1. YAZARLAR

  2. Vural Çakır

  3. Veli Ve Değer - I
Vural Çakır

Vural Çakır

Vural Çakır
Yazarın Tüm Yazıları >

Veli Ve Değer - I

A+A-

Veli Ve Değer - I

Milletlerin gelecekte de var olabilmeleri, genç nesli iyi insan olarak yetiştirmelerinden geçer. Çünkü medeniyetlerin iyi yetiştirilmiş insanlar tarafından kurulduğu, gerilemelerinin ve yıkılmalarının da büyük oranda donanımlı  insanların azlığından kaynaklandığı  bilinmektedir. Bu nedenle gelecekte de varlıklarını sürdürmek isteyen milletler, dünyadaki gelişmeleri, kendi birikimlerini ve kültürel yapılarını  dikkate alarak iyi insan yetiştirmeyi sağlayacak  bir eğitim öğretim sistemi oluşturma çabasına ve rekabetine girmişlerdir. Bu amaca yönelik olarak ülkemizde de İlkokuldan akademik eğitime kadar kuralları, şartları, programları, öncelikleri ve her aşamada paydaşları ayrıntılı olarak belirenmiş  geniş bir mevzuat mevcuttur.  Uygulanan programda aksamalar ve dünyadaki gelişmeler de dikkate alınarak ihtiyaç görüldükçe,  paydaş görüşleri de alınarak daha iyisi için değişikliklere ve yeni uygulamalara  yer verilmektedir. Son zamanlarda bu değişiklikler daha sık yapılmaktadır. O kadar  ki ortalama her beş yılda değişen sistem ve öncelikler nedeniyle bir evde her değişimden nasibini almış bireyler bulmak mümkün olabilmektedir. Doğru bu kadar sık mı değişmektedir, yoksa biz doğruyu zaman zaman ıskalıyor muyuz? Buna kesin karar vermek zor görünmekle birlikte, ikisinin de katkısının olduğu söylenebilir.  Ülkemizde eğitim ile ilgili politikaların siyasal iktidarının taleplerine göre sıklıkla değiştiği, bu değişimler yapılırken  bazen de bilimsel önceliklerin politik tercihlerin gölgesinde kaldığı  gözlenmektedir.

Eğitim alanında yapılan değişiklikler; resmi makamlarca kamuoyu ile paylaşılmakta, uygulama birliği sağlanması amacıyla eğitimin   uygulayıcısı olan okul yöneticilerine  ve öğretmenlere seminer, kurs vb. yöntemlerle aktarılmaktadır. Bununla birlikte eğitim ortamının en önemli paydaşlarından olan ve  kendisine eğitim ve öğretim başarısıyla ilgili fazlaca sorumluluk yüklenen velilere, öğretmenlerde olduğu gibi  planlı bir bilgilendirme ve uygulama eğitimi yapıl(a)mamaktadır. Bu nedenle eğitim alanında çalışmayan ya da gelişmeleri yönetmelikler üzerinden takip edemeyecek durumda olan velilerin çoğunluğu da sıklıkla yapılan sistem ve sınav değişikliklerinden  medya üzerinden  öğrendikleriyle yetinmektedir.    Burada eğitim-öğretim  ile ilgili kendisine fazlaca rol yüklenilen veli hakkında birtakım sorular akla gelmektedir.

Veli Kimdir?

Eğitim öğretim içinde kendisinden çok şey beklenen veli kimdir?  Bu hızlı gelişim içinde  konumu nedir? Çocuklarıyla ilgili bütün gelişmeleri takip edebilmekte midir? Gelişen ihtiyaçlara göre kendini yenileyebilmekte midir, yoksa geleneksel tavırlarla çocuklarının eğitim-öğretimine katkı sağlamaya çalışmakta mıdır? Çocuk gelişimi konusunda ne kadar donanımlıdır? Eğitim içinde veliye ayrılan alan ve veliden beklenilen roller nelerdir? Çok farklı sosyal,  ekonomik ve eğitim donanımına sahip veliler  hızlı değişimi ve gelişimi yeterli  standartla   takip edebilmekte midir? Velinin önceliklerini, resmi program karşılayabilmekte midir?  Ya da  beklentiler karşılıklı olarak giderilebilmekte  midir? Her seviyede bu ve benzer sorulara cevap aranmaktadır.  Kuşkusuz eğitimi ilgilendiren bütün   konularda başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere  Eğitim Fakülteleri ve diğer akademik çevrelerce  çalışmalar yapılmakta, resmi raporlar yayımlamaktadır. Herkes kedisi, çocuğu, kardeşi, yeğeni vb. çevresiyle az çok  bir şekilde ilgilenmektedir eğitimle ve bir yönüyle veli rolünü üstlenmektedir.

Öncelikle veli ifadesiyle tanımlanan eğitim paydaşının beklenti-sorumluluk alanını ifade etmek gerekir ise veli, sadece okuldaki öğretmen ve yöneticilerle muhatap olan ve eğitim kurumunun bir paydaşı olarak öğrencinin devamsızlık davranış, not vb. sorumluluğunu üstlenen bireyi değil, en az bunun kadar, henüz okula başlamamış çocukların  anne-babalarını da kapsamaktadır. Aslında eşler anne baba olmaya karar verdiklerinde  veli rolünü üstlenirler ve henüz doğmamış çocuklarıyla ilgili planlar yaparlar. Çocuğun anne karnında cinsiyeti belli olunca da buna göre kurgular yeniden gözden geçirilir  ve her yönüyle başarılı bir çocuk yetiştirme planları  iyice şekillenir. Artık ailenin  merkezindedir çocuk ve daha öncesi de olmakla birlikte  dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren öğrenme, uygulama  süreci  başlamıştır ve   okula başlayana kadar da önemli bir mesafe kaydedecektir. 

Gelecekte iyi işler başaracağı hayal edilen ve bu hayalin gerçekleşmesi için çalışılan,  Gazzali’nin dediği gibi inancıyla, bilgisiyle, davranışlarıyla beyaz, temiz ve boş bir kağıda benzeyen bu yeni insan,  erişkinliğe ulaşana kadar en fazla zamanı ailesiyle geçirecek ve karakterinin, değerlerinin  oluşumunda en büyük  etken  ailesi başta olmak üzere yakın çevresi olacaktır. Temiz ve boş kağıda ilk yazılanlar da ailenin maharetiyle yazılacak, yanlış yazılar silinse de yeni insanın ileri yaşlarında o yanlışların  izleri ortaya çıkacaktır.  

Son zamanlardaki araştırmalar   iki  yaşında bir bebeğin beynindeki bağlantıların, bir yetişkin beynindekilerden iki kat fazla olduğunu ortaya koymuştur. Dışarıdan uyarı almamış nöronlar diğer nöronlarla bağlantıya geçmezler. İlk bağlantılar şekillendiğinde, beyin bu mevcut bağlantıları geliştirmeye başlar. Çocukluk tecrübeleri beynin çalışan devrelerinde oldukça önemlidir. Uyarılmamış ve kullanılmayan hücreler elenirler. Bir bebek üç yaşına geldiğinde, beyninin fiziksel büyümesi % 90’ını tamamlanmıştır. Üç-altı yaş arası nöronlar arasındaki bağlantıların en üst seviyede gerçekleştiği dönemdir. Çocukluk döneminin geçtiği yaşam ve çevre koşulları beyin işlevselliğini olumlu veya olumsuz etkilediği,  gelişimine uygun oyun oynamayan ve çok az dokunulan çocuklarda beyin gelişiminin akranlarından %20-30 daha az olduğu kanıtlanmıştır. Burada çocuğun altı yaşına kadar çok fazla olumlu uyaranla karşılaşması son derece önemlidir. Bu durum, okul öncesi ailede geçirilen dönemin beyin ve zeka gelişimi hakkında ne kadar değerli  olduğunu ortaya koymaktadır. Bu dönemin büyük bir kısmı anne baba ile geçirilmekte, çocuğun kazanımları da onların donanım, başarı ve özverileriyle şekillenmekte, gelişmektedir.

(yazı dizisi olarak devam edecektir)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.