TESELLİ Mİ TELAFİ Mİ?

Dünya günümüze kadar birçok salgın ile karşı karşıya kalmıştır. Ebola, Domuz Gribi, Sars, AIDS, H1N1(İspanyol Gribi), H3N2(Hong Kong Gribi) ve son olarak Koronavirüs( Covid-19). Ülkemizi bu salgınlardan en fazla Covid-19 etkilemiş ve hayat tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de durma noktasına geldi. 

Ülkeler salgından etkilenmemek ve etki alanını en aza indirmek için çeşitli kararlar aldılar. Kararlar alırken öncelikleri hep ekonomik alanda oldu. Ekonomik kararlar alırken eğitim alanını hep eksik veya yarım bıraktılar. Unuttukları nokta ülkenin gelişimi ve refahı için  ekonomi önemli ama eğitim olmadan ülkenin gelişimi hep eksik kalacağı noktasıydı.

Ülkemizde salgının ortaya çıkmasından hemen sonra etkilenmemek için her alanda kararlar aldı. Ancak kararlar alınırken eğitim alanında alınan kararların sürekliliği ve kararlılığı hep eleştiri konusu oldu. Çünkü alınan kararlar ya geç yada eksik alındı. Örneğin Meslek Liselerinin açılma kararı Cuma günü alınıyor ve  okullara resmi yazı gönderilmeden Pazartesi okullar açılıyor diye sosyal medyadan yayınlanıyor. Hal böyle olunca okul idareleri hemen öğretmenlere, öğrencilere haber vererek "Okullar açılıyor haberiniz olsun" mesajları atıyor. Sınavlar konusuna da hiç girmek istemiyorum. Öğrencilerin okula dilekçe verme zorunluluğu tam bir muammaydı zaten. Herkesten dilekçe alınacağına sadece sınav olmak isteyenler gelip dilekçe versin demek çok mu zordu acaba çok merak ediyorum.Bazı okullarımızın ders programını kaç defa değiştirdiğine bizzat şahid oldum. Evet olağanüstü bir zamandan geçiyoruz kabul ediyorum. Ama eğitim noktasında kararlar alınırken çok boyutlu bakmak lazım. Çünkü okullar hayatın her alanını etkiliyor. 

2020/2021 Eğitim/Öğretim yılını dünyada en fazla okul kapatan ülke olarak bitirdik. Bitirdik bitirmesine de şimdi de TESELLİ EĞİTİMİ çıktı karşımıza. Neden TELAFİ EĞİTİMİ değil de TESELLİ EĞİTİMİ yazdığımı anladınız sanırım. Milli Eğitim Bakanlığı tamamen GÖNÜLLÜK esasına bağlı öğrenci ve öğretmenlerimizi yaz okulu tarzı eğitime almak için kolları sıvamış. Çeşitli alanlarda öğrencilere TESELLİ EĞİTİMİ vermek için okullardan öğrenci sayısı ve verilecek eğitim konu listeleri iştenmiş. Peki bu eğitimleri vermek için herhangi bir ödenek veya destek vermiş mi tabi ki HAYIR. Hakkını yememek lazım diğer kurumlar ile işbirliği kararı almış bakanlığımız. Mesala gezi düzenlerken Belediyelerden destek alabilirmişiz. Peki belediyeler kaç okula destek verebilir bu şartlarda. Bu eğitimlerin ekonomik boyutlarını kim karşılayacak. Kaldı ki TESELLİ EĞİTİM'in çoğu okullarda yapılacak. Okullarda ki temizliği kim yapacak. Bazı okullarımızda TYP kapsamında İŞ-KUR personeli çalışıyordu. Onlarda 30 Haziran itibariyle okullardan ayrıldılar. Öğrencilerimiz geldiği takdirde bazı okullarımızda temizliği yapacak personel yok. Bunun için bir çözüm var mı derseniz kocaman bir SIFIR.

Gördüğünüz gibi alınan kararlar "DOSTLAR ALIŞ-VERİŞTE GÖRSÜN" mantığı ile yapılıyor ve olan yine biz eğitimcilere özellikle de çocuklarımıza oluyor. Umarım yeni döneme eğitim salgın olmadan cam cama değil de yüz yüze olur inşaAllah.

"ELAZIĞ ORTAOKULU"

Malumunuz 24 Ocak depreminden sonra bazı okullarımızın inşaatı hızla başladı ve bazıları bitti bazıları da yeni eğitim/ öğretim yılına hazır hale gelecek. Ancak öğrendiğimiz kadarıyla planlamalarda bazı eksiklikler var. İleriyi görmek çok mu zor bu kadar anlayamıyorum. Okul dışında bir örnek vermek gerekirse. Hain terör saldırısından sonra Emniyet binamızın güvenlik sebebi ile yerinde yapılmama kararı alındı. Emniyet binamızın yerine Millet Bahçesi yapıldı ve gerçekten şehre nefes alma noktasında çok güzel bir yer kazandırıldı. Ancak aynı şeyi Emniyet binamız için söylemeyiz. Çünkü eğer yapılmama sebebi güvenlik ise şu andaki yeri de çok güvenli olduğu söylenemez. Araçlar yol boyu park ediyor, trafik sıkışıklığı oluyor ve Allah göstermesin her an sıkıntı olabilecek bir konumda malesef. Konuyu nereye bağlayacağımı merak ediyorsunuz. Biliyorsunuz Elazığ Ortaokulunun yerini Üniversitemiz alarak Diş Hastanesi yapma kararı aldı. Başından beri bu kararın yanlış olduğunu söyleyenlerdenim. Yatırım ve düşünce güzel. Ancak yeri konusunda farklı düşüncedeyim. DSİ, Fırat Üniversitesi Araştırma Hastanesi gibi yoğunluğu olan kurumlar var o bölgede. Şu haliyle bile trafik bazen durma noktasına geliyor. Diş Hastanesi yapılırsa nasıl olur düşünmek dahi istemiyorum. Artık "Olmuşla ölmüşe çare yok" hastane o bölgeye yapılacak ilimize hayırlı olsun. Ancak yeni yapılacak okulumuzun ihtiyaçlara karşılık ver(e)meyeceği konusunda tereddütler var. Çünkü mevcut haliyle yapılacak okul ihtiyaçlara karşılık vermez. Orada yapılacak 24 derslikli okul Milli Eğitim Müdürlüğünü ileride sıkıntıya düşürür. Neden mi? Çünkü bu zamandaki planlamaya göre uygun olabilir ama başka gerçekleri de unutmamak gerekir. Yapılacak alanda Zafran bölgesinde müstakil evler var ve zamanla kentsel dönüşüm projesi kapsamında yerine büyük binalar yapılıp nüfus artacaktır. Ayrıca yukarı kesimde deprem konutları yapıldı ve başka konutlarda yapılıyor. Yani nüfus giderek o bölgede artacaktır. İleriyi görmek gerekir demiştim işte bu sebeplerden dolayı bu bölgeye planlanacak okul 24 derslikli değil 32 derslikli ve ihtiyaçlara karşılık verecek konsepte olması gerekiyor. Yol yakınken bu hatadan vazgeçilmeli ve İbrahim TAŞEL hocamıza bu gerçekler anlatılarak yapılacak proje gözden geçirilmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum