1. YAZARLAR

  2. Hacı Sarı

  3. Temel Haklar Ve Kazanımlar Yasal Güvenceye Kavuşturulmalı
Hacı Sarı

Hacı Sarı

Hacı Sarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Temel Haklar Ve Kazanımlar Yasal Güvenceye Kavuşturulmalı

A+A-

Özgürlükler ülkesi olma yolunda önemli adımlar atıldı. Öncelikler zihinlerdeki prangalar söküldü atıldı geçen yıllar içerisinde. Tabular yıkıldı, kamusal alan cenderesinden çıkıldı bir ve beraber olunarak. Bıyık boyunun uzunluk ölçüsünde değişiklik oldu, her gün bilmem ne marka tıraş bıçağı ile tıraş olma yönergeleri uygulanmaz oldu. Cuma namazı vakitlerinde Cuma ezanının sınıflarda dinlendiği anlar çok oldu ve şükürler olsun ki geride kaldı..

Bırakın öğrencileri, öğretmenlerin bile okulda namaz kılacağı alanlar ancak merdiven altı depo görünümlü izbe yerler oldu . Başörtüsünü okulların girişindeki güvenlik kulübelerinde bile değiştirmeye tahammül edemeyen idarecilerin kılık kıyafet yönetmeliğine sarılmalarını gördü yurdum insanı. Evladının yemin törenine alınmayan anaların gözyaşlarına, babaların gönül yaşlarına sahne oldu yemin törenleri.

Tüm bu anlatılanlar geride kaldı. Toplum zaten problemli değildi değerleriyle. Cemiyet alıştı yasakların kalkmasına, insanımız kabullendi özgür yaşamayı. İdareciler uygulamıyor artık tüm bu yasakları. Fakat yüreklerde bir korkudur tekrar nükseden. Dudaklar yeniden anmaya başladı “ya eskiye dönersek “sözcüklerini. 2019 itibarı ile Türkiye’de temel insan ve inanç hakları anlamında ciddi bir keyfilik gözlenmemektedir. Fakat bazı kıvılcımlar seziliyor, büyük bir yangına dönüşmesinden korkuluyor bu kıvılcımların.

Bazı belediyelerde sakal yasakları işitiliyor, bazı mescitlerin kapatıldığı haberleri konuşuluyor sosyal medya mecralarında. Başörtülü sunucunu hanımefendinin maruz kaldığı ırkçı yaklaşım bir şeyler anlatıyor, hem de Gaziler Günü’nde . İmam hatipler üzerinden algı operasyonu yapılmaya çalışılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tekrar tartışmanın merkezine çekilmeye çalışılıyor.

Peki, çözüm ne, ne yapılmalı tüm bu olanlar karşısında?

Devletin dili yazıdır, devlet kurallarını mevzuatla işletir, kaideler ancak yasal zeminde ve hukuki güvenceler içerisinde yerleşebilir. Şu ana kadar oluşturulan görece rahatlama inisiyatife dayalı yürümektedir.  Konjöktür gereği yasakların uygulanmadığını, ellerine fırsat geçmesini bekleyen bir zihniyetin olduğunu unutmamak gerekir. Artık kamu görevlilerinin elini kolunu bağlayan, saçına sakalına etek boyuna, pantolon rengine ve türüne kadar hemen her şeyi belirleyen 1982 darbesinden sonra darbeciler tarafından yazılan Kılık Kıyafet Yönetmeliğin değişmesi acilen gündeme alınmalıdır. 

İnsanların ibadet hakkı, eğitim öğretim hakkı, giyinme ve istediği gibi inanma hakkı yoruma muhtaç olmayacak şekilde yasal zemine kavuşturulmalıdır. Toplu sözleşme sürecinde mali konularda görüldüğü gibi bahsedilen konularda da sivil tasarrufların geçerli olamayacağı günleri düşünmek zorundadır milletin emanetini omuzlarında taşıyan kişiler ve kurumlar. Artık üniversite kapılarındaki zulüm odaları açılmamak üzere kapatılmalıdır. Şu anda o odalar varlığını koruyor fakat sadece kullanılmıyor.

Yarın belediyelerde olduğu gibi rektörlüklerde, kamu kurum ve kuruluşlarında ideolojilere bağlı olarak keyfiliğin yaşanmayacağı garantisi kimsede bulunmamaktadır. Necip Fazıl üstadın oyunu sahnelerden kaldırıldı. Kim ne yapabildi? İşin özü millet olarak yeniden dirilişin idareciler olarak sorunların kalıcı çözümünün arayışı ile ayağa kalkmanın zamanıdır.  İş işten geçmeden kazanımlara yasal güvenceye kavuşturulmalı tedirginlikler önlenmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.