin eksiklerini alan, cebine harçlık koyan, öğrencilerini evlatlarından ayırmayan öğretmenlerin böylesine etkisizleştirilmesi, itibarlarının zedelenmesi, yetkisizleştirilmesi, sindirilmesi, korkutulması, örselenmesine nasıl sessiz kalınır?

Eti senin kemiği benim devrini çoktan kapattık ama bugünkü manzara da çok iç acıtıcıdır. Öğretmenler öğrenciler için hareketleriyle, yaşam biçimiyle, dünyaya bakışıyla bir rol modeldir. Öğretmenlerimizi değersizleştirdiğiniz yetmedi mi? Performans sistemi ile de ölümcül darbeyi mi vurmayı hedefliyorsunuz?

Öte yandan not pazarlığı için sıraya girecek veli ve öğrenciler eğitimizde derin travmalara yol açacaktır. Öğrencisinin okuluna yılda bir kez bile uğramayan, okul toplantılarına bile gitmeyen veli profilini düşündüğümüzde, veliler hangi kriterlere göre öğretmenlere performans puanı verecektir?

Bu uygulamayla, öğretmenlerin işini hakkıyla yapması, tecrübeli, birikimli, kâmil olması da tamamen göz ardı edilecektir. Zaten öğretmenler de bu olumsuz koşullarda öğrencilerine hak ettiği notları veremeyecektir. Öğretmenlerin baskı altında, zorlama notlar vermesi Bakanlığa ne kazandıracak, bunun eğitimimize nasıl bir faydası olacak, doğrusu merak ediyoruz.

Çocuklarımıza kazandırmak istediğimiz, ahlaklı, erdemli tutum ve davranışlar bu uygulamayla birlikte çöpe atılacaktır. Performans sistemi ile çocuklarımıza güzel ahlakı, kul hakkı yememeyi, adaletli davranmayı nasıl öğreteceğiz? Ayrıca bu uygulama ile öğretmenler küstürülecektir. Bakanlığın birçok uygulamasıyla KÜSKÜN ÖĞRETMENLER ORDUSU yaratmayı başarması takdire şayandır.

Çalışma barışını bozan, huzursuz bir ortama zemin hazırlayan MEB’in, öğretmenleri 4 yılda bir sınava tabi tutması da ibret vesikasıdır. Öğretmenlerimizin tecrübelerini, öğrencilere dersi aktarma yöntemlerini, bilgi birikimlerini bir kenara bırakıp, yıllar sonra onları yeniden sınava almak ile amaçlanan nedir? Bu sınavın öğretmenlere nasıl bir katkısı olacaktır?

Samimi ve art niyetsiz bir Bakanlığın yapması gereken; performans gibi saçma sapan bir sistem yerine, 1 milyona yakın öğretmenimizi 5 yılda bir içi dolu, sağlam bir hizmet içi eğitime alması, onları yeniliklerle, teknolojik ilerlemeler ile buluşturmasıdır.

Bakanlık yetkilileri performans konusunda bu kadar istekli ise, önerimiz, performans değerlendirmesine önce kendilerinden başlamalarıdır.

Tüm öğretmenler ve eğitim çalışanları Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz başta olmak üzere tüm Bakanlık bürokratlarının performansını puanlandırmalıdır.

Bakanlık internet sitesi üzerinden bir anket düzenlemeli; eğitimcilerin Sayın Bakan ve MEB bürokratları ile ilgili memnuniyetlerini ölçmelidir. Bakalım Bakanlığı yönetenler bu performans değerlendirmesi neticesinde 100 üzerinden kaç puan alacak? Şayet Bakanlığın kurmay kadrosunun performansı düşük çıkarsa, o halde gereğini yapmalılardır!

Milli Eğitim Bakanlığı performans değerlendirmesi neticesinde elde edilen puanları ücretlerden, yönetici atamalarına, ödüllerden, sicile kadar birçok alanda kullanacaktır. Bu bile uygulamanın iyi niyetli olmadığının en açık göstergesidir. Çuvaldızı kendine batırmayan, kusurları eğitimin en önemli enstrümanı olan öğretmende arayan, yanlış politikalar ile eğitimi çıkmaza sokan anlayışın eğitimcileri temsil etmesi bekleyemez. Şunu da Sayın Bakana sormak istiyoruz: Performans ile ilgili memnuniyet oranının yüzde 90 açıklaması yapmıştınız. Sayın Bakan bu rakamı nasıl buldunuz? Zira merakımızı gidermek, kamuoyunu bilgilendirmek bu noktada çok önemlidir.

Herkes bilmelidir ki; performans değerlendirmesi hayata geçerse, 12 pilot ilde yapılan uygulama ile birlikte başlattığımız ‘Meslektaşıma puan vermiyorum’ eylem kararımızı devam ettireceğiz, her türlü demokratik tepkimizi göstereceğiz ve yönetmeliğin iptali için yargıya başvuracağız. ASLA ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLI OTURMAYIZ. ÖĞRETMENİN ALEYHİNE OLAN HER TÜRLÜ DÜZENLEMEYE TÜM GÜCÜMÜZLE KARŞI DURURUZ.

Öte yandan seçim sürecine girmiş bulunmaktayız. Bu süreci Hükümetin ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın çok iyi değerlendirmesi, öğretmenlerin, memurların aleyhine olan uygulamalara geçit vermemesi gerekir. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, öğretmenlerin aileleri ile birlikte çok ciddi bir seçmen kitlesi olduğunu gözden kaçırmamalıdır. Öğretmenlerimizin tamamına yakını da siyasi görüşü, ideolojisi, sendikası ne olursa olsun bu ucube sisteme karşıdır ve MEB’in bu girişimi karşısında ortak bir duruş sergilemiştir.

Bu minvalde, Milli Eğitim Bakanlığı’nın inat ve ısrardan vazgeçerek, öğretmenlere performans değerlendirme sistemini geri çektiğini ve Hükümetin kamuda performans uygulamasını hayata geçirmeyeceklerini taahhüt etmesini talep ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.