1. HABERLER

  2. MEMUR HABER

  3. AKADEMİK PERSONEL

  4. Üniversitelerdeki İdari Personelin Nakil ve Tayin Mağduriyeti
Üniversitelerdeki İdari Personelin Nakil ve Tayin Mağduriyeti

Üniversitelerdeki İdari Personelin Nakil ve Tayin Mağduriyeti

Üniversitelerdeki İdari Personel; üniversitelerin akademik ve idari teşkilatında yer alan birimlerde idari, teknik, sağlık, avukatlık ve yardımcı hizmetler sınıfında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun hükümlerine tabi olarak çalışmaktalardır.

A+A-

Üniversitelerdeki İdari Personel; üniversitelerin akademik ve idari teşkilatında yer alan birimlerde idari, teknik, sağlık, avukatlık ve yardımcı hizmetler sınıfında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun hükümlerine tabi olarak çalışmaktalardır. Fakat Anayasamıza göre "özerk kuruluş" olan üniversitelerde görev yapmaları ve merkez - taşra teşkilatı yapılanmasının bulunmaması sebebiyle, mezkür kanunun "Yer Değiştirme Suretiyle Atanma" başlıklı 72 nci maddesine göre çıkartılan "Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik"te belirtilen haklarından yararlanamamaktadırlar.

            Üniversitelerimiz birbirinden bağımsız kurumlar gibi değerlendirildiğinden bu kurumlarda görev yapmakta olan idari personelin sağlık durumu, eş durumu gibi özür durumlarına bağlı yer değişikliği işlemleri yapılamamaktadır. Yer değiştirme işlemleri sadece kurumlar arası nakil yoluyla gerçekleştirilmektedir. Ancak nakil işlemlerinde de personel öncelikle kendisine yer değişikliği talep edecek kurum aramak zorunda kalmaktadır. Bu kurumu bulduğu takdirde ise kendi üniversitesinden ‘muvafakat’ alma mecburiyeti bulunmaktadır. Muvafakat işlemlerinin rektörlüklerin keyfi ve sınırsız takdirine bırakılması ise uygulamada mağduriyetlere yol açmaktadır. Boş kadro olmadığı gerekçesiyle muvafakat talepleri çoğu kez reddedilmektedir. Üniversitelerde çalışan idari personelin, özür durumuna bağlı olarak bile yer değiştirme yapmalarına imkan tanıyan bir mevzuatın hatta somut hiçbir kriterlerin bulunmaması aile bütünlüğünün parçalanmasına, sağlıklı yaşama hakkının ihlaline ve personelin çalışma performansı ve kalitesinin düşmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle, üniversitelerde görev yapan idari personelin diğer üniversitelere geçebilmesi için isteğe bağlı ve özürleri varsa bu özürlerine binaen diğer üniversitelere geçişine imkan sağlayacak şekilde YÖK koordinatörlüğünde yönetmelik çıkarılmalıdır.

          Bu sıkıntıların yaşandığı MEB’de 12 Ekim 2013 ve 16.01.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Zorunlu yer değiştirmeye tabi olmayan personelin yani eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı dışında kalan personelinin yer değişikliği işlemleri Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim BakanlığıPersonelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik ile bir nebzede olsa çözüme ulaştırılmıştır.

          Bu nedenle Üniversitelerin kanayan yarası konumda olan nakil ve tayin mağduriyetlerine artık son vermek için binlerce kişinin imza attığı imza kampanyaları düzenlenmekte, yüzlerce haber yapılmakta, yüzlerce mesaj iletilmekte, Sendikamız tarafından defalarca talepte bulunulmuştur. Yeni açılan üniversitelerle birlikte yaklaşık 150.000 kişinin mağduriyetinin artık görmezden gelinmemesi gerektiğini düşünüyoruz ki bu kapsamda sendikamıza gelen yüzlerce mail ve yorumdan bazılarını burada paylaşıyoruz...

Twitter'da yaklaşık bu konuyla ilgili 25.000 twit atılmış.

5 adet imza kampanyası düzenlenmiş yaklaşık 20.000 kişi katılmış.

YÖK'e DPB  Sadece Sendikamız tarafından yazılan 10 adet talep yazısı gönderilmiş.

Ve aşağıda mesajlarla çaresizliği dile getiren çalışma arkadaşlarımızın bazı mesajları;

Üniversiteler sadece akademik personelden ibaret değildir. Üniversitelerde sayıları yüzbinlerin üzerinde azımsanamayacak kadar çok olan , yıllarca eşlerinden , çocuklarından ve ailelerinden ayrı yaşamak zorunda bırakılan ve bu doğrultuda psikolojik ve maddi problemler yaşayan üniversite idari personellerine de 657’ye tabi diğer devlet memurları gibi tayin ve terfi haklarının bir an önce verilip , kanayan bir yara olan bu mağduriyetlerin giderilmesini, üniversitelerdeki idari personellere yönelik keyfi ve kölelik sisteminin yok edilmesini talep ediyorum. Maalesef adamınız varsa başka kurumlara nakil olabiliyorsunuz.19 yıldır istemediğim yerde ve istemediğim şehirde torpilim olmadığından çalıştırılmak zorunda bırakılıyorum. YÖK’ün koordinatörlüğünde ya da başka bir şekilde Türkiye’nin her şehrinde bulunan üniversiteler kendi arasında personel havuz sistemi oluşturarak sorun basit bir yönetmelikle çözülebilir diye düşünüyorum./ Utku KARAHAN

Ne yazık ki Üniversitelerin adı değişse de burada bahsedilenler değişmiyor. Adil ve kuralı belirli bir yapının olması tayin ve nakil hakkı hem kurumlar hem de çalışanlar için daha yararlı olacaktır.

 

Düzen adına zerre bir şey yok. Tayin gitmek istesen kurum bulamıyorsun. Kurum bulsan senin kurumun izin vermiyor. Sanki özel sektörde çalışıyorsun kimse 2-3 yıl kalayım gideyim peşinde değil kimse yanlış anlamasın bunu. 10 yıl kalıp tayin isteyenlere bile ben seni göndermiyorum diyebiliyorlar. Bunu devlet hiçbir memuruna diyemiyor ama üniversitelerde bu söylenebiliyor keşke en kötü bakanlığa bağlı bir yerde çalışsaydım kendimi adam gibi memur hissederdim. 6 yıl şartı koysun beklerdim yine sayılı gün çabuk biter ancak bu kurumlarda insaf yok insan psikolojisi altüst oluyor maalesef Allah kurtarsın demekten başka bir şey diyemiyorum.

15 yıllık üniversite memuruyum.şu ana kadar 3 defa tayin istedim.muhatap bile olan olmadı.bir yetkilide çağırıp neden gitmek istiyorsun diye sormadı bile.Şimdi 4. tayin isteğini yaptım ama hiç umudum yok.

Üniversite personeli su birikintisine düşen bir karınca gibi debelenir debelenir sonuç hüsran torpili olanlar zaten bir şekilde gidiyor eğer torpilin yoksa debelenir durursun eş tayini engelli tayini... bunlar hep fiyaskodur seni salmazlar hiç bir yere yok üç yıllık süre yok beş yıllık süre tanıdıklarım var on yıllık onlar bile bir yere gidemiyor. Farzet üniversite tamam dedi bu sefer de seni alacak kurum bulmalısın anlıyacağınız iki ucu ...lu değnek Allah sabır versin.. kimse kimsenin halinden anlamıyor.

Delme takma yöntemler ile nakil olmaya çalışıyoruz. YÖK ne işe yarıyor, İdari personel için ne yaptı bu zamana kadar? Hiç ümitlenmeyin arkadaş, market gibi yönetilen üniversiteler hiç bir zaman personelini düşünmez...

Madem YÖK ' e bağlıyız, her ilde de Üniversite var. Öyleyse YÖK bünyesinde Memurların ortak bir tayin yönetmeliği olması lazım. Veya arkadaşları dediği gibi ya Üniversiteler ile ilgili bir bakanlık kurulması veya M.E.B. ' e bağlanarak aynen öğretmenlere uygulanan tayin yönetmeliği oluşturulmalı. Bu yönetmelikte tayin olmak için bir puan sistemi oluşturulmalı, bu puan sistemine göre Memur rahatlıkla tayin isteyebilmeli. Yok kendi kurumunu yok karşı kurumu ayarlamak ( torpil bulmak ) olmamalı. Memur kimseye el-pençe durmadan alnının akı ile rahatlıkla tayin olmalı, puanı yetmiyor ise de sonraki yıllarda şansını denemeli. Ama sistemli, torpilsiz, kimseyi araya koymadan, herşey açık ve şeffaf olacak şekilde bir puanlama oluşturulmalı, gerekirse de bu puanlama YÖK bünyesindeki ÖSYM tarafından yapılabilir. Demokraside çareler tükenmez. Mutlaka ve mutlaka Üniversitedeki Memurların bu tayin sorunu çözülmeli. 

Üniversiteler de aynı Ülkenin birer kurumu, içerisinde çalışanlar da aynı Devletin memuru. Onlarda istedikleri şehre tayin olmasın mı? Hep çakılı mı kalsın? Emekli olursa mı memleketine dönsün? Her şehrimizde bir üniversite kurulmuş ve bu kadar tayin talebi varken şu zamanda çözülemeyecek bir sorun mu bu? Üstelik yüksek öğretim görmüş hem de yükseköğretim kurumunda çalışan bunca insan varken.Ben iki kere üzülüyorum...

 

Bu çerçevede, aynı uygulamanın bir yıla mahsus olarak üniversiteler için de yapılabileceğini ve yükseköğretim kurumlarının kendileri arasında yapacakları idari personel atamalarının bütçe kanunundan istisna tutulması gerektiğini düşünüyoruz.

Böyle bir düzenleme yapıldığı takdirde, üniversitelerin kendileri arasında yapacakları naklen atamalarla idari personelin muvafakat sorunlarının da çözüleceğini ve rektörlerin keyfi tavırlarına idari personelin maruz kalmalarının engelleneceğini düşünüyoruz.Yükseköğretimde başta doçentlik sözlü sınavı olmak üzere akademik personelin yaşadığı sorunların üzerine giden ve duyarlı tavırlar sergileyen YÖK Başkanımız Prof. Dr. Yekta SARAÇ'ın üniversitelerde yaşanan ve el atılmazsa gün geçtikçe daha da büyüyecek olan idari personelin naklen tayini konusuna sahip çıkmasını kendisinden talep ediyoruz.

üniversite çalışanları olarak her birimiz sıkıntılar yaşıyoruz istemediğimiz yerde istemediğimiz ortamda çalışmak zorunda kalıyoruz bu şekilde kendimizi işimize veremiyoruz kimimiz eşinden ayrı kimimiz hasta annesinden babasından ailelerimizi ve olacakmı olmayacakmı sıkıntısı stresinden rezillik çekiyoruz artık birileride çıksın bizim halimizden çektiğimiz sıkıntılardan anlasın çözüm bulsun bu tür konulara.Baktığımız zaman tayin hakkımız var evet istediğin zaman yok üniversiteler özerk kurum o zaman bizler neden 657 ye bağlı devlet memuruyuz resmen üniversite idari personeli 657 nin üvey evladı üvey memuru.Sendikalara çektiğimiz sıkıntıları anlatıyoruz çalışma yapıyoruz diyorlar ama yok hala herhangi bir gelişme bütün sendika yetkilileri toplansın hep beraber öneri sunsunlar bizlerde sosyal medyada birlik beraberlik içerisinde sesimizi duyurmaya çalışalım arkadaşlar yapabildiğimiz kadar twitter #üniversiteidaripersonelitayinistiyor paylaşalım arkadaşlar

Üniversitelerde çalışan memurun en büyük sorunu tayin nakil sorunudur ama sadece sorun bu değildir maaşların en düşük memur maaşı olarak alması hiç bir haktan yararlanamaması akademisyenlerin yanısıra öğrencilerin bile yeri geldiğinde üniversite idari personelinden daha değerli görülmesi hatta ezdirilmesi ! akademisyenlerin genelinin memurun idari amiri yada müdürü gibi her işi yaptırmaya çalışması.Artık bu anlayışı yıkmak ve haklarımızı geri almak için birlik olmamız sesimizi duyurmamız lazım.Öncelikle tüm idari personelin özellikle memursenin kolu eğitimbirsen sendikasından bir an önce istifa etmesi lazım çünkü hiç bir hakkımız bu sendika tarafından dile getirilmedi.Önceki başbakan davutoğlu tarafından sessiz sedasız tüm akademisyenlere yaklaşık 1000 TL zam yapıldı .Neden üniversite çalışanları arasında ayrım yapıldı oradaki idari personelin maaşlarına da iyileştirme yapılamazmıydı ? Üniversitelere ayrılan tüm ödenekler neden akademik personele ayrılıyor ve idari personel bir kuru maaşa mahkum ediliyor.Üstüne birde tayin ve nakil hakları verilmeyerek senelerce perişan ediliyor.

 

Eğitim-Bir-Sen ve Memur Sen çok şey istemiyoruz bu güne kadar üniversite çalışanları için ne yaptınız ? öğretmenlere gösterdiğiniz alakanın %1 ini üniversite memurları için gösterin de bari yalancıktan da olsa inanalım yazıklar olsun daha da başka bir şey gelmiyor aklıma....

 

allah aşkına artık bir şeyler yapılsın üç yıllık evliyim üç yıldır ayrıyız eşimle ucu açık bir süreç. eş durumunu kapsadığımız halde ne mahkemeyi kazanabildik ne de rektörü ikna edebildik

 

Memuru üniversitede boğdurmaktan vazgeçin artık hiç değilse nakil sorununu çözün sayın yetkililer herkes herşeyi biliyor memurda işini bilir zamanı gelince

 

biran önce bu mağduriyet giderilmeli kanunda verilen hakkımızı kullanamıyoruz. ben hakkım olan bir şey için neden kapı kapı dolaşıp yalvarayım ki devletin memuru neden ayaklar altına alınıyor. Biz üniversitelerin kölesi olmak istemiyoruz artık. Rektörlere verilen bu imtiyazlar da azaltılsın bence.

 

Kendi hakkımızla kazandığımız bu kadroları diğer memur kadrolarında olduğu gibi en doğal hakkımız olan nakil olmak için birilerine veya başka yerlere gidip yalvararak, ağlayarak, kendimizi kötü ederek veya rüşvet vererek, torpil yaptırarak kirletmek zorunda mıyız? Sırf bu gibi işlere bulaşmak istemeyen ve böyle bir yönetmelikten dolayı binlerce üniversite idari ve teknik personelin ya bulunduğu kurumda zorla mutsuz ve isteksiz çalıştırılmak zorunda bırakıldığı ya da istifaya zorlandığı görülmektedir ve bilinmektedir. Üniversitelerdeki suni bir yönetmelik mantığıyla çıkarılan nakil yönetmeliğinde ise 5 yıl şartı aranması hatta bazılarında 10 yıla kadar çıkan bu sürelerde sene şartını doldurmasına rağmen yine nakil olamayan, olmakta sıkıntı çeken binlerce personel bulunmaktadır, bunu orana vurduğumuzda ise bu oranın %90 ları aştığı gerçeği bilinmelidir. Kendimden bahsedecek olursam eğer ben de üniversiteye yeni atanan biri olarak sırf bu yönetmelikten ve bağlı bulunduğum kurumdaki yönetmeliğin 5 yıl şartına rağmen 10. senesini dolduran personellerin hala nakille uğraştığını görüp istifa dilekçemi rektörlüğe sunmuş birisiyim. Yalnız 'OHAL' bahanesiyle istifam kabul edilmeyip hiç istemediğim bir şehirde mutsuz bir şekilde bulunduğum üniversitede çalıştırılmak zorunda bırakıldım. İnşallah diğer kurumlardaki gibi merkezi bir nakil yönetmeliği çıkarılır bizler de diğer kurumlarda çalışan personeller gibi dertsiz, tasasız bir şekilde tayin oluruz. Her şeyin hayırlısı diyorum belki böyle bir yönetmelik çıkar da sebepsiz yere hakkımızla kazandığımız işten olmayız.

 

5 yıldan beridir üniversitede çalışıyorum . benimle birlikte atanıp 2.3. yılında gidenler oldu ancak 13 yıldan beridir gidemeyen arkadaşlarım da var benimle birlikte. giden insanların çok mu önemli işleri varda gidiyorlar bizden önce de biz gidemiyoruz. benim engelli bakıma muhtaç bir abim ve 75 yaşında bakıma muhtaç bir annem var. çaresizce bekliyoruz. bizim buradaki hayatlarımız ve geleceğimiz birilerinin torpillerinin önüne maalesef geçemiyor. bu konu ile ilgilenecek YÖK başkanı lütfen sesimizi duyun. bizi bu sorundan kurtarabilecek olan kimsemiz yok. ne cemaatler ne dayı ne zengin tanıdıklarımız ne bürokraside birileri.biz üniversitelerde bir yere gidemeyenler kendi hakkımızla yerleşmiş ve çalışan insanlarız. buna adil bir çözüm getirin. Birilerini bulan gidiyor inan ki her defasında kan beynime sıçrıyor.

Her sene bir kere konu gündeme getiriliyor fakat bir arpa boyu YOL alamıyoruz neden çünkü üniversitelerde her şey akademik personel için memurların hiç bir hakları yok.. Bir kaç gün sonra konu kapatılır her sene aynı şeyler oluyor.

 

Akademikler yıllardır üniversitelerde statüko kurdular.YÖK kanunuyla kendilerine saltanat yaptılar.Bilimsel Araştırma Projelerine devlet trilyonlarca para aktardı.Sonuç ne ;Koskoca bir hiç.İstinalar dışında Bilimsel önemli bir buluşmu yapıldı sanki.Dünyada gelişmiş ülkeler dahil Kişi başına düşen profesör sayısında en çok olan ülkelerin başında geliyoruz.Ama bilim üretmede son sıralardayız.Buda Statükoyu gösteriyor.İdari personeli maraba gibi gördüler.Sınıflandırmaya bile sokmadılar.Yazıklar olsun böyle üniversitelerede sisteminede.Benim vergimle maaş olaıyor bu haketmeyenler.Kullandığın telefondan arabaya kadar hemen hemen teknolojik ve ihtiyaçsal herşey yabancıların yabancı buluşcuların.O kadar kadrolu akademik var ve bi tane kabül görmüş ve kullanılmakta olan topluma faydalı icatları yok.Bu ülke bunun için gelişmez.Bunların statükosunu yıkmak lazım.Amerikada Almanyada İsveçde Japonyada v.b. bir profesör başını kitaplardan kaldırmaz bizde ise odacının memurun peşinde koşup tutanak tutmak için akşama kadar koşturur.Yazık yazık.

 

Üniversitelerde 98 bin memur var üniversite idari personeli için sendika kuruldu ama maalesef üniversitede çalışan memurlar diğer sendikalara üyeler biz birlik olamıyoruz diğer sendikalar üniversite personelini umursamıyor tek dertleri öğretmenler,akademisyenler bize bizden başkasından fayda yok tayin hakkımız yok üniversitede ikinci sınıf insan muamelesi görüyoruz bunları dile getirecek kişiler de bizimle aynı dertte olanlar

 

arkadaşlar sorun bizde birlik olamıyoruz geçen restorana gittim kamuya indirim varmış kimlimi gösterdim indirim bile yapmadılar :) aglıyacak halımıze guluyorum atanmış her turlu sosyal hak olarak ezılmıs sozde memuruz.. gelin birlik olalım o sözde sendıkalar bızden dunya mutlusu ınsanlar olarak bahsedıyolar bızım kendı sendıkamız var kalabalık olursak anca sesımızı duyurabılırız. bızım bırıncı derdımız tayın ve nakıl..! ÜNİPERSEN/ANKARA

 

Sayımız azda değil. Fazlayız. Lakin sendikalar siyasi ideolojilerinden dolayı bu konuda genelde eğilmiyorlar. Yetkili sendika akademisyenlere çalışırken, diğerleri de siyasi muhalefetten öteye gidemiyor maalesef. Asıl suçluyu burada sendikalar olarak görüyorum ben.

 

Üniversitelerin taşıyıcı kolonları olan idari personelleri gözardı eden sadece akademisyenleri savunan sarı sendikayı ve konuya duyarsız yök başkanını esefle kınıyorum bu işide anca cumhurbaşkanımıza iletirsek çözülür diye düşünüyorum, sarı sendikada adını akademik bir sen diye değiştirsin. Azcık vicdan sahibi olan tüm idari personelleri bu sarı sendikadan istifaya davet ediyorum, üye olacaksanız bizi üniversite idari personellerini temsil eden üniversite idari personelleri sendikası unipersene üye olun.

 

Yeter artık bıktık yıllardır memleketimizden uzakta tayin nakil için bir haber var mı? diye bakmaktan usandık sendikalar da sağolsun yalnızca akademisyenlere bakıyorlar memur kendi memleketinde üniversitede çalışan memurlar ise istemiyorlar tayin nakil çıksın sen neden gitmek istiyorsun neden geldin o zaman kardeşim biz de 657 tabi değil miyiz? yasaya göre ama üniversite özerk gidemezsin gitmek önce beş yılı dolduracaksın ondan sonra rektöre muvafakat için yalakalık yapacaksın ondan sonra kurum kurum dolanacaksın yalakalık yapacaksın beni alın diye bulduğun kuruma da yalakalık yapacaksın yada sağlam dayın olacak ondan sonra iki rektör onayından sonra nakil olacaksın.Ayıptır yahu engellilik durumu eş durumundan ne insanlar var memleketinden uzak eşinden dostundan 1000-1500km. uzakta bayramlarda bile memleketine gidemeyenler var yazık değil mi ? Bu insanlar bir görün duyun kulak verin üniversite çalışanlarına adam geldiğine bin pişman.........

 

yeri gelince her lafta adaletten bahsedenler üniversite memurları olunca adaleti unutuyorlar başta sendikalar olmak üzere. sendikalar ne için var rant için mi yoksa memurun hakkını savunmak için mi, bence sendika rant için var sendikalar neden idari personelin tayini hakkında bir kelime etmezler. çünkü çıkarları yok çıkarları olsa ederler. aslında üniversite idari personeli bunu hak ediyor. hem tayin istiyoruz diyorlar, hemde gidip sendikaya üye oluyor. senin hakkını savunmayan sendikayı desteklemekten vazgeç. yoksa daha çok tayin beklersin. demokratik tepkini koy sendikadan istifa et. senin oy verdiğin sendika senin adına hükümetle pazarlık ediyor. peki senin tayin hakkını savunuyor mu dile getiriyor mu yok. onun için sendika bir hak arama yeri değildir. tamamen rant yeridir

 

ağlamıyorum, gözüme haber kaçtı sadece. sonunda sesimizi duyan birileri oldu. yeter artık, biz de bu ülkenin 657'ye tabi memuruyuz. kurumlarlarası geçişlerde bizlere mülteci muamelesi yapılmasından gına geldi. sadece ama sadece en ufak bir hakkımız olan tayini istiyoruz. üniversitelerde akademik personelin altında ezdirildik, sesimizi duyan olmadı. mesai ücretini istedik para yok dediler, ancak mesele akademik personele gelince oluk oluk akıttılar. akademik personele lojman akıttılar, biz istediğimiz zaman lojmanımız yok dediler. oturulmayacak, akademik personelin tenezzül etmediği lojmanları bize verdiler. vs vs vs....bu liste uzar gider. ama artık yeter! sorunlarımıza çözüm üretemeyen yök en azından bu sorunumuzu çözsün. sadece ama sadece tayin istiyoruz.

Yeni Kurulan Üniversitelere 5229 adet idari kadro ihdas ediliyor. Yıllardır Tayin ve Nakil bekleyen Üniversite İdari Personeline öncelik verilmeli ve sonrasında köklü çözüm üretilmelidir...

Yeni Üniversite kurmak, Üniversitelerden tayin ve nakil almaktan daha kolay oluyor. Tayin bekleyen Üniversite İdari Personeline yeni kurulacak üniversitelerde tayin önceliği verilsin...

ne eş durumu ne sağlık ne de eğitimden dolayı tayin hakkı verilmiyor YÖK üniversitede çalışan idari personeli görmezden geliyor, biz de bu ülkenin insanıyız neden mağduriyetler giderilmiyor?

eşim 4 yıldır üniversite idari personeli üç yıldır evliyiz eşim türkiyenin bir ucunda ben bir ucundayım. eş durumu yasası şartlarını sağladığımız halde ne rektörü ikna edebildik ne de açtığımız mahkemeyi kazanabildik.

geleceğimiz sadece rektörün elinde işimiz evliliğimiz bu nasıl bir düzendir. birileri buna bir çözüm bulsun artık. bizleri nelerden vazgeçmeye mecbur bırakıyorlar. ailemizden mi geçelim çalışmak zorunda olduğumuz işimizden mi.

        YÖK  ve DPB artık üniversite idari personelinin sabrı kalmamış bizlerinde ağzında tüy bitmiştir. 3 maymunu oynayıp artık kafanızı kuma gömmeyiniz bu sorunlar çözülmeden bize uyku yok. Bizi başka sendikalarla karşılaştırmayın Öğretmenlere 3600 veririz Eğitim Sendikalarınıda sustururuz nasıl olsa idari personel azınlık üvey evlat artık o devir bitti Üniversite İdari Personelinin arkasında Güçlü, Haklı ÜNİ-PER-SEN var  bunu bilesiniz bıkmadan usanmadan bu haklar alınana kadar mücadele edeceğiz. Üniversitelerde idari personel olarak çalışan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurların yer değiştirme ve tayin işlemlerinin yapılacak yasal düzenlemeler ile somut kriterlere bağlanarak gerekli düzenlemelerin yapılması, böylelikle üniversiteler arası nakil taleplerinde muvafakat verilmemesi nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin önlenmesi için gerekli düzenlemeler acil olarak yapılmasını bekliyoruz çözüm önerisi taslağımız hazırdır gelin birlikte bir komisyon oluşturup bu sorunu çözelim biz hazırız. 

 

 İdari Personelin(Tıp Fakülteleri Dahil) Nakil ve Tayin Mağduriyeti

Çözüm Önerisi

Üniversite İdari Personeline YÖK Personel Daire Başkanlığı veya Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı’nda kurulacak bir birim üzerinden bütün devlet üniversiteleri arasında aşağıdaki şartları sağlamak kaydıyla nakil yapılmasının sağlanması

1- Eş Durumu ve Sağlık özrü gibi şartlarda aday memurluğunu doldurma şartı aranmadan her yıl yaz döneminde belirlenecek kontenjan sayısı kadar Üniversiteler arası nakil yapılması

2- Eğitim Durumu, Bir üst kadroya atanma veya unvan değiştirme gibi durumlarda ise yine belirlenecek kontenjan kadar her yıl yaz döneminde aday memurluğu doldurma şartı da aranarak üniversiteler arası nakil yapılması

3- Hiçbir şart ve gerekçe olmadan isteğe bağlı bütün üniversite idari personelinin 5 yılını doldurmak şartıyla  yine belirlenecek kontenjanlar dahilinde her yıl yaz döneminde naklinin yapılması

4- Engelli kadrosunda görev yapan kamu görevlileri; Kadına şiddetin engellenmesine yönelik herhangi bir erkek tarafından tehdit veya şiddete maruz kalan kadınların durumunu belgelemesi durumunda dönem, kontenjan v.b hiçbir sınırlamaya tabi tutulmadan derhal ve yine Eşinde boşanan kamu görevlisinin de ilk tayin döneminde nakil hakkı tanınması...

Üni-Per-Sen Genel Merkezi 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.