1. YAZARLAR

  2. Vedat Uzuner

  3. "Öğretmeni eğitime ihtiyacı olduğuna nasıl ikna edeceğiz?"
Vedat Uzuner

Vedat Uzuner

Vedat Uzuner
Yazarın Tüm Yazıları >

"Öğretmeni eğitime ihtiyacı olduğuna nasıl ikna edeceğiz?"

A+A-

Yeni öğrenim yılı eğitimciler için başlayalı neredeyse bir hafta oldu.

Öğretmenler, öğrencilerden iki hafta önce okula başlayarak mesleki çalışmalar yapıyor, yeni yıla, yeni döneme yeni bir başlangıca hazırlanıyorlar.

Yıl içinde yapılacak çalışmaların planlandığı bu dönem ne kadar verimli geçerse yıl da o kadar verimli oluyor.

Eğitim sadece öğretmenlere bırakılmayacak kadar önemli bir konu.

Herkesin el vermesi gerekiyor.

Bunu derken anlayan anlamayan herkes öğretmenin işine burnunu soksun demek istemiyorum.

Eğitim, neredeyse her evde konuşulan, hakkında fikir üretilen bir alan.

Bu yönüyle inşaat ustasını da, terziyi de, çobanı da, hemşireyi de ilgilendiriyor.

Her işin kendine göre birtakım zorluk ve incelikleri var.

Bu yönüyle bütün mesleklere saygı duyulması gerektiğini hepimiz kabul etmeliyiz.

Ancak öğretmen gibi insanı ilmek ilmek işleyen, nakış nakış dokuyan bir mesleğe özel bir saygı duyulmasını beklemek bütün öğretmenlerin kayıtsız şartsız beklentisidir.

Geldiği günden beri olumlu ve güdüleyici mesajlar veren Sayın Ziya Selçuk bu saygının yeniden tesis edilmesinde önemli bir rol üstlenecek gibi.

Öğretmen şikayet hattına dönüşen Alo 147’nin kaldırılması bu yönde atılmış en önemli adımlardan biridir.

Sayın Bakanın öğretmenlere yönelik konuşmasında dile getirdiği öğretmen eğitimi projesi içi doldurulması durumunda son derece faydalı bir uygulama olacaktır.

İfade ediliş biçimi itibariyle toplumda ‘öğretmen yetersiz ve bu yüzden eğitime muhtaç’ algısı oluşturma ihtimali olsa da öğretmen eğitimi toplumun geleceği açısından en önemli işlerden biri olacak.

Bu noktada devreye giren şu soru girebilir: ‘öğretmeni eğitime ihtiyacı olduğuna nasıl ikna edeceğiz?’

İstemeye istemeye eğitime katılan öğretmenlerin dersleri dinlemelerini nasıl sağlayacağız?

Sayın Hüseyin Çelik zamanında atılan en olumlu adımlardan biri olan öğretmenlik kariyer basamakları sistemini yeniden devreye sokarak işlevsel ve güdüleyici hale getirmemiz lazım.

Her işte olduğu gibi öğretmenlikte de ekonomik doyum önemli bir etken.

Kendini yetiştiren, daha fazla çalışan, üreten öğretmenlerin diğer meslektaşlarından bir farkı olmalı.

Çalışmanın, üretmenin, kariyerin bir karşılığı olmadığını gören öğretmenler zaman içerisinde motivasyon kaybı yaşıyor ve her şeyi rutine bağlıyor.

Çalışan da çalışmayan da karşılığını öğrenciye, ülkemizin geleceğine yansıtıyor.

Yeni öğrenim yılında öncelikle birinci ve beşinci sınıf kayıtlarında yaşanan karmaşanın, velileri sinir bombasına döndüren uygulamaların son bulması dileklerimle herkese başarılar dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.