Yanan Orman mı, İnsanlık mı?.

Maalesef ülkemizin birçok yerinde eş zamanlı bir şekilde orman yangınları çıktı. 28 Temmuz’dan bu yana 81 ayrı noktada başlayan orman yangınlarıyla mücadele aralıksız bir şekilde devam ediyor.

Uzmanlar orman yangınlarının sebepleri konusunda çarpıcı açıklamalarda bulunuyor. Orman yangınlarının neredeyse % 90’ı insan eliyle meydana geliyor. Bunda ihmallerin, dikkatsizliklerin ve özelikle sabotajların ve suikastların öne çıktığını görüyoruz. Hele hele eşzamanlı olarak çıkan orman yangınlarında sabotaj ihtimali en dikkat çekeni. Bunda da daha çok terör örgütleri aparat olarak kullanılıyor.

***

Bununla birlikte…

Ülkenin dört bir yanında çıkan orman yangınları, insanların duruşlarını ve karakterlerini adeta turnusol kağıdı gibi ortaya çıkardı. Şöyle Twetter’a bir bakayım dedim.

Bin bir türlü yazı, yorum ve içerik var her zaman ki gibi. Bendenize göre ana hatlarıyla şu iki kategori öne çıkıyor: samimi vatandaşlar ve işi gücü ortalığı bulandırmak için çırpınan fitneciler…

Ülkenin samimi vatandaşları birlikten, beraberlikte ve afetlerin bir an önce son bulmasından yana…

Onların yürekleri parçalanıyor, acıdan ve ızdıraptan dolayı yangın görüntülerini izleyemiyorlar bile. Ormanlar yanarken bir yandan acaba ne yapabilirim derdine düşüyorlar. Yakın bölgelerde olanlar yardım ederken uzakta olup da yardım etme imkânı olmayanlar yardım için fırsat kolluyor. Yardım kampanyaları düzenlendiğinde, eminim koşa koşa mağdur kardeşlerinin yardımına koşacaklardır. Hem de nazlanmadan sızlanmadan... Ormanlar yanarken bu kardeşlerimizin ciğerleri yanıyor ve dillerinden dualar eksik olmuyor.

Eleştiri yapacaksa bile, bunun uygun bir zamanının olduğunu düşünüyor. Yapacağı eleştirilerde yıkıcı değil yapıcı olmayı tercih ediyor.

Ancaaak..

Bu kardeşlikten, birlikten, vatan sevdasından nasipsizler yok mu? Vatan diye, can diye herhangi bir derdi olmayanlar zaten kendilerini hemen belli ediyorlar.

Bunların en belirgin özelliği sövüp saymak, iftira atmak, yalan üretmek…

Bu güruh kibriti çakanlar ve buna yataklık edenler hakkında esaslı bir duruşa sahip olmadığı gibi birisi de çıkıp terörü ve terörün acımasız yönünü dillerine almıyorlar. Nasrettin hocaya ithafen söylenen bir söz vardır ya: “Kardeşim, hırsızın hiç mi suçu yok!” Bu müptezellerin işi gücü hırsızı korumak sanki!.

Bunlar yapılan ve yapılacak yardımlarla dalga geçiyor, ti’ye alıyorlar. Saçma sapan yorum ve söylemlerle mide bulandırıyorlar. İşleri güçleri yardım edeni, yardım elini uzatanı itibarsızlaştırmaya çalışmak. Hâlbuki asıl zulüm, su dökene değil de kibriti çakana konuşmamaktır!.

Afet zamanlarında olması gereken şey, tüm ülke vatandaşlarının birlik ve beraberlik içerisinde, belanın def edilebilmesi için çalışması ve çabalamasıdır. Beklenen ve olması gereken budur!. Fakat belanın defedilmesi bu tayfanın umurunda bile değil. Hatta afetlerden, belalardan medet umarak acaba ülke kaosa sürüklenir mi, diye ellerini ovuşturuyorlar. Yazıklar olsun!.

***

Bir kimse, orman yangınlarının çıkmasına kasıtlı olarak sebep olanlara beddua edemiyorsa, bildiği halde çeşitli gerekçelerle karşı tavrını koyamıyorsa yahut ülkemize düşmanlık edene düşman olamıyorsa… Ona da yazıklar olsun!.

Önceki ve Sonraki Yazılar