1. YAZARLAR

  2. Hacı Sarı

  3. Yeni Dönemde “Milli Kültür” Politikası
Hacı Sarı

Hacı Sarı

Hacı Sarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Dönemde “Milli Kültür” Politikası

A+A-

Sanat çok uzun emeklerin ve amatör ruhla çalışan binlerce insanın alın terinin sonucunda ortaya çıkan bir değerdir. Sanat kavramının içini dolduran türlere bakıldığında müzik, sinema, biraz da resim dalları ön plana çıkmaktadır. Sanat,  toplumların kültürel hafızasını farklı unsurlarıyla hem muhafaza eder hem de geleceğe taşır.

Müzik, edebiyat, resim, hat, ebru, tezhip, mimari, tiyatro, folklor vb. sanat daları popüler kültürün saman alevi gibi parlayan sonra da hemen sönen gündelik gidişatına  inat, kalıcılığı ve tükenmeyişi simgeleyen değerlerdir. Edebiyat alanında yetiştirdiğiniz şairler, romancılar, ressamlar, sinemacılar  tiyatrocular sizin asırlar boyu elde ettiğiniz millet olma vasfınızı tüm dünyaya özgürce anlatan kişilerdir.

Türkiye, her alanda olduğu gibi sanat alanında da bir ikilemin içerisinde kendisine yön haritası çizmeye çalışmaktadır. Tanzimat neslinden itibaren sanata referans olacak değerlerin “İslami değerler mi, Batı değerleri mi?” içerikli çok çetin tartışmalar yapılmıştır. Osmanlı ve Türk aydınları büyük oranda Doğu’nun irfanı yerine Batı’nın gösterişini ve dünyalık bakış açısını tercih etmişlerdir.

Türk müziği denince akla artık tasavvuf musikisi gelmiyor maalesef, Türk tiyatrosu karagöz, meddah ve orta oyunu olarak görülmüyor. Sanki bu tiyatral unsurlar farklı bir milletin değeri  ya da asırlar önce icra edilen bir sanat dalı olarak algılanmaktadır. Acaba geleneksel tiyatro unsurları İngilizlere ait olsaydı aynı talihsizliği yaşar mıydı? Batı’nın eskisi değerlendikçe Doğu’nun eskisi yok olup gitmektedir.

Moda denen illet, elinizde ne kadar değer varsa bir çırpıda alıp götürüyor. Eskiden çocuklarımız, gençlerimiz pantolonunda küçük bir yırtık olduğunda utancından sokağa adımını atmazken ne oldu da aynı milletin evlatları genç kızları  her tarafı yırtık pırtık pantolonların mübtelası oldu. Türk modacılarla Fransız modacıların arasında bir fark var mıdır? Tesettür modasını oluşturanlarda bile Batı kafası ve Paris anlayışı vardır. Örtünmek, örtmek ve cazibeyi helaline saklamak demektir. Günümüzde örtünmek büyük oranda kapatarak ve kapanarak cazibe merkezi olma anlamına gelmektedir.

Asırlardır Batı kültürü ve bu kültürün mübtelası Türk aydını eleştirilmiştir. Biz de bu eleştiriye onlarca sayfa ekleyebiliriz. Fakat eleştirinin değeri eleştirilen konunun müspet yönde değişmesi ve gelişmesiyle ortaya çıkar. Bu anlamda bazı önerilerle problemin çözümüne katkı sağlamak yerinde olacaktır.

Türkiye Cumhuriyetinin öncelikle kendi değerlerini yüceltecek, değerlerinin kalitesine inanmış, aşağılık kompleksi içerinde olmayan, bu uğurda bedel dahi ödemeye hazır sanat adamları yetiştirmesi gerekmektedir. Sanat adamı olmak zordur; emek ister, imkan ister, motivasyon ister, tanıtım ister, üretmek için imkan ister. Bizdeki anlayış” Hele sen bir kitap yaz, resim yap, müzik icra et, şayet tutarsa bu maya ve insanlar bu yapılanların farkına varırsa yani meşhur olursanız biz de seni görebiliriz” anlayışıdır.

Aşık Veysel’i Ahmet Kutsi Tecer keşfetmeseydi, şair sadık yari kara toprakta yok olup gidecekti. O güzel şiirlerinden kimse haberdar olmayacaktı. Hizmet yoldur, sudur, elektriktir, binalardır… Fakat asıl hizmet kaybolmayan ve toplumun çimentosu olan milli sanat anlayışının tesis edilmesidir. Son yirmi yılda Türkiye’de yetişen tiyatroculardan kaç tanesi milli ve manevi değerleriyle sanatını birleştirmiştir. Kaç müzisyen sözüyle, sazıyla, müziğiyle Türk İslam anlayışının savunucusu olmuştur.

İyi ki ramazan programları var. Tasavvuf musikisi sanatçıları bir ayda biraz maddi imkânlara kavuşuyor. Fakat şair, ressam, hattat, mimar için özel aylar ve günler yok. Bazı makam sahipleri belki bu önerileri  bir beklentinin içerisindeki birinin önerisi olarak algılama hastalığının mübtelası olabilir. Fakat unutulmamalıdır ki imkanları yönetenler emanetçidir, imkanlar milletin imkanıdır.

Yeni dönemden beklentiler çok büyük; fakat asıl beklenti milli bir kültür politikasının tesis edilmesi yönünde olmalıdır. Kültürel alanda arge çalışmaları yapılmalı, Anadolu karış karış gezilerek gerçek sanat adamları keşfedilmeli, Yerel değerler ulusala ve evrensele ulaştırılmalı ve kültür değince ajanslar aracılığı ile on binlerce TL ödenerek sanatçı transferi akla gelmemelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.