Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen

Özel Kolejlerin İflasını Seyretmek

“Ben demiştim, ben uyarmıştım; haklı çıktım” demek ego ve enaniyet kokan ifadeler olur. Haklı çıkmanın peşinde değilim, pratik bir faydası da yok. 18 Mayıs 2020 tarihli “Pandemi Sürecinde Özel Okullara Mali Destek Yapılacak mı? başlıklı yazımda pandemi döneminde özel okulların karşılaşabileceği riskleri işaret etmiş, kendimce çözüm önerileri sunmuştum. Çünkü özel okulların iflas etmesi durumunda doğrudan yaklaşık 1 milyon 500 bin öğrenci, 175 bin öğretmen, 50 bin personel, on binlerce veli, yine çok sayıda kantinci ve servisçi olumsuz etkilenecekti.

Bu endişe ve kaygılarla, Milli Eğitim Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile özel okulların temsilcilerinin sık sık bir araya gelmesinin ve çözüm aramalarının doğru olacağına dikkat çekmiştim. Küçük gibi görünen sorunların eğitim gündemini meşgul edeceğini, bu sorunların öncelikle çözülmesi gerektiğini vurgulamıştım. Ancak halen görsel, yazılı, işitsel ve sosyal medyada yemek ve servis parası ile özel okul ücretlerinin indirilmesi tartışmalarının gündemi meşgul ettiğini görüyoruz, üzülüyoruz. Sorunların ertelenmesinin, üstünün örtülmesinin, görmezlikten gelinmesinin sistemin istikrarını ve geleceğini olumsuz etkilediğinin farkında olmalıyız.  

18 Mayıs 2020 tarihli yazımda; Riski önceden görüp tedbiri zamanında almak lazım. Kayıt sildirenlerin sayısının artması ve yeni kayıtların beklenen düzeyde olmaması özel okulların gelirlerinde azalma demektir. Bu durumda iflas eden özel okullar olabileceği gibi eğitim giderlerinden kesintiye giderek eğitim hizmetlerinin kalitesini düşüren okullar da olabilir. Hem öğretmen kadrosunda hem personel kadrosunda tenkisata giden okullar olabilir, bu da eğitimde var olan istihdam problemine yeni bir sorunun eklenmesi demektir.” hatırlatmasında bulunmuşum.  

Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak, “Bazı ülkeler gibi ekonomik büyüklüğünü çarpan etkisiyle ifade etmemiz gerekirse bu rakam 525 milyar TL’yi bulmaktadır. Bu da Millî gelirin yaklaşık yüzde 11’ine denk gelmektedir” açıklamasını referans göstererek bu 525 milyar TL’lik yardım ve destekten özel okullara da ciddi bir pay ayrılmasını istemiş, desteklemenin yapılmasını önermiştim. Aksi takdirde eğitim-öğretimin olumsuz etkileneceğinin, öğrencilerin kayıtlarını sildireceğini, personel ve öğretmenlerin işsiz kalacağının altını çizmiştim.

Ancak istenen düzeyde destekler yapılmadı. Hiç tedbir alınmadı da diyemeyiz. Özel okulların KDV oranı yüzde 8’den yüzde 1’e indirildi. Ama yeterli olmadı ki, maalesef 936 özel okul iflas etti, kapısına kilit vurdu. 300 bin öğrenci sistemden çıktı. 2019’da yüzde 49.67 olan doluluk oranı yüzde 42.66’ya düştü. İlk gelen haberlere göre 3 bin öğretmen, 2 bin personel işsiz kaldı ve sayı gittikçe artıyor. Kapanan okulların yanında zarar eden okullar da küçülmeye gidiyor. Özellikle kiralık binalarda eğitim gören, banka kredisi ile açılmış okulların zor durumda olduğu söyleniyor. Sektörün toplam zararının 10 milyar TL olduğu belirtiliyor.

936 okulun iflasını, 300 bin öğrencinin sistemden çıkmasını bir istatistik mevzu olarak göremeyiz. Bu, eğitime ve insana yatırım yapmış yüzlerce iş insanın maddi ve manevi kaybı demektir. Bu, kariyerini toplum için seferber eden okul idarecilerinin hayal kırıklığı demektir. Bu, binlerce öğretmenin evine ekmek götürememesi, öğretmenlik mesleğine ara vermesi, hayata dair birikimlerini gençlerle buluşturamaması demektir. Bu, özel okullarda çalışan personelin işsiz kalması, ailelerinin mağdur olması demektir. Bu, öğrencilerin sevdikleri okullarından, arkadaşlarından ve sosyal çevrelerinden kopması demektir. Bu, velilerin yeni okul arayışı, okula göre ev arayışı demektir. Bu, iflas eden okul sahibinden idarecisine, öğretmeninden personeline, öğrencisinden velisine kadar moral bozukluğudur, travmadır. Bu, okul sahipleri ile velilerin mahkemelik, icralık olması demektir. Kısacası iflas eden okul sayısı sadece istatistik değildir, bireysel ve toplumsal sonuçları olan sosyo-ekonomik bir durumdur.

Değerli okuyucular, artık demiştim, söylemiştim, uyarmıştım aşamasını geçtik. Bunları söylemenin bir faydası da yok. Artık, “zararın neresinden dönülse kardır” kritik noktasındayız. Yeni iflasların olmaması, sektörün bu zor süreçleri ve zor günleri atlatması için devlet neler yapabilir, bu sorunun cevabını bulup hayata geçirme zamanıdır. Okul sahipleri, idareciler, öğrenciler ve velilerle görüşmelerim sonucunda derlediğim çözüm önerileri şöyle;

  1. Özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmen ve çalışanların sigorta primlerini pandemi bitinceye kadar öteleyebilir ve sonrasında da yapılandırarak ödeme kolaylığı getirebilir.
  2. Öğretmen ve çalışanlara kısa çalışma ödeneğinin yanı sıra maaş desteği sunabilir.
  3. Özel okulların vergi ödemelerini pandemi bitinceye kadar öteleyebilir ve sonrasında yapılandırabilir.
  4. Kira desteği verebilirdi, en azından yarısını devlet ödeyebilir ve stopaj uygulamasını sıfırlayabilir.
  5. Geçmiş dönemlerde öğrenci başına verilen destek bu dönemde de verilebilir. Bu şekilde özel öğretim kurumları bir nebze nefes alabilirler.
  6. İki ay öncesinde anaokullarının açılıp ilköğretim bünyesindeki anasınıflarının açılmaması gibi uygulamalar özel okulları sıkıntıya sokmuş, okullar öğrenci kayıpları yaşamışlar. Bu tür kararlar istişare ile alınabilir.
  7. Özel öğretim kurumlarında özellikle maske temizlik mesafe kuralları uygulayabilecek okullardaki sınıfların örgün olarak okula gelip eğitim almaları sağlanabilir.
  8. KDV bu yıl için yüzde 8’den yüzde 1’e indirildi. Bu pandemi sürecinin yaraları sarılıncaya kadar devam ettirilebilir. Gerekirse kalıcı hale getirilebilir.
  9. Yeni mezun öğretmen alınırsa SGK primini devlet ödeyebilir. Böylece işsiz eğitim fakültesi mezunu gençler iş sahibi olabilir.

İnşallah özel okulların sorunları en kısa zamanda çözülür, gelecek yazılarımızda olumlu ve müjdeli haberler veririz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.