TABELÂ STK'LAR

TABELÂ  STK'LAR

                 Sivil Toplum Kuruluşları,  kamu yararına faaliyet gösteren ve kamuoyu oluşturan, kăr amacı gütmeyen demokratik bir yapıya sahip ve tamamen gönüllülük esasına dayanan örgütlü topluluklardır. Bir toplumun gelişebilmesi için sivil toplum kuruluşlarının rolü çok büyüktür. Çünkü sivil toplum kuruluşları ülkenin demokrasi bilincini geliştirmede, sosyal hayat seviyesini arttırmada, kamu hizmetlerine katkıda bulunmada, toplumsal olayları bağımsız şekilde ele almada ülkeye çok büyük katkıları vardır.
                    Ülkemizde 90’lı yıllarda televizyon ve radyo yayınları, sivil toplum bilincinin artması ve sivil toplumun yasaklayan anayasa maddelerinin kaldırılması ile yasal bir zemine oturtulan sivil toplum kuruluşları etkisini her geçen gün arttırmaktadır. STK’lar hem yerel hem ulusal alanda önemli bir yönetim partneri olarak çalışmalar yapmaktadır.
                 Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün verilerine göre Türkiye'de 4.547'si vakıf, 86.031'i dernek olmak üzere, 90.578 sivil toplum kurulusu faaliyet göstermekte, bu rakamlara sendikalar, meslek odaları ve kooperatiflerin de eklenmesi ile bu sayı 150.000'i aşmaktadır. İlimizde de toplam 832 Sivil Toplum Kuruluşu faaliyet göstermektedir. Yazımda da belirttiğim gibi STK’lar bir toplumun gelişmesi için çok önem arz etmektedir. Ancak STK’ların kuruluş amaçlarını unutarak STK’ları bir sıçrama tahtası olarak görmelerinden dolayı etkisini arttırmak yerine azaltmak ve daha sonra da silinip yok olmasına sebep olmaktadır. 
                    İlimizde 832 tane STK mevcut ancak kaç tanesi amacına uygun hareket ediyor veya kaçı halk tarafından biliniyor meçhul. Çünkü başka illerde olduğu gibi ilimizde de tabela STK’sı konumunu taşıyan birçok kuruluş var. Kendi aralarında toplanıp gerekli prosedür işlemlerini hallederek kuruluşunu tamamlıyor ama gerisi kocaman bir sıfır. Sadece kuruluşun başkanı ortada diğer yönetim kurulu üyeleri yok hükmünde. Başkan ise kurduğu STK’nın temsiliyetini kullanarak alanlarda bulunuyor. Ama herhangi bir proje, ilimize sağladığı katma değer ise yok.
                   Bakıyoruz il veya Türkiye geneli toplam 15-20 arası üyesi olan kalkmış Genel Başkan sıfatıyla ziyaretlere, toplantılara katılıyor. Yönetim Kurulunu eş, dost, akrabadan oluşturuyor. Herhangi bir etkinliği İl’e katkısı yok, kendinden başka kimse yok ama bakıyorsun toplantılara Başkan sıfatıyla katılıyor. Kendisinin dışında yönetim kurulunun kim veya kimlerden oluştuğunu bilen dahi yok. Geçenlerde arkadaşımla bu konu hakkında konuşuyorduk ve bu hafta bununla ilgili köşe yazısı yazacağımı söylediğimde arkadaşımda “öyleyse bende bir dernek, vakıf veya sendika kurayım o halde. Eş, dost, akrabadan en az 100 kişi bulurum, benim neyim eksik ortada dolaşan sözde Genel Başkanlardan diye söyledi. Bu trajikomik olayda da görüldüğü gibi maalesef arkadaşım doğru söylüyordu. Eşine kızan, sabah erken kalkan, başı ağıran gelip bir STK kurup ortada dolaşıyor. Böyle olunca toplumun STK’lara olan inancı azalıyor.
                    Sadece yerel anlamda eleştirmiyorum. Bir sendikacı olarak olaya baktığımda ulusal arenada da aynı durum var. 2020 Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sendika ve konfederasyon üye sayılarını gösteren Resmi Gazete ’de yayınlanan sendika ve sendikamsı kuruluşların sayısı azımsanmayacak kadar çok fazla. O kadar fazla ki isimlerine baktığımızda hepsi birbirine benziyor. Hatta kelime cambazlığı yaparak bir başka sendikanın ismini dolaylı olarak kullananlar dahi var. Burada yanlış anlaşılma olmaması adına bir şey söylemek istiyorum. Sendikaların kurulması beni rahatsız etmiyor aksine bir toplumda sivil toplum hareketinin etkili olması o toplumun gelişmesi adına büyük bir fırsat olduğunu her daim belirtmişimdir. Ancak ilimizde örnek gösterdiğim gibi sadece TABELA STK’sı olmasın. Resmi Gazete’ ye bakıyorum Türkiye geneli 3 (yanlış yazmadım) tane üyesi olan kalkmış sendika kurmuş,  başkanı da kendine Genel Başkan süsü vermiş ortalıkta geziyor. Önüne gelen eş dost akrabası ile sendika kurmaya çalışsa orada STK’ dan bahsedemeyiz. Hal böyle olunca ülkemizde sivil toplum bilinci gelişmez. Hep yerimizde sayar dururuz.
                         Yetkililerin buna bir çözüm bulması gerekir. Kafası bozulanın “Olmadı bir sendika, dernek kuralım” söylemlerine bir DUR demesi gerekir. Aksi takdirde ülkemizde sayısı çok ama etkisi az birçok “TABELA STK” türer

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum